| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 92 |
| Tarih: | 07.05.2026 |
ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun teklifinin 25'inci maddesi üzerine söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Yandaşa rant, vatandaşa yük getiren bir torba kanunu daha görüşüyoruz. Merak ediyoruz, ne zaman işçinin, emeklinin, çiftçinin, esnafın derdine çare olan bir düzenlemeyle buraya geleceksiniz? Millet geçim derdinde, iktidar hâlâ yandaşa yeni koridorlar açma peşinde. Torba değişiyor ama içindekiler hep aynı; yandaşın elini rahatlatmak, denetimi zayıflatmak, hesap verilebilirliği ortadan kaldırmak, Cumhurbaşkanının yetki alanını biraz daha genişletmek, yerel yönetimlerin elini kolunu bağlamak. Bir söz var "Bütün yollar Roma'ya çıkar." diye, kurduğunuz bu düzende de bütün yollar saraya çıkıyor. Sınırsız yetki saraya, yük milletin sırtına; kararı bir kişi veriyor, bedelini ise 86 milyon ödüyor.
Değerli milletvekilleri, iktidarın bu Meclise getirdiği her kanun teklifinin, bırakınız cümlesini, noktası, virgülü bile 86 milyonun hayatına dokunuyor. Ne yazık ki bu sorumluluktan bihabersiniz, bunu hem komisyon hem de Genel Kurul çalışmalarında görüyoruz, öyle olmasaydı Kamu İhale Kanunu'nu 206, İmar Kanunu'nu ise 34 kez değiştirmezdiniz. Yakın zamanda trafikle ilgili bir düzenlemeyi de Meclisten geçirdiniz, uyardık, dinlemediniz, sonuç ortada: Kaos, belirsizlik, toplumsal tepki.
Şimdi, gelelim, 25'inci maddeye. 25'inci madde de neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor ama biz tarihe not düşmek adına adım adım izah edelim. Düzenleme kanunlaştığında Yüksek Fen Kurulu kararlarından doğan davalar idari yargıda değil adli yargıda görülecek oysa devletin kamu gücünü kullanarak yaptığı işlemlerin denetim yeri bellidir, idari yargı; bu, hukuk sistemimizin en temel kurallarından biridir. Siz yerleşik hukuk düzenini de altüst ediyorsunuz. Bu durum yargıda yetki karmaşası yaratır, hukukta belirsizlikleri büyütür. Maddedeki bir başka çelişki de şu: Bankacılığa özgü bir uygulamayı kıyas yoluyla Yüksek Fen Kurulu içinde uygulayacaksınız. Peki, soruyoruz: Yüksek Fen Kurulu bir banka yönetim kurulu mudur? Değildir. O hâlde, işlevi ve amacı tamamen farklı olan bir kurula, bankacılığa ait hükümleri neden dayatıyorsunuz? Bu, yasa yapma ciddiyeti değildir; bu, "Nasıl olsa torbanın içine koyduk, geçiririz." rahatlığıdır. Bu yaklaşım, hukuk devletiyle bağdaşmaz çünkü Anayasa açık; ceza ve sorumluluk hükümleri açık, net ve belirli olmalıdır.
Teklifin her maddesinde olduğu gibi, bu maddede de netlikten uzak, gri alanlar yaratıyorsunuz. Hukukta gri alanlar keyfîliğe zemin hazırlar, tam da sizin istediğiniz gibi. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, düzenlemeyle maddenin birinci ve ikinci fıkrasının uygulamasını "usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir" diyerek idarenin takdirine bırakıyorsunuz. Çıkardığınız yönetmelikler ortada; hazırlanacak yönetmeliğin içine neleri koyacağınızı, hukuku nasıl arkadan dolanacağınızı şimdiden görebiliyoruz. Kanunla belirlenecek hususları yönetmeliğe havale etmek, sorumluluktan kaçmaktır.
Hukuk, iktidarın, canı istediğinde eğip bükebileceği bir alan değildir; hukuk, vatandaşın hakkını korumak için, kamu gücünün sınırlarını belirlemek için vardır ama sizin yaptığınız tek şey, güçlüyü korumak, yandaşı kollamak ve hukuku da buna uygun hâle getirmek. Önce ayrıcalığı yaratıyor, sonra o ayrıcalık için kanun yapıyorsunuz.
Uyaralım: Gittiğiniz yol, yol değil ama sizin için yolun sonu çoktan görülüyor.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)