| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 99 |
| Tarih: | 09.06.2026 |
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; depremin üzerinden üç buçuk yıl geçti. Evet, TOKİ inşaatlar yapıyor, rezerv alanında konutlar yükseliyor ama hâlen Hatay büyük bir mağduriyet yaşıyor.
Öncelikle, rezerv alanında mülkiyet sahibi dubleks daire sahipleri büyük mağduriyet içerisinde. Bunlardan kimisi imar affından yararlanarak dairesini böldü, ayrı elektrik aboneliği aldı, 2 hak sahibi oldu; kimisi de saygılı davrandı, dairesini bölmedi, hak sahibi olmadı. Böyle biliyor vatandaş oysa her iki dubleks daire sahipleri de mağduriyet yaşıyor. Burada büyük bir kamu ciddiyetsizliğiyle karşı karşıyayız. Geçtiğimiz haftalarda Çevre, Şehircilik Bakanlığı yetkilileri Antakya The Museum Hotel'de toplantı yaptı, bu vatandaşlarımızın mağduriyetlerini dinledi, "Hepsini çözeceğiz." diye söz verdi, sonra ortadan kayboldu. Bugün bu insanlarımız bir an önce bu sorunun çözülmesini bekliyor. Tam üç buçuk yıl geçti, hâlen kim hak sahibi, kim değil; kim nereden daire alacak, kim almayacak; bu sorunları yaşıyoruz.
Kaldı ki bundan öte, bir de biten dairelerin sorunu var, o da şu: Hâlen Çevre, Şehircilik Bakanlığı şehrin imar planını teslim etmediği için yapı kullanım izni alınamıyor. Daireni teslim aldın, elektrik aboneliği alıp içinde oturamıyorsun; iş yerin var, iş yerine ruhsat alamıyorsun. Bu konuda belediyeler de büyük bir mağduriyet içerisinde çünkü belediyeler âdeta kukla yönetimi hâline getirildi. Bakanlık, kayyumcasına belediyelerin yetkisini aldı "Her şeyi biz yapacağız." dedi ama Bakanlık ortada yok. Evet, bir taraftan iş yapılıyor ama bir taraftan da çok acil çözülmesi gereken problemler ayakta bekliyor.
Değerli milletvekilleri, TOKİ'den bahsetmişken... Denetim sıfır; çok büyük maliyetler harcanarak daire yapılıyor, vatandaşımız eve geçiyor, işçilik çok zayıf olduğu için ev su alıyor, eşyalar tahrip oluyor, yeniden elektriğini ve suyunu yapmak zorunda; bunlar da büyük mağduriyet ama bunlardan öte esas mağduriyet nedir derseniz ne yazık ki bir soygun düzeniyle karşı karşıyayız. Bakın, üç buçuk yıl geçti, hâlen ihaleler doğrudan temin yöntemiyle veriliyor; davetiye usulü, tanış şahıslara 5 milyon liraya kadar olan ihaleler direkt veriliyor oysa artık aciliyet kesbeden süreç tamamlandı. Bu ihaleler EKAP üzerinden verilmeli, bütün vatandaşlarımız eşit şartlarda ihaleye girmeli, kim yapacaksa o yapmalı. Bunun sonucu olarak Hatay esnafı iflasla karşı karşıya çünkü siz Ankara'dan tanış, selam getiren insanlara direkt ihale veriyorsunuz; onlar malzemeleri de dışarıdan alıyor, inşaatta çalışacak, istihdam edeceği elemanları da dışarıdan getiriyor. Şehir yıkılmış, esnaf yok olmuş, bir darbeyi de Bakanlık vuruyor "Sakın ha, sizden kimse alışveriş yapmasın, ihaleleri biz yukarıdan verelim." diyor.
Başka ne sorun var? Kentsel dönüşüm ihalesi alan müteahhitler iki darbe yediler: İşi aldıkları gün maliyetler düşüktü, enflasyon ve fiyatlar aldı başını gitti; buradan bir mağduriyet yaşadı. İhale tamamlanmış, hak edişleri almış; Bakanlık kayıp, ödeme yapılmıyor. Bu durum büyük mağduriyete yol açıyor, bu açıdan da bu sorunun acilen çözülmesi gerekir.
Değerli milletvekilleri, say say bitmez, onlarca sorun, hepsi sorun. Evet, binalar yapılıyor ama ötede bir şey yok. Bunu kim yapıyor, kaça yapıyor, ne zaman teslim edecek, hangi şartlarda yapılıyor; hiçbirini bilmiyoruz.
Şimdi, gelelim diğer soruna, iş yerleriyle ilgili soruna. Bakın, bir ilin ayakta kalmasının en önemli şartlarından biri iş yerlerinin aktif olmasıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Teşekkürler Başkan.
Hâlen iş yerleri teslim edilmedi, iş yerlerinin bir miktarı hazır, teslim edilecek ama o zaman da o iş yerlerinin kaç liraya satılacağı, vatandaştan ne ücret alınacağı belli değil; "Sen al hele, anlaşırız..." Yani soyguncu olsa böyle yapmaz. Mafya bir belgeye imza attırırken kaç lira, ne kadar, ne zaman ödeyeceğini bilirsin. Şu anda iş yerleri hazır olduğu hâlde, vatandaşımızın iş yerine acil ihtiyacı olduğu hâlde vatandaş kaç liraya satın alacağını bilmediği için almıyor. 50 milyon liranın üzerinde rakam çıkarılıyor basit bir iş yeri için. Elbette bunun hiçbir şekilde izahı mümkün değil. Onlarca sorun var; öyle televizyon reklamlarıyla, binaların dışının video görüntüsünü yayınlayarak şehrin sorunları çözülmez, çözülmedi de. Hatay halkı hâlen büyük bir enkaz içerisinde.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı) NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Zaten harcamalarla ilgili bütünüyle felaket. Bu açıdan Genel Kurulu Hatay sorununa sahip çıkmaya davet ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)