| Konu: | Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 95 |
| Tarih: | 14.05.2026 |
MAHMUT DİNDAR (Van) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Bu hafta Engelliler Haftası. Türkiye'de 10 milyon engelli yurttaş ve ailesi yoksulluğa, ayırımcılığa ve sağlamcı politikalara mahkûm edilmiş durumdadır. Engelli istihdam kotaları yıllardır eksik bırakılıyor, yeterli atamalar yapılmıyor. 8 bin liralık ödenekle insanlar açlığa ve bağımlılığa, evde izolasyona terk ediliyor. Kentler, kaldırımlar, toplu taşıma, kamu binaları, okullar ve sosyal yaşam alanları hâlâ erişilebilir değildir. İşaret dili bir ana dili olarak kabul edilmiyor ve birçok kamu hizmeti işaret dilinde sunulmuyor. Engellilere yönelik şiddet ayrımcılığı çoğu zaman cezasız kalıyor. Engelliler işte, okulda, sokakta, evde, yaşamın her alanında dışlanıyor. İktidar, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'ni uygulamak yerine rantı önceleyen politikaları sürdürmekte ısrar ediyor.
Biz DEM PARTİ olarak diyoruz ki: Engelliler için eşit, erişilebilir, insanca ve onurlu bir yaşam mümkündür. Engellilerin sosyoekonomik ve siyasal yaşama katılımını destekleyen mekanizmalar geliştirilmelidir. Sadece sosyal yardım değil hak temelli sosyal politikalar gereklidir.
Bu hafta aynı zamanda Kürt dil bayramıdır. Merhum Kürt aydını, gazeteci ve öncü Celadet Ali Bedirhan'ın 1932 yılında Hawar dergisini yayınlaması Kürt dili açısından tarihsel bir dönüm noktasıdır. Bu yayın 1898'de yayınlanan Kürdistan gazetesi kadar önemlidir. Celadet Ali şahsında, Kürtçeyi yaşatan, geliştiren tüm yazarları, araştırmacıları, yayınevlerini ve emekçileri saygıyla selamlıyoruz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Kültür Bakanlığını Kürtçeye yönelik ayrımcı uygulamalara son vermeye çağırıyoruz. Kürt dili üzerindeki baskılar sona ermeli, dil araştırmaları ve kültürel üretimler desteklenmelidir. Atama bekleyen Kürtçe öğretmenleri yalnızca bir kadro meselesi olarak görülmemelidir. Kürtçe bu toprakların kadim dilidir, milyonların ana dilidir. Kürtçeye saygı, Kürt halkına saygının ölçüsüdür. "..." (*)
Değerli milletvekilleri, görüşülen bu torba yasa teklifi iktidarın halk için değil sermaye ve rant çevreleri için siyaset yaptığının açık bir belgesidir. Yasanın her maddesi ayrı bir ayrıcalık düzeni yaratmaktadır. 4'üncü maddeyle varlık sahiplerine yirmi yıllık vergisel imtiyaz sağlanmaktadır. Dünyanın birçok ülkesinde servet sahiplerinden daha fazla vergi alınırken AKP iktidarı ise tam tersini yapıyor, halktan toplayıp zenginlere aktarıyor. Emekçiye vergi yükü, yandaşa teşvik anlayışı kurumsallaştırılıyor. Vergi sistemi adaleti değil sermayeyi koruyan bir düzenin aracına dönüştürülüyor. Sosyal Güvenlik Haftası'ndayız, SGK çıkıp "İş ve işçi güvende, gelecek güvende." diyor. Peki, Van gibi 1,5 milyon nüfuslu bir kentte sigortalı çalışan sayısının yalnızca 200 bin civarında olması neyin göstergesidir? Türkiye'de 8 milyon insan kayıt dışı, güvencesiz ve düşük ücretle çalıştırılıyor. İş cinayetlerinde, çocuk işçiliğinde ve yoksullukta Avrupa'nın en kötü tablolarından biriyle karşı karşıyayız. Van'da ve birçok kentte gerçek işsizlik oranı yüzde 40'lara dayanmış durumdadır. Her hafta bir gencimizin cenazesi metropollerden memlekete geliyor. Bu tablo kader değil emekli ve emekçi düşmanı politikaların sonucudur.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'de memur olmak yoksulluk sınırının altında bir ücretle geçinmekle eş değerdir. Memur yoksullaşırken Ali Yalçın ve MEMUR-SEN'in tüm yöneticileri Karun kadar zenginleşmişlerdir. SGK, Maliye ve Adalet Bakanlığının ilgili birimlerini göreve çağırıyorum. Yandaş sendikanın yöneticilerinin ve birinci derecede yakınlarının mal varlığı araştırılmalı ve denetlenmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
MAHMUT DİNDAR (Devamla) - Sadece ocak-nisan arasında memur ve emekli ücretleri yüzde 14 oranında enflasyon karşısında eridi, memur sendikasından tık yok, ses çıkmıyor. Memur ve emekli ay sonunu getiremiyor, iktidarın emrindeki sendikalar villa alıp satıyor. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
Buradan tüm memurlara sesleniyorum: Memurun sırtındaki bu MEMUR-SEN hançerini çıkarıp atmalı, bu konfederasyona giden aidatlar denetlenmeli ve bu sendikadan topluca istifa etmeleri gerekir diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)