| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 89 |
| Tarih: | 30.04.2026 |
SEMA SİLKİN ÜN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sumud Filosu Gazze'de ateşkese rağmen durmayan soykırıma karşı, hukuksuz ablukaya karşı 12 Nisanda 39'uncu misyon olarak İspanya'dan yola çıktı. Bir pasif direnişe yani devletler görevlerini yapmadığı için sivil inisiyatiflerin harekete geçmesine şahit oluyoruz. Devletler görevini yapmıyor çünkü Gazze'ye 1 kilogram un götürmek için canlarını tehlikeye atan insanlar bir tarafta, İsrail'e petrol dâhil hiçbir malzemenin tedarikinde sorun yaşatmayan gizli ya da açık dost devletler bir tarafta. Soykırım yangınına alev taşıyan gemiler Akdeniz'de cirit atıyor, insani yardım taşıyan, doktor taşıyan gemiler saldırıya uğruyor. Gece Girit açıklarında içinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarımızın da olduğu teknelere İsrail haydutça saldırdı. Bu saldırı, uluslararası sular kavramının artık çok ötesine geçtiği, İsrail işgal edilmiş Filistin topraklarının 600 mil ötesinde, Yunan sularında gemilere müdahale etti, binlerce kilometre ötede dahi hiç kimse güvende değil artık. Bilmek zorundayız ki bu haydutluk durdurulmazsa hırçınlaşarak çemberi genişletecek, ateşi hepimizi yakacak. Bugün çıkan tezkere önemlidir ancak bu ateşi söndürmekten çok ama çok uzaktır.
Değerli milletvekilleri, bu vesileyle bir konudan bahsedeceğim: Filistin asıllı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Esraa'nın gözaltına alınış hikâyesi bu Meclisin kayıtlarına geçmeyi hak ediyor. Esraa, ABD'li Bakanın Filistinliler için "Bunlar barbar hayvanlar, hepsi öldürülmeli." ifadesini duyduktan sonra tepkisini göstermek için ABD Konsolosluğunun bahçesine 1 cam şişe fırlatarak 3 metrekarelik çimin yanmasına sebep olur. Olaydan iki gün sonra 19 Eylül 2025'te kız kardeşinin evinde çoğunluğu maskeli olan yaklaşık 20 kişilik polis ekibince gözaltına alınır. Olay yerinde bile olmayan eşi ve arkadaşı Esraa'yla birlikte tam yedi ay Silivri cezaevinde tutulurlar ve geçen hafta mahkemede beş yıllık cezaya çarptırılarak tahliye edilirler. Tabii, bunda kamuoyunun ve vicdanlı gazetecilerin kurduğu baskının etkisi var. Peki, Esraa'ya bu gözaltı süresince uygulanan düşman hukukunda neler yaşandı? Ailesinin gözü önünde kafasına plastik torba geçirildi, vücuduna fiziki müdahaleyle acı çektirildi. Şimdi, Esraa bu muameleyi bir Batı ülkesinde yaşasaydı iktidar mangalda kül bırakmazdı, demokrasi nutukları atardı. Bakın, bu ülkede üç yıldır yaptığımız çağrılara rağmen Gazze'de soykırım suçu işleyenler ellerini kollarını sallayarak geziyorlar. Bu yüce çatının altında bize "Çifte vatandaş olup Gazze'de katliama katılan sadece 1 kişi var." dediniz, 1 kişi ama 133 kişi çıktı. Gazze'de bebekleri katledenler aramızda dolaşıyorlar. Esraa, ABD konsolosluğuna 1 tane cam şişe fırlattı diye beş yılla yargılanıp ceza alıyor, kafasına plastik poşet geçiriliyor ve bu sizin onurunuza dokunmuyor; öyle mi?
Birçoğu dosyaya giren bu iddialarla ilgili açıklama yapması gereken İstanbul Emniyeti suspus. Amerika Elçiliğini Amerika'dan fazla düşünen, bu iğrenç muameleyi yapan polisler kimler? Bu muameleyi yapanların sahiplerine sormak istiyoruz: Filistin düşmanı mısınız yoksa İslam düşmanı mısınız ya da tescilli Amerika sevdalı mısınız? Bunun başka bir açıklaması olamaz.
Bu olaydan dolayı Esra'ya beş yıl hapis cezası veren hâkime ve o cezayı isteyen savcıya sormak istiyorum: Siz, bu kararı kimin adına alıyorsunuz? Yüce millet adına almadığınız kesin. Milletin vicdanı Filistin'le bir atarken mahkemelerin koridorlarında Amerika'dan fazla Amerikancılık yaptıranlar kimler?
Son olarak, AK PARTİ'li milletvekili arkadaşlarıma da bir çift sözüm var: Esra'nın mağduriyeti bize intikal etmeden önce sizlere intikal etti arkadaşlar. İsim isim bildiklerimiz var, ne yazık ki kılını kıpırdatmayan arkadaşlarımız var. "Bugüne kadar bilmiyorduk." diyenleriniz olabilir ama şimdi hepiniz öğrendiniz.
Biz, bu olayın takipçisi olacağız. Umarım sizler de kendinize gelirsiniz, bir daha böyle bir utancın yaşanmasına göz yummazsınız, Filistin davasının sözde savunucuları olarak tarihin kara sayfalarında yerinizi almazsınız diye umuyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)