GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:90
Tarih:05.05.2026

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Tapu Kanunu Teklifi'nde 21 ve 24'üncü maddeler doğrudan bu ülkenin can güvenliğini, güvenli kentlerin geleceğini ve binlerce mühendisin emeğini ilgilendirmektedir.

Son yıllarda yaşadığımız depremler, heyelanlar, çöken evler, yollar, köprüler sadece bina kalitesiyle değil, jeolojik verilerin ve zeminin ihmali nedeniyle gerçekleşmiştir. Bakın, 10 binlerce insanın yaşamını kaybettiği bir ülkede hâlâ hiçbir ders alınmıyor, hâlâ olması gereken denetim yapılmıyor. Yapı Denetimi Kanunu'nda "zemin ve temel etüdü" kavramı konulmuş ancak burada denetime ilişkin hangi meslek disiplinin denetleyeceğine ilişkin herhangi bir ibare yok yani yine jeoloji bilimi, yine yer bilimleri burada yok sayılıyor değerli arkadaşlar.

Görüşülmekte olan bu kanunda ne yazık ki 21'inci maddeye baktığımız zaman "zemin ve temel etüdü kuruluşu" tanımı getiriliyor ancak burada yapılması gereken tanım, değerli milletvekilleri, -buraya dikkatinizi çekmek isterim- ilgili odaya kayıtlı ve zemin etüdü faaliyetlerini icra eden ortaklardan en az birinin jeoloji mühendisi olduğu ve Bakanlık tarafından denetlenen gerçek ve tüzel kişi olması gerekirken böyle bir tanımlama yapılmamış değerli arkadaşlar, dolayısıyla bu bir eksikliktir. Bu, sadece deprem değil arkadaşlar, yaşadığımız bütün doğal afetlerde jeoloji bilimini öncelememiz gerektiğini hâlâ kavrayamamış bir Meclisle karşı karşıyayız. (CHP sıralarından alkışlar) Değerli dostlar, denetim mekanizmasına ilişkin tek bir güçlü düzenleme, yetki; yani "Bu düzenlemeyi kim denetleyecek?" sorusuna cevap yoktur.

Yine, 24'üncü maddeye geldiğimizde de burada daha vahim bir tabloyla karşı karşıya kalıyoruz. Zemin ve temel hizmetini veren mühendislerden hizmet bedelinin yüzde 14'ünden başlayıp yüzde 28'e kadar bir kesinti öngörülüyor. Soruyorum: Aynı projede çalışan mimardan alıyor musunuz bu harcı? Hayır. Yine, inşaat mühendisinden alıyor musunuz? Hayır. Elektrik, makine mühendisinden alıyor musunuz? Hayır. Peki, neden sadece jeoloji mühendislerinden alınıyor bu? Eşitlik ilkesine aykırı değil mi arkadaşlar? Bütün mühendislik birimlerini kapsaması gerekmiyor mu? Yine, bu modern bir öşür vergisidir arkadaşlar, yapmayın bunu. Devlet, mühendislerin ortağı değildir, devlet, mühendislerin önünü açmakla yükümlüdür.

Değerli milletvekilleri, bu teklif sadece ekonomik bir yük getirmiyor, aynı zamanda meslek tasfiyesini de ortaya koyuyor. Bakın, 2 bine yakın jeoloji mühendisliği bürosu çalışmakta, bir kere bunları ortadan kaldırıyorsunuz. 7 bine yakın jeoloji mühendisini de işsizlikle karşı karşıya bırakıyorsunuz. Oysa, biliyorsunuz ki kanunun 48'inci maddesi çalışma ve sözleşme özgürlüğü yani devletin istihdamı ve koruma yükümlülüğünü ortaya koyuyor, siz bunu yok sayıyorsunuz.

Yine, 22'nci maddeye baktığımızda zemin laboratuvarında görev tanımları dışında bir yük bindiriliyor, "Numuneyi yerinde alacaksın." deniliyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yok arkadaşlar. Jeoloji mühendisleri belirler, önce karotları alırsınız, sonra gerekiyorsa orada ilgili numuneyi alırsınız. Siz her bir sondajın başına bir eleman koyamazsınız arkadaşlar. Zaten bütün illerde jeoloji mühendisliği bürosu yok ki burada da bir yanlış yapılıyor. Yine, dilimiz döndüğünce komisyonda anlatmaya çalıştık ama bunların önüne maalesef geçemedik.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biz ne istiyoruz? Çok basit bir şey istiyoruz: Zemin ve temel etütlerinin gerçek denetimini istiyoruz bu ülkede. Bilimsel, şeffaf, hesap verebilir bir sistem istiyoruz; mühendislerin özgürce üretmesini istiyoruz. 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un ruhuna uygun şekilde yerinde denetimi esas alan bir model kurulmasını istiyoruz ama bu teklif ne yapıyor? Denetimi güçlendirmek yerine mühendisliğe sınırlandırıyor, maliyetleri artırıyor ve sistemi zayıflatıyor. Gelin, bu yanlıştan vazgeçin ve dönün diyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) Buradan açıkça ifade ediyorum, bu düzenleme, bu hâliyle geçerse sadece mühendislere değil, bu ülkenin güvenli yapısı üzerinde de her türlü zarar görülecektir.

Yine, depremler ve afetler kaderimiz değildir ama bilimi yok saymak kabul edilemez değerli kardeşlerim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Bu nedenle, bu maddelerin geri çekilmesi, meslek odalarının ve bilim insanlarının görüşleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz. Aksi hâlde bugün burada atılan bu adımın sorumluluğu, yarın yaşanacak her afette bu kürsüde olacaktır.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)