| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 95 |
| Tarih: | 14.05.2026 |
AK PARTİ GRUBU ADINA ADEM KORKMAZ (Burdur) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri, Meclisimizi ziyarete gelmiş üniversite öğrencilerimiz; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ben de 1993 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi son sınıf öğrencisiyken bir Ankara ziyaretimizde Meclisimizi ziyaret etmiştik, inşallah sizleri de ilerleyen zamanlarda da burada görmüş oluruz.
Şimdi, Dünya Çiftçiler Günü münasebetiyle verilmiş bir önerge üzerine konuşuyoruz. Yani bu konuşmalarımız artık sıkça tekrarladığımız tarımın ve gıdanın stratejik önemi, millî güvenlik ve beka meselesi söylemleriyle örtüşen bir dönemde yaşıyoruz. Söylediğimiz sözler, öneriler ve eleştiriler her şeyiyle değerli ve anlamlı. Elbette tarımsal üreticilerimiz ayakta var olmadıkça ne tarımsal ürünlerin ne de gıdanın varlığı ve tedariği mümkün olmayacaktır, burada mutlaka hemfikiriz. Hükûmetimizin uzun yıllardır uyguladığı politikalar da zaten bu varlığın bilincinde ve bunun farkında olarak çalışmalar sürdürülmektedir. Şöyle söyleyeyim, yani şu an itibarıyla yaklaşık 80 milyar dolarlık bir tarımsal hasıladan bahsediyoruz, 20 milyar dolarlardan gelmiş bir hasıla. Sebze üretiminde dünyadaki üçüncülüğümüz, meyve üretiminde ve diğer tarımsal üretimde dünyada Türkiye'nin sahip olmuş olduğu üretim kapasitesi elbette çok ciddi bir hükûmet politikasıyla mümkün olabilmektedir. Dünya şartları değişmektedir, tarımsal üretim şartları değişmektedir, mekanizasyon, teknolojik tarım, AR-GE, hele hele şimdi yapay zekânın da üretim süreçlerine dâhil olduğu bir dönemde bunlara da uyum sağlayacak, ülkemizin gıda tedariğini gerek içerden, zaman zaman ihtiyaç duyduğunuzda partner ülkelerinizden stratejik olarak bu ilişkileri sürdürmek zorundasınız. Şimdi, tabii ki tarımsal araç ve mekanizasyon açısından baktığımızda 2,3 milyondan fazla sadece traktör sahibi çiftçilerimiz var, daha çok olsun. Bu anlamda çiftçimize sağlanan kredi ve finansman destekleriyle elbette bu çiftçilerimiz bu varlıkları edinebilmektedir. Onun için, hani biz elbette muhalefet diliyle çiftçinin yok olduğu, çiftçinin öldüğü, çiftçinin bittiği gibi kavramlar soyut kavramlar ama istatistikler, üretim kabiliyetinin artmaya devam ettiği, geçtiğimiz yıl itibarıyla tarımsal ihracatın 32 milyar doların üzerine çıktığı, bunun da artarak devam edeceği ivmeleri ortaya koyduğumuzda... Başka rakamlar da verebiliriz, istatistiklerle biz bu tezlerimizi ispat edecek çok sayıda elimizde veri var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - İthalat arttı, ithalat; geçen yıl.
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
ADEM KORKMAZ (Devamla) - Evet, tabii, borç meselesini ciddiye almak gerekiyor. Tarımsal üreticilerimizin üzerinde şu anda finansman problemlerini analiz etmemiz gerekiyor ama borcu tek başına yani borç kavramı genellikle bütün dünyada makroekonomik göstergelerde borç oranı toplam gayrisafi millî hasılanın bir oranı üzerinden değerlendirilir. Bizim de burada tarımsal hasıla üzerinden bakmamız gerekir ama bu genel makro bakış açısını bizim mikro düzeyde de üreticilerimizin üzerinde vakıf oldukları, şu anda yaşadıkları finansman meselelerini de etüt etmemiz gerekiyor. Bu konuda alınması gereken acil önlemler elbette varsa da bunlarla ilgili de çalışmalar yürütülecektir.
Ben şunu söylemeye çalışıyorum: Yani gerçekten iklim değişikliği gerçeğinde, stratejik önemi olan uluslararası gündemlerin olduğu bir dönemde tarıma her zamankinden daha fazla önem verme mecburiyetimiz varlığını sürdürmektedir.
Hepinize teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)