| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 96 |
| Tarih: | 20.05.2026 |
NAİL ÇİLER (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Komisyonun değerli üyeleri; ben de hepinizi saygı, sevgiyle selamlıyorum.
Bugün Genel Kurulda adil bir vergi kanununu konuşmak isterdim ancak varlık barışı üzerinde tartışıyor olmamız Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu tabloyu açık biçimde ortaya koymaktadır. Öncelikle adil bir vergi reformuna ihtiyaç vardır ve zorunluluk hâline gelmiştir.
Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 8'inci maddesiyle sanayi sicil belgesine sahip, fiilen imalat ve zirai üretim yapan şirketler için kurumlar vergisi oranı yüzde 12,5'e düşürülerek üretimin desteklendiği ifade edilmiştir. Üreten, yatırım yapan, istihdam sağlayan sanayicinin desteklenmesi stratejik bir adımdır. Bu destekleri onaylıyoruz fakat bize göre yetersiz buluyoruz.
Bugün sanayici açısından temel sorun yalnızca vergi değil, aynı zamanda yüksek faiz, finansmana erişim ve işletme sermayesi baskısı olarak devam etmektedir. Siz ekonominin bütününü görmeden, yalnızca belirli alanlarda sınırlı vergi avantajları getirerek krizi bu şekilde yönetemezsiniz.
Bugün Türkiye'de sanayici yüksek faiz yükü altında üretim yapmaya çalışıyor, KOBİ'ler finansmana erişemiyor, esnaf artan kira, enerji ve ham madde maliyetleri karşısında ayakta kalma mücadelesi veriyor, fabrikalar kapanıyor, bazıları sınır ötesine taşınıyor, işten çıkarmalar büyüyor. Böyle bir ortamda milyonlarca küçük işletme vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu borçlarını ödeyebilmek için yapılandırma bekliyor.
Yıllardır vergisini düzenli ödemeye çalışan emektar mükellef haciz baskısıyla karşı karşıya bırakılırken sisteme sonradan giren kayıt dışı varlıklara ayrıcalık tanınması ciddi bir adalet sorunu yaratmaktadır. Emeğiyle üreterek ülkemize döviz kazandıran sorun yaşıyor. Yurt dışı kaynaklı dövizlerin Merkez Bankasına satılmasında firmalara döviz dönüşüm desteği sağlanması 2023 yılından beri uygulanan bu destek yüzde 2 iken yüzde 3 olarak temmuzun sonuna kadar uzatıldı, biz de bunu destekliyoruz ama yeterli değil. Bu uygulama doğrudan ülkemize döviz getiren, emek veren üreticilerimiz için kıymetlidir. Bu uygulama devam etmeli ve en az yüzde 5 olmalıdır.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin ihtiyacı geçici teşvikler ya da belirli kesimlere tanınan istisnalar değil; öngörülebilir, adil ve sürdürülebilir bir vergi sistemidir. Vergi yükünü emeğin, üretimin ve dürüst mükellefin sırtına yıkan anlayış değişmedikçe ekonomik güven ortamını sağlayamazsınız. Bugün küçük esnaf, KOBİ ve üretici yüksek faiz altında ayakta kalma mücadelesi verirken mükelleflerimizin vergi borçları ve kamuya ait kira borçları gibi borçları ödeyebilmeleri için bir yapılandırma yapmalıyız. (CHP sıralarından alkışlar) Gerçekten istihdamı artırmak, üretimi ve ekonomiyi güçlendirmek istiyorsak vergi yükünü adil dağıtan, kayıt dışılığı azaltan, finansmana erişimi kolaylaştıran ve vergiye gönüllü uyumu artıran kapsamlı bir vergi reformunu hayata geçirmek zorundayız. Aksi hâlde geçici teşviklerle günü kurtarır ancak ekonominin yapısal sorunlarını çözemezsiniz. Biz diyoruz ki: Üretici desteklensin, sanayi büyüsün, ihracat artsın ama aynı zamanda esnaf da nefes alsın, KOBİ'de ayakta kalsın, vergisini düzenli ödeyen vatandaşı da cezalandırmayın, ödüllendirin. Türkiye'nin ihtiyacı ayrıcalıklı kesimlere yeni muafiyetler değil, vergi adaletini güçlendiren kapsamlı bir ekonomik reformdur.
Değerli milletvekilleri, bugün yapmaya çalıştığınız -adına ne derseniz deyin- helal olmayan paranın aklanması ya da kara paranın aklanması ya da "Para nereden gelirse gelsin, helal sayarım." dediğiniz varlık barışından bahsetmek istiyorum. Yurt dışındaki kaynağı belirsiz varlıkları sorgusuz, sualsiz biçimde sisteme katmaya çalışıyorsunuz. Amacınız üretim ve yatırım çekmek mi yoksa seçim için sıcak para akışını sağlamak mı? (CHP sıralarından alkışlar) Neden varlık barışından faydalanan kesimleri açıklamıyorsunuz? Lütfen açıklayın, herkes bilsin. Yıllardır düzenli vergi ödeyen dürüst mükellefi korumak bu mudur acaba? Bu nedenle, vergi reformu yapılmalıdır, vergiye uyumlu mükellef indirimleri artarak yani 121'nci madde artarak devam etmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
NAİL ÇİLER (Devamla) - Güçlü işletme demek güçlü ekonomi demektir, ayakta kalan her işletme ülke ekonomisine katkı sağlar.
Hafta sonu Hakkâri Yüksekova'daydım oradakilerin selamını getirdim. Altıncı bölgede teşviklerin yerine, yeni kurulacak organize sanayi bölgelerine -demin bir kanun geçirdiniz- endüstri bölgelerine çevirin, bu ülkeye katma değer sağlasın insanlar. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, ayakta kalan her işletme ülke ekonomisine katkı sağlar. Türkiye'nin geleceği tüketen değil, üreten ekonomi modeliyle mümkündür. Atılan her adım sadece bugünü değil, yarınları da şekillendirecektir diyorum.
Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)