| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 99 |
| Tarih: | 09.06.2026 |
CHP GRUBU ADINA GAMZE TAŞCIER (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öyle bir dönemden geçiyoruz ki tam da "Yaparsa AK PARTİ yapar." sloganının hakkının verdiği bir dönem. Bundan iki sene önce, 31 Mart 2024'te halkımız sandığa gitti ve bir karar verdi. Ne var ki aradan geçen iki yıl süre içerisinde sandığın ortaya çıkardığı siyasi tabloyu kabul etmek yerine o tabloyu değiştirmeye yönelik siyasi girişimlerin peş peşe geldiğini gördük. 19 Mart karanlığını yaşadık, aradan geçen dört yüz kırk yedi günde istisnasız her gün "Bugün de çok şükür, AKP adına utandık." dediğimiz birçok demokrasi kriziyle karşı karşıya kaldık. Demokrasi krizleri sadece tanklarla, darbelerle, anayasaların askıya alınmasıyla başlamaz, tıpkı çıkmasına önayak olduğunuz mutlak butlan kararı gibi asimetrik girişimler de hibrit rejimlere hizmet eder. Her fırsatta "AKP bu süreci hiçbirinde yok." dediniz. Oysa bu koca bir yalan; AKP, bu sürecin siyasi olarak fayda sağlayanıdır, yönlendiricisidir, taşıyıcısıdır çünkü mutfaktaki butlana çözüm bulamadığınız için mutlak butlanı siz getirdiniz. Sandıkta başlayan çözülmeyi demokratik rekabetle durduramayacak noktaya geldiniz. Bugün Türkiye'nin karşı karşıya olduğu mesele tam da budur. Butlan, Cumhuriyet Halk Partisini hedef alan bir operasyon gibi görünse de asıl amacı enflasyonun, asgari ücretin, emekli yoksulluğunun, genç işsizliğinin konuşulmasını engellemektir. Bugün ülkede yaşanan ekonomik çöküşün sorumlusu sizsiniz, hayat pahalılığını yaratan sizsiniz, vatandaşın yaşadığı yoksullaşmanın sebebi sizsiniz. Uzun süre ekonomide olmayan rakamlarla algıyı yönettiniz, her ay insanlara yeni bir masal anlattınız, enflasyonu düşük göstermek için şapkadan tavşan çıkardıkça çıkardınız ancak deniz bitti, bugün ne şapkadan tavşan kaldı ne de masallarınıza inanan. Üç haftadır Türkiye'de mutlak butlanla kalkıyoruz, butlanla uyanıyoruz. Memleketin gerçek meselesi geri plana itildi. Yazık değil mi 86 milyona? Yazık değil mi çocuklarımıza, bu ülkenin geleceğine, gençlerin istikbaline bu ülkenin istiklaline? Araçsallaştırdığınız yargıyla siyaseti dizayn etmeye çalışarak yüzde 33'e yaklaşan enflasyonu mu engelleyeceksiniz? Daha yılın ortasına gelmeden asgari ücretlinin cebinden buharlaşan binlerce liraya mı bu çözüm bulacaksınız? Bayramı 4 bin liralık ikramiyeyle geçinmek zorunda bıraktığınız milyonlarca emeklinin yaşadığı yoksulluğu mu bitireceksiniz? Geniş tanımlı işsizliğin yüzde 32'ye ulaştığı Türkiye gerçeğini mi gizleyeceksiniz? Gençlerin diplomayla işsiz kaldığı, gelecek hayalinin yerini umutsuzluğun aldığı "ev genci" diye bir tanımı dünya literatürüne armağan etmenin utancını halının altına mı süpüreceksiniz? Vatandaşın "bu ülke değişebilir" duygusunu elinden almaya çalışıyorsunuz çünkü Türkiye'de en büyük siyasal tehdidin yoksulluğun büyüttüğü toplumsal itiraz olduğunu çok iyi biliyorsunuz. Siz, mahkemedeki iftiralarla, dedikodularla, alçak kumpaslarla konuşulsun istiyorsunuz; biz, derin yoksulluğu, çaresizliği, okula bir kap yemek götüremeyen çocuklarımızı konuşacağız. Siz, siyasi mühendislik konuşulsun istiyorsunuz; biz, halkın geçim derdini konuşacağız.
Geçim derdi altında ezilenlere, üçüncü sınıf insan muamelesi yapılan emeklilere, alın terinin karşılığını alamayan emekçilere, geleceğini başka ülkede aramak zorunda bırakılan gençlere, hayatının bütün yükünü omuzlarında taşımak zorunda olan kadınlara, yıllarca çalışıp bugün yoklukla sınanan büyüklerimize sesleniyorum: Tarihin en karanlık yerindeyiz, kritik bir eşikteyiz, bu ülke sizin ülkeniz, bu ülkenin zenginliğini siz ürettiniz, bu ülkenin geçmişinde iziniz geleceğinde hakkınız var, bugün ihtiyaç duyduğumuz şey korkuyu değil umudu, temsiliyeti değil, dayanışmayı; sessizliği değil, örgütlü bir mücadeleyi büyütmektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
GAMZE TAŞCIER (Devamla) - Hiç kimsenin sizin adınıza umutsuzluğu kader gibi dayatmaya hakkı yok, teslim olmayın çünkü bu memleketin gerçek sahibi saraylar, koltuklar, makamlar değil, sizsiniz. Tarih boyunca bu ülkeyi sizler ayağa kaldırdınız, bundan sonra da hep birlikte bu ülkeyi yeniden ayağa kaldıracağız. (CHP sıralarından alkışlar)