| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 89 |
| Tarih: | 30.04.2026 |
FERİT ŞENYAŞAR (Şanlıurfa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Yarın 1 Mayıs, yerin yüzlerce metre altında çalışan madencilerin, fabrikalarda ve güvencesiz bir şekilde tarlada çalışan mevsimlik tarım işlerinin 1 Mayıs İşçi Bayram'ını kutluyoruz. Bütün emekçi yoldaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Evet, yarın 1 Mayısken Doruk Maden işçileri tarihe geçen bir mücadele verdiler. DEM PARTİ olarak bu mücadelenin hem yanında bulunduk hem de müzakere sürecinde bulunduk ve dokuz gün boyunca Ankara'da Doruk Maden işçileri neler yaşadı, onları kısaca anlatacağım: Doruk Maden işçileri Ankara girdiklerinde biz karşıladık ve Ankara'ya adımlarını attıklarında polis şiddetiyle karşılaştılar. Bir grup işçi gözaltına alındı ve aynı zamanda sendika başkanları da gözaltına alındı. Sonra maden işçileri Enerji Bakanıyla görüşmek için Enerji Bakanlığı önüne geldiler, Enerji Bakanı görüşme talebini kabul etmeyince anayasal bir hak olan oturma eylemini başlattılar ve yarı çıplak bir şekilde sabaha kadar bu şekilde beklediler, sabahın altısında 113 maden işçisi gözaltına alındı. Sonrasında maden işçileri eylemlerini Kurtuluş Parkı'na taşıdılar ve Kurtuluş Parkı'ndan anayasal bir hak yürüyüş hakkını kullanmak istediler, Enerji Bakanlığının önüne yürümek istediler, burada da polis şiddetiyle karşılaştılar, polisler orada -şu an fotoğrafta görüldüğü gibi- direkt işçilerin gözüne biber gazıyla saldırdı ve birçok maden işçisi bu şekilde yaralanıp hastaneye kaldırıldı. Ve dokuzuncu günde maden işçilerine aracılık eden İçişleri Bakanı dokuz gün içinde 3 sefer gözaltına aldığı Sendika Başkanını makamına davet ederek bir çiçek hediye etti. Bakanın elinde çiçek var ama yüzü sirke satıyor. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi şu açıklamayı yapıyor: "AK PARTİ iktidarımız her zaman üretenin ve emekçinin yanındadır." Bütün Türkiye dokuz gün boyunca kimin maden işçilerinin yanında olduğunu, kimin sermayenin yanında olduğunu gördü. Dokuz günün sonunda kazanan 113 maden işçisi oldu, kazanan Türkiye işçi sınıfı oldu ve maden işçilerinin bu eylemi Türkiye'de bir emsal oldu, artık Türkiye'de hiç kimse demesin "Haklıyım, ne yapsam olmuyor." algısını kırmıştır.
Türkiye'de haksızlığa uğrayan, mağdur olan sadece Doruk Maden işçileri değildir, Urfa'da da aynı mağduriyeti Mercan Tekstil işçileri de yaşıyor, işçiler dört aylık maaşlarını almamışlar, tazminatlarını almamışlar ve her pazar günü Urfa Topçu Meydanı'nda basın açıklaması yapıyorlar. Her yönüyle Türkiye'nin gözde ili olan Urfa hak ettiği değeri bir türlü bulamıyor. Türkiye'nin 2'nci yüzyılında Dünya yapay zekâyı konuşuyor, Urfa halkı hâlâ temel ihtiyaç olan içme suyuna, elektriğe ulaşamıyor. Urfa, merkeze bağlı Küçük Akziyaret, Sancak, Horzum, Yaylacık, Kuşluca ve Gölpınar mahallelerinde yaklaşık 6 bin yurttaş en temel biyolojik ihtiyaç olan temiz suya ulaşamıyor. Muhtarların ŞUSKİ nezdindeki beş yıllık mücadelesi artık karşılık bulmalıdır ve bu saydığım mahalleler bir an önce fiyat kavuşmalıdır.
Yüksek üretim maliyetlerinden dolayı pamuk üreticileri zarar ediyorlar. Pamuğa alternatif ürün olan ayçiçeği üretiminde Urfa'da sadece 5 ilçe planlama kapsamına alınmış. Suruç'ta çiftçiler ayçiçeği ekmek istiyor, Suruç'un ayçiçeği üretiminde planlama kapsamına alınmasını talep ediyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere, yetkilileri Urfa halkının ve Suruçlu çiftçilerin insani taleplerine kulak vermeye ve bu mağduriyetlerini acilen gidermeye davet ediyoruz.
Evet, yasaya gelecek olursak bu torba yasanın adı "Tapu Kanunu" ama Türkiye'nin en yakıcı sorunları olan barınma krizi, deprem riski ve mülkiyet gibi meseleleri çözmekten ziyade idari yetkileri merkezileştiren, yerel demokrasiyi ortadan kaldırmayı amaçlayan bir torba yasayı görüşüyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Şenyaşar, teşekkür ediyorum.
FERİT ŞENYAŞAR (Devamla) - Anlatacak çok şey var, zaman yetmedi. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)