| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 93 |
| Tarih: | 12.05.2026 |
AK PARTİ GRUBU ADINA EROL KELEŞ (Elâzığ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İYİ Parti Grubu tarafından verilen araştırma önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Sözlerimin hemen başında, şefkatiyle ve özverisiyle sağlık ordumuzun fedakâr neferleri hemşirelerimizin de Hemşireler Günü'nü kutluyorum.
Değerli milletvekilleri, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinde ortaya konulan "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonumuz sağlığa dair hedeflerimizin yeniden şekillenmesine yol açmıştır. Bugün Türkiye'de 1.500'ü aşkın hastane ve 1,5 milyona yakın sağlık çalışanıyla milletimize eşit ve erişilebilir bir sağlık hizmeti sunulmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın "en büyük hayalim" diyerek ifade ettiği şehir hastanelerimiz, gelişmiş tıbbi cihazlarla donatılmış, tam kapasiteli ameliyathanelere sahip özellikli üniteleri, yoğun bakımları, acil servisleri ve teknolojik altyapılarıyla her türlü sağlık hizmetinin bir arada sunulduğu sağlık kampüsleridir. Şehir hastanelerimize gelen vatandaşlarımız teşhis ve tedavi süreçlerini tek bir kampüs içerisinde eksiksiz bir şekilde tamamlayabilmesi özellikle zaman, maliyet ve hizmet kalitesi açısından büyük bir avantaj sağlamaktadır. Yaşadığımız depremler ve pandemi sürecinde şehir hastanelerimizin önemini hep birlikte gördük ve yaşadık. Kamu-özel iş birliğiyle yapılan şehir hastanelerimiz bir finansman ve yapım modelidir. Şehir hastanelerinin sahibi ve yöneticisi Sağlık Bakanlığıdır, hastanelerin yönetimi, sevk ve idaresi, tıbbi süreçlerin tamamı Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Özel sektörün sürece katkısı yalnızca hastanelerin inşası, teknolojik altyapının kurulması ve bazı destek hizmetlerinin sunulmasıyla ilgilidir.
Değerli milletvekilleri, önergede dile getirilen "Hastaneler satılıyor, sağlık sistemi özelleştiriliyor." yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Altını çizerek söylüyorum, aktif olarak hizmet veren hiçbir kamu hastanesinin satışının ya da özelleştirilmesinin söz konusu olmadığı Sağlık Bakanlığımız tarafından açık bir şekilde ifade edilmiştir. Son günlerde bazı medya kuruluşlarında Resmi Gazete'de yayımlanan taşınmaz listesi üzerinden kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Listede yer alan ve aktif sağlık hizmeti sunulan kurumlara ait taşınmazlar kesinlikle korunacaktır. Yürütülen çalışmaların temel amacı, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması ve ihtiyaç duyulan bölgelerde yeni ve modern sağlık yatırımlarının planlanmasıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
EROL KELEŞ (Devamla) - Bazı kesimlerin ifade ettiği gibi, atıl durumdaki taşınmazların değerlendirilmesini "sağlıkta özelleştirme" şeklinde sunmak doğru ve hakkaniyetli bir yaklaşım değildir. Kaldı ki yirmi üç yılda 27 şehir hastanesi, 21 eğitim ve araştırma hastanesi, 760 devlet hastanesi, 449 ek bina, 128 ağız ve diş sağlığı merkezi, yaklaşık 151 bin kapasiteli nitelikli yatak sayısını milletimizin hizmetine sunan bu anlayışın aktif olarak hizmet veren sağlık tesislerini satışa çıkarması ya da sağlık hizmetlerini zayıflatacak bir adım atması asla düşünülemez, bu yönde ortaya atılan iddialar gerçekle bağdaşmamaktadır.
Teşekkür ediyorum, Genel kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)