| Konu: | Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 91 |
| Tarih: | 06.05.2026 |
MEHMET RÜŞTÜ TİRYAKİ (Batman) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Son sözleri "Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği, kahrolsun emperyalizm!" olan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ı idam edilişlerinin 54'üncü yılında sevgi, saygı ve minnetle selamlıyorum, anıları sonsuza kadar mücadelemizde yaşayacak diyorum.
Kayda geçsin diye söyleyeceğim bir şey var, teorik olarak, teorik olarak dediğim, İç Tüzük 91'e göre temel kanun olmayan yani bir hukuk dalını sistematik olarak ve bütünüyle değiştirmeyen, birden fazla kanunda değişiklik yapan kanunların temel kanun olarak görüşülmesini doğru bulmuyoruz. Yani bunu niye söylüyorum? "Nasıl olsa herkes alıştı, her kanunu böyle görüşüyoruz." deseniz de biz buna alışmayacağız. Torba kanunlarla bu ülkeyi yönetmenize, yasama faaliyetlerini kalitesizleştiren bu uygulamaya her seferinde itiraz edeceğiz. Birbiriyle ilgisi olmayan 14 tane kanun, 1 tane kanun hükmünde kararnameyi bir torba kanunla sanki tek bir konuda bir kanuni düzenleme yapıyormuş gibi Parlamento önüne getirmenizi ve bunu da temel kanun olarak görüşmenizi doğru bulmuyoruz; bu, kelimenin tam anlamıyla yasama faaliyetini kalitesizleştirmek. Bu konuda çokça konuşma yaptım, sadece burada kesmiş olayım.
Bu teklifte iki tane temel tartışmalı bölüm var; bir tanesi yerel yönetimlerin, belediyelerin yetkilerinin sınırlandırılması. Pek çok düzenlemeyle Çevre, Şehircilik Bakanlığının denetimine, yetkisine aldığınız konular var. Bu kanunla bir kez daha belediyelerin yetkilerini sınırlıyorsunuz.
Bir diğer tartışmalı konu, bu, temel ve zemin etütleriyle ilgili olan bölüm; 21'inci, 22'nci, 23'üncü ve 24'üncü maddeler bunu düzenliyor. Meclis Başkanlığına sunulduğu andan itibaren -yani biz burayı görüşmeden diyelim- jeofizik mühendisleri ve odaları düzenlemeye karşı çıktı, yaratacağı olumsuzlukları dile getirdi. Daha sonra kanun teklifi Komisyona geldi, Komisyonda muhalefet milletvekilleri tamamen bu maddelerle ilgili yapıcı eleştiriler yaptılar, "Evet, bu düzenlemeleri yapın fakat bu kuruluşlara ilişkin düzenlemeyi düzeltin." dediler; siz, Komisyon tekliflerini göz önünde bulundurmadınız.
Bu kanun teklifini görüşmeye başladığımız andan itibaren geneli üzerinde yapılan konuşmalarda bu uyarılar yapıldı, bölümleri üzerinde yapılan konuşmalarda bu uyarılar yapıldı. Bir adım attınız yani 21'inci maddede verdiğiniz teklifle "En azından bu tüzel kişilerde bir jeofizik mühendisi olsun, görev alsın." dediniz; bu olumlu bir gelişme, muhalefetin bu konudaki önerisini göz önünde bulundurmanız iyi bir şey. Ama sorun şu: Yapı denetim şirketlerini, yapı denetim kuruluşlarını da "tüzel kişi" olarak tanımlıyorsunuz, daha doğrusu kanun yapı denetim şirketlerini "tüzel kişi" olarak tanımlıyor ve bu tüzel kişilerin ortaklarının tamamının mimar ve mühendis olması gerektiğini söylüyor. Peki, zemin ve temel etüdüyle ilgili bir kuruluş kurduğunuzda niye aynı hassasiyeti göstermiyorsunuz? Yani "Zemin ve temel etütlerini yoldan geçen herkes yapabilir." mi diyorsunuz? Yani yapı denetimini eğer mimar, mühendisler yapıyorsa en azından temel ve zemin etütleriyle ilgili, bu amaçla kurulan kuruluşların da ortaklarının mühendis olması, mimar olması gerekmez mi? Sadece birinin mühendisi olmasının yeterli olmayacağını düşünüyoruz.
Şimdi, burada şöyle bir sorun var yani ben tanımını okuyayım, dahi iyi anlaşılsın. Bu 21'inci maddede tanımlar yapılması doğru yani beton üreticisi tanımı yapılıyor, doğru bir şey; zemin ve temel etüt kuruluşu tanımlaması yapılıyor, doğru bir şey; buna itirazımız yok ama gerçekten bir tane tanım yaparken beş tane de yanlış yapılmaz. Diyorsunuz ki: "Bakanlıktan aldığı izin belgesiyle zemin ve temel etüdü faaliyetlerini icra eden ve Bakanlıkça denetlenen tüzel kişiyi ifade eder." Bir tane tanım; bakın, diyorsunuz ki: "Yalnızca Bakanlıktan izin alanlar zemin ve temel etüdü yapabilecek." Yani "Bakanlıktan izin almayan hiçbir kuruluş zemin ve temel etüdü yapamaz." diyorsunuz. Yine "Zemin ve temel etüdü yapmak için jeofizik mühendisi olmak gerekmez." diyorsunuz bu tanımlamayla ve son olarak "Zemin ve temel etüdünü yalnızca tüzel kişiler yani şirketler yapacak. Bireysel olarak jeofizik mühendisleri temel ve zemin etüdü yapamayacak." diyorsunuz. Bir tanımlamayla üç tane birden yanlış yapılmasını başarmış oldunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Tiryaki.
MEHMET RÜŞTÜ TİRYAKİ (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkan.
Şimdi, son olarak şunu söyleyeyim: Şimdi, bir de cezai müeyyideler getiriyorsunuz. Diyorsunuz ki: "Bu zemin ve temel etüt şirketlerinin idaresinde görev alanlar bir başka yerde çalışamaz." Neden? "Eğer bir başka yerde çalışırsa 50 bin TL idari para cezası keseceğiz." diyorsunuz. Bir kişi birden fazla yerde neden çalışır? Ya kazandığı para giderlerini karşılamıyordur ya da kazandığı para giderlerini karşılamıyordur; başka nedeni ne olabilir? Ama diyorsunuz ki: "Bu etüt şirketinde çalışan kişi eğer birden fazla yerde çalışırsa biz 50 bin TL idari para cezası keseriz." Bunlar kamu kuruluşları değil. Biz biliyoruz kamu kuruluşlarında kırk tane yerden maaş alanları hiç iş yapmadan ama bunlar öyle değil, özel sektörde çalışan insanlar. Eğer özel sektörde çalışan bir mühendis birden fazla yerde çalışıyorsa emin olun ihtiyacı olduğu için yapıyordur ve bu idari para cezası müeyyidesiyle cezalandırılmamalı diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)