GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:98
Tarih:03.06.2026

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teklifin 5'inci maddesi üzerine söz almış bulunuyorum.

Öncelikle şunu ifade etmek isterim: Atatürk Orman Çiftliği hepimizin ortak değeridir, sıradan bir arazi değildir; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bu memlekete kazandırdığı en önemli eserlerden biridir, cumhuriyetin üretim anlayışıdır, bilimdir, akıldır, tarımsal kalkınma modelidir. Yıllar boyunca başkentin sosyal ve kültürel yaşamının en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Atatürk Orman Çiftliği, cumhuriyetin toprağa attığı imzadır; o imza bizim için gururdur, onurdur.

Değerli milletvekilleri, önümüzdeki düzenleme ise ciddi soru işaretlerini taşımaktadır. Hâlihazırda yalnızca çiftlik sınırları içerisindeki taşınmazları kapsayan vergi muafiyetini genişletiyor ve Atatürk Orman Çiftliği adına kayıtlı tüm gayri menkulleri vergi muafiyeti kapsamına alıyorsunuz. Muafiyet büyüyor, kapsamı genişletiliyor, faturayı yine belediyelere kesiyorsunuz. Bununla birlikte yargı, tapu ve kadastro harçlarından da muaf tutuyorsunuz. Getirdiğiniz bu muafiyetin tek bir amacı var, belediyelerin gelirlerini azaltmak. Hangi torba kanunu açsak içinden belediyeleri hedef alan bir madde çıkıyor. Ortada çok ciddi bir tablo var. Atatürk Orman Çiftliğinin belediyelere olan birikmiş emlak vergisi borcunun 556 milyon liraya ulaştığı ifade ediliyor; sadece 2026 yılı emlak vergisi borcu yaklaşık 130 milyon lira. Şimdi, bu düzenleme gerçekten geleceğe dönük bir muafiyet düzenlemesi midir yoksa belediyelerin alacaklarından vazgeçilmesinin önünü mü açıyorsunuz? Bununla ilgili net bir cevap da vermiyorsunuz. İktidar bugün Atatürk Orman Çiftliğinin korunmasından söz ediyor. Peki, bugüne kadar ne yaptınız? Zihniyet belli; bu anlayış Ankara'yı parsel parsel satan anlayıştır, bu anlayış yıllarca Atatürk Orman Çiftliğini talan eden anlayıştır, cumhuriyetin emanetini betona ve ranta teslim eden anlayıştır. Bu millet AKP'den ne çektiyse Atatürk Orman Çiftliği de aynısını çekti. Atatürk Orman Çiftliğinin nasıl küçüldüğünü, nasıl parçalandığını, nasıl asli misyonundan uzaklaştırıldığını da biliyoruz, sarayı da biliyoruz, ANKAPARK'ı da biliyoruz, kaybedilen diğer alanları da biliyoruz. Bütün bunların en büyük tanığı da yüce millettir; bu yüzden, kimse yılların tahribatını bugün koruma ambalajıyla bu millete anlatmaya kalkmasın.

Değerli milletvekilleri, yine bir torba kanun, yine belirsizlik, yine bir oldubitti anlayışı. Arkadaşlarımız Komisyonda da sordular: Bu muafiyetlerden çiftlik bünyesindeki kiracılar yararlanacak mı? Temmuz ayında yapılacak NATO zirvesi için inşa edilen yapı ve tesisler de bu muafiyetlerin kapsamı içinde mi? Etki analiziniz yok, cevap da yok; sadece muafiyet var. Üzerine basa basa söyleyelim: Atatürk, bu çiftliği bir üretim modeli olarak kurdu, bilimsel tarım ve hayvancılık merkezi olsun diye kurdu. Atatürk Orman Çiftliği, sadece ülkemiz için değil tüm dünya ülkelerine örnek oldu. Bir şey mi yapmak istiyorsunuz? Getirin düzenlemeyi, Atatürk Orman Çiftliğini bu vasıflara yeniden kavuşturalım.

Bu düşüncelerle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)