| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 100 |
| Tarih: | 10.06.2026 |
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; iktidar, her gün zorba ve çirkin fiillere imza atıyor ama bunlara karşı boyun eğmeyeceğiz.
Bakın, bu kim? İstanbul Büyükşehir Belediyesi Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker. Nasıl gündeme geldi? Dün mahkemede kendisine yapılan iğrenç çıplak aramayı anlattı; kendisi ağladı, herkesi ağlattı.
Şimdi, bakın, bunun karşısında hemen İstanbul Emniyet Müdürlüğü "Yok öyle bir şey." diye açıklama yapmış. Ya, bu sizin kaçıncı yalanınız arkadaş, kaçıncı yalanınız ya. Altı yıl önce de bu kürsüde Uşak Emniyet Müdürlüğünde çıplak arama olduğunu söylediğimde -burada kendisi de var- Sayın Abdulhamit Gül başta olmak üzere tüm partililer "Çıplak arama yoktur efendim." dedi. Ya, siz yani milletin uğradığı mağduriyeti yalanlama makamı mısınız ya? Allah aşkına, millet bir zorbalığa uğruyor, çıkıyor diyor ki: "Ya, ben buna uğradım." "Yok, uğramadın." Sen nereden biliyorsun, yalan atma makamı mısın? Arkadaşlar, bir gerçek var ve bunun üstü örtülemez, insanlara bu zorbalıkları dayatıyorlar. Bakın, her gün hak ihlalleri devam ediyor. Şu aileyi görüyor musunuz? Bakın, aileyi çökerten bir iktidardır bu. Rıdvan Okçu, Ayten Okçu Kocaeli Üniversitesinde çalışırken