| Konu: | Enflasyona, Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’e, 6 Mayısta 3 fidanın toprağa verilmesine, kendilerine ve siyasi iktidara ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 91 |
| Tarih: | 06.05.2026 |
MURAT EMİR (Ankara) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Çok değerli milletvekilleri, ülkemizin gerçeği açlık, yoksulluk, çaresizlik ve enflasyon; maalesef, bu gerçekle baş etmek zorunda kalıyoruz. Baktığınızda enflasyonun düşürülmediği, düşürmek bir yana 4'üncü ayda tüm tahminlerin altüst olduğu, ekonomik programın çuvalladığı ve vatandaşlarımızın gerçek bir çöküşe sürüklendiği bir ekonominin içerisinden geçiyoruz. Aslında bakarsanız bunları hep konuşuyoruz, çok da konuşmaya devam edeceğiz çünkü mutfaklarda yangın var, vatandaşlarımız açlıkla, sefaletle baş etmek zorunda kalıyorlar ve her defasında işçiler, memurlar, asgari ücretliler zam talep ettiğinde "Sıkın dişinizi, şimdi size zam veremeyiz, dezenflasyon programı uyguluyoruz yani enflasyonu düşüreceğiz, siz de rahat edeceksiniz. Bunun için size zam vermiyoruz." diyorlar ama bu tam bir yalan, tam bir kuyruklu yalan. Sadece, 2023 Mayısta iktidara geldiklerinden bugüne kadar Türkiye'de kendi rakamlarıyla yani sahte TÜİK rakamlarıyla dahi toplam enflasyon yüzde 216 olmuş yani geldiklerinde 100 liralık bir mal veya hizmet varsa onun bugünkü değeri 316 lira olmuş. Peki, emekli maaşı ne kadar artmış? Geldiklerinde 10 bin lira olan en düşük emekli maaşı bugün 20 bin lira. 30 bin lira olması gerekir yani ezdirmemiş olsanız 30 bin lira olacak. Demek ki her ay emeklinin maaşından 10 bin lira çalıyorsunuz. Bu siyasi iktidar vatandaşın cebinden maaş çalan hırsız bir siyasi iktidardır, görün bunları. (CHP sıralarından alkışlar)
Aynı şekilde, asgari ücret, üç yıl önce, siz geldiğinizde 11.402 liraymış: yüzde 216'yı ekleyin, en az 34 bin küsur lira olması lazım. Ne kadar? 28 bin lira. Her ay asgari ücretlinin cebinden 8 bin lira alıyorlar. Borçlular, ödemiyorlar; kendi beceriksizlikleri, kendi yanlışları yüzünden 86 milyon maalesef büyük bir sefalete mahkûm edilmiş durumda. Gıda enflasyonuna bakıyorsunuz, yüzde 20'lerde yani vatandaşın gerçek enflasyonu; kendi rakamlarıyla.
Ve et fiyatlarını paylaşmak istiyorum, o kadar çarpıcı ki. Türkiye'de yıllık et tüketimi 16,6 kilogram, OECD'de 34,8 yani 2 katı. Et demek; protein demek, çocuklar için gelişme demek, zekânın gelişmesi demek, boyun uzaması demek, sağlıklı olmak demek ama bizim çocuklarımız OECD ülkelerinin çocuklarının yarısı kadar et tüketiyor. Onlar kiloyla alıyorlar, biz gramla alıyoruz. Hani, söylemeye gelince "necip Türk milleti" diyorsunuz ya, evet, necip Türk milleti; necip Türk milletini gramla ete mahkûm eden de sizsiniz ama.
