GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:89
Tarih:30.04.2026

MUSTAFA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; kanun teklifinin 8'inci maddesiyle ilgili grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle de sizleri saygıyla selamlıyorum.

Teklifin 8'inci maddesi, çevre danışmanlık firmalarına hizmet verdikleri işletmelerin mevzuata aykırı faaliyetlerini Bakanlığa bildirme, ihbar etme yükümlülüğü getiriyor. Aksi takdirde, idari para cezası ve yetki belgesi iptali gibi cezalarla değerlendirme yapacağını ifade ediyor. Şimdi, değerli arkadaşlar, çevre danışmanlık firmalarına hizmet verdikleri firmaları şikâyet etme durumu aslında hayatın olağan akışına aykırı yani öncelikle kendisi gidecek o firmadan iş alacak, işe aldıktan sonra aynı zamanda o firmayı denetleyecek, denetledikten sonra gördüğü eksiği de şikâyet edecek. Bir, iş kaybı olacak. İkincisi, nasıl bir süreç yürüyecek? Bütün bunlar aslında danışıklı dövüşlerin, ahbap çavuş ilişkilerinin hayat bulacağı bir madde, böyle bir kanun teklifi yani hayatın olağan akışına aykırı olan bir maddeyle burada karşı karşıyayız. Müşteriyi kaybetme riski var, Bakanlıktan ceza yeme riski var, iki tane keskin bıçak arasında kalma riski var. Bütün bunlar aslında bu çevre danışmanlık firmalarının işlerini sağlıklı zeminde yürütmelerinin önündeki en büyük engeldir.

Değerli arkadaşlar, bu kanunun bir gerekçesi de binalarımızı depreme karşı hazırlıklı hâle getirmek. Şimdi, depreme planlı yani depreme hazırlıklı hâle gelmek için önce şöyle bir mantıkla hareket edelim: Genelgeçer bir kural var, o kural da bir depremde yapıların, toplam yapı stokunun yaklaşık yüzde 5'i burada doğrudan yıkılıyor. Ama, biz, Türkiye'deki uygulamalarına baktığımızda -yapılan doğru işleri ötekileştirmek adına söylemiyorum ama bir mantığı ifade etmek adına söylüyorum- bir yerde bir sorun yok, evet, bu yerde sorun yoksa bu sorunda biraz da orada yapılacak inşaatla beraber rantı da belli bir oranda karşılanıyorsa doğrudan hemen orada o kentsel dönüşüm yapılıyor. Ama İstanbul gibi bir yerde, merkez bir yerde, şu anda, maalesef, varoşlar var ve bu varoşlarda gerek imar sorunları, gerek diğer tapu sorunlarından dolayı buralarda dönüşümler yapılamadığı için, Allah korusun, yarın bir deprem vuku bulduğunda doğrudan, aslında bu varoşlarda yıkım gerçekleşecek ve İstanbul'daki nüfus yoğunluğundan dolayı da, biz bu süreçleri yönetmekte zorlanacağız.

Arkadaşlar, şimdi, bir gazete haberi, Almanya'dan bir gazete haberi sizlere göstermek istiyorum: Bu gazete haberi 11 Şubat 2023 tarihinde bir deprem uzmanı, bir jeoloji uzmanı tarafından haberleştirilmiş. O manşette diyor ki: "İstanbul bir barut fıçısı." Sonra İstanbul'un nüfus yoğunluğuna atıf yapıyor, 16 milyon nüfus olduğuna atıf yapıyor ki aslında tespit yerinde. Almanya'yla Türkiye'yi şöyle bir kıyas yapsanız, bu kıyas neticesinde nüfuslarının ortalama aynı olduğunu düşünseniz, Almanya'da en kalabalık şehrin Berlin olduğunu düşünürseniz, 4 milyon, Türkiye'de en kalabalık şehir resmî olarak 16 milyon İstanbul olunca, Allah korusun, yarın bir gün bir deprem olduğunda biz tam anlamıyla bu depremlerin içinden çıkmakta, İstanbul gibi metropol bir şehrimizi gerçek manada ayağa kaldırmakta zorlanacağız.

O zaman yapmamız gereken şey şu: Biz, öncelikle imarsız ve plansız yerlerde muhakkak bu kentsel dönüşüm işini hayata geçirmek zorundayız. Bu "Diğerleri yapılmasın." anlamında bir şey değil ama bir öncelik sıralaması yapacaksak bu öncelik sıralamasında biz öncelikle buralardan başlamalıyız. Sonra, mesela... Ben bunu niye gösterdim? Almanya'daki gazete haberini gösterme gerekçem şu: Bizim üniversitelerimizde onlarca kaliteli akademik bilgi birikimimiz var ve bizim bu akademik bilgi birikimimiz yüzde 95 oranında bir depremle ilgili sonuçları hem bina açısından hem de sosyal açından değerlendirme imkânına sahip. Biz, maalesef bu akademik birikimden de istifade edemiyoruz. Yani nereden bakarsanız bakın, öncelikli olarak bir hesap yapılıyor, bu hesap neticesinde "Buraya yaptığım yatırım maddi olarak karşılık bulur mu, bulmaz mı?" tamamen ona göre bir değerlendirme yapılarak adım atılmaya gayret ediliyor.

Ben bu 8'inci maddeyle ilgili çevre danışmanlık firmalarına böyle bir cezai yaptırım uygulayacak, kendi işverenlerine ceza kesecek şekilde hayatın olağan akışına aykırı durumun bir kere daha değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar)