| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 100 |
| Tarih: | 10.06.2026 |
CHP GRUBU ADINA ŞEREF ARPACI (Denizli) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, ekranları başında bizi izleyen çok kıymetli vatandaşlarımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Konumuz, Türkiye'de kronikleşen açlık ve yoksulluğun araştırılması. Bu öneriye katıldığımızı ve destekleyeceğimizi söyleyerek sözlerime başlamak istiyorum.
İlk önce, kronikleşen açlık ve yoksulluğun sebebi nedir? Tabii ki enflasyon ve satın alma gücünün düşmesi. Son geldiğimiz noktada, TÜRK-İŞ tarafından yapılan araştırma sonucunda 2026 Mayıs ayı itibarıyla, açlık sınırının 35 bin liranın üzerinde, yoksulluk sınırının 115 bin liraya yaklaşmış olduğunu görüyoruz. Buna karşılık, asgari ücret 28 bin lira, en düşük emekli aylığı ise 20 bin lirayken herhâlde derin bir yoksulluğun ve açlık probleminin içinde olduğumuzu burada kabul etmeyen çıkmayacaktır diye düşünüyorum. 2021 ve 2023 yılları arasında uygulanan nas ekonomi politikasının hasarını tam üç senedir gideremedik arkadaşlar, bu gidişle de gideremeyiz. Neden? Çünkü kafayı talep enflasyonuna takmış, maliyet enflasyonundan haberi olmayan bir Merkez Bankası ve açığı kapatmak için vergi, harç ve cezaları artırarak tüm yükü halkın sırtına yükleyen bir Maliye Bakanıyla başka da bir şey olmaz. Bugün televizyonlarda gördük; savaşan İran'da domates 15 lira, Türkiye'de 80-100 liranın altında domates yok. Bu talep kaynaklı mı, maliyet kaynaklı mı arkadaşlar? Bakın, içinde bulunduğumuz durumu defalarca anlattım, uygulanan para politikasını kemoterapi tedavisine benzettim ve ekonomiyi ayakta tutan temel direkler -yani esnaf yani sanayici yani ihracatçı- artık yoğun bakımda dedim. Hazine Bakanı geçen gün yaptığı açıklamada "Uygulanan tedavinin etkileri olur, yan etkileri olur." diyerek mevcut durumu basit bir baş ağrısına benzetmiş. Şimdi anlatayım ben size baş ağrısı mıymış. Bakın, Merkez Bankası üç senede 2,5 trilyon zarar etti, beş ayda faize 1,24 trilyon ödedik, 2026'da ödeyeceğimiz toplam rakam 2,7 trilyon lira. Bu baş ağrısı mı? Batık kredi yükü 420 milyar, dört ayda 11 bin şirket kapandı, 46 bin esnaf kepenk kapattı, günde ortalama 470 dükkân kapanıyor, tekstilde üç ayda istihdam kaybı 12 bin kişi daha arttı. İstihdam rakamı açısından tekstilde tam on beş sene geriye gittik, hazır giyimde on bir sene öncesine gittik. Yıllarımız, emeklerimiz heba oldu, gitti. Sadece üç ayda faaliyetine son veren firma, şirket sayısı 1.040.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
ŞEREF ARPACI (Devamla) - Türkiye'nin en köklü firmaları bir bir iflas ediyor. Yüzlerce yabancı firma Türkiye'deki faaliyetini sonlandırıyor. BYD gibi bir firma verilen onca kapitülasyona, imtiyaza rağmen ülkeye çivi çakmıyor, yatırımını askıya aldığını açıkladı bugün. Mehmet Şimşek hâlâ bir aspirin tedavisiyle bu hasarı gidereceğini düşünüyor. İş işten geçti Sayın Şimşek, Türkiye sanayisizleşiyor. Sebebi belli, kimse size güvenmiyor, halk size güvenmiyor. Merkez Bankası enflasyon beklentisini yükseltti 26'ya. Size en güzel cevabı halk veriyor. Hanehalkının yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 55 yani size diyor ki halk: "Siz bu işi beceremiyorsunuz, ben de size güvenmiyorum." Siz halkı ikna edemezseniz, güven tesis edemezseniz ancak boşa kürek çekersiniz, Türk halkını derin yoksulluk ve açlığa mahkûm edersiniz diyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)