Bakın, değerli arkadaşlar, böylesine bir ekonomik düzende talanları da bitmiyor. Bir Cantürk Alagöz var Iğdır Milletvekili -buraya pek gelmiyor, gelmesine gerek yok, o gelmez buralara- pandemi döneminde "Aracı yok." dediler; ortaya çıkardık, aracı Cantürk Alagöz'müş. Dediler ki: "Kâr vermiyoruz." Ortaya çıkarttık ki her aşı başına 5 dolar kâr vermişler. Dediler ki: "Kullanacağımız kadar aldık." Hayır, siz ne kadar aldığınızı söyleyemezsiniz dedik, her bütçe döneminde Bakan buraya gelir, kaç milyon doz aldın deriz, söyleyemez ama biz biliyoruz, 200 milyon doz aldılar, 120 milyon dozunu kulandılar, 80 milyonu imha ettiler. Niye biliyor musunuz? Cantürk Alagöz zengin olsun diye. Cantürk Alagöz'ün cebine 1 milyar dolar koydular, 1 milyar dolar! Emekliden esirgedikleri parayı Cantürk Alagöz'ün cebine koydular. O Cantürk Alagöz milletvekili oldu, şimdi buraya gelmeye gerek görmüyor. Ama bakın, madenciliğe soyundu, Keymen İlaç madencilik yapıyor. Giresun'da madencilik yapmış, Çatalağaç Deresi'ne madenden atık verilmiş, "ÇED Olumlu" raporu iptal edilmiş, hiç umurunda değil; 7 kere yapmış, hiç umurunda değil. 2 milyon 500 bin lira ceza kesmişler, bununla övünüyorlar hatta yandaş gazetecileri "Bakın, kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz, AKP'li milletvekiline bile ceza kestik 2 milyon 500 bin lira." diyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MURAT EMİR (Ankara) - Bilmezsiniz inanırsınız ama baktığınızda Cantürk Alagöz o lüks aracıyla çakarları açıp 4 defa drift atsaydı, 500 bin liradan zaten 2 milyon lira ceza verecekti. Ya, sizin çevreye saygınız bu kadar mı?
Yine, aynı şekilde sondaj yapması iptal edilmiş; Tirebolu'da, Görele'de madenleri var; bunlar da göz göre göre zehir akıtıyor. İşte böyle bir iktidar; "vahşi madencilik" derken bunu kastediyoruz. Dolar olunca, para olunca, rant olunca gözleri ne yeşili görüyor ne insanı görüyor ne doğayı görüyor.
Ve değerli arkadaşlar, bugün 6 Mayıs. Darağacında üç fidanımızı 6 Mayısta maalesef toprağa verdik bugün ve bugün buradan, yüce Meclisten yani onların idamı için karar çıkartmış olan yüce Meclisten onların mücadelesi ve anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Ama değerli arkadaşlar, şunun altını çizmemiz lazım: Biz, Mustafa Kemal'in yolundan yürüyen, Samsun'dan Ankara'ya kadar Mustafa Kemal'e saygı ve tam bağımsız Türkiye yürüyüşü yapan, idam sehpasını "Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!" ve "Tam bağımsız Türkiye!" diye tekmeleme cesareti gösteren bu gençlerin bıraktığı yerden bu mücadeleyi sürdürüyoruz ama onlar ne yapıyorlar? Bakın, onlar, Kurtuluş Savaşı'nı beğenmezler; "Keşke Yunan galip gelseydi." diyen, "Atatürk'ü zerre kadar seven benim cenazeme gelmesin." diyen, her türlü iftirayı atan Kadir Mısıroğlu'na dün gözyaşı döktüler burada. İşte onlar Kadir Mısıroğlu geleneğinden gelirler, biz Deniz Gezmişlerin geleneğinden geliriz. Deniz Gezmişler, Filistin mücadelesine destek oldular, gittiler, orada mücadele ettiler. Biz, Filistin halkının yanındayız; siz, Barış Kuruluna üye vermiş olan ve Filistinlilerin yurtsuzlaştırılmasını, topraksızlaştırılmasını öngören Barış Kuruluna Hakan Fidan'ı üye veren bir siyasi iktidarsınız. Aramızdaki fark budur. Deniz Gezmiş ve arkadaşları "Kahrolsun emperyalizm! Kahrolsun Amerika! 6'ncı Filoya hayır!" diyerek İstanbul'a sokmazken 6'ncı Filoyu, siz 6'ncı Filonun önünde secde edenlerin izinden yürüyorsunuz ve onu yapan İsmail Kahraman'ı da buraya Meclis Başkanı yaptınız. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) İşte bu iki ayrı çizgi son derece belirgindir. Bir tarafta aydınlanmacı, Mustafa Kemal'in izinden yürüyen, "Tam bağımsız Türkiye!" diyen bir siyasi hareket; diğer tarafta da dibine kadar Amerikancı, meşruiyetini Trump'tan alan...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MURAT EMİR (Ankara) - ...Barrack'ın küstahlıklarına ses çıkaramayan, son derece pısırık, İsrail'le ticaret yapmaya çatır çatır devam eden ve tam bağımsız Türkiye'yi içine sindirememiş, Mustafa Kemal'le mücadelesi hiç bitmemiş bir siyasi iktidarsınız.
Teşekkür ederim Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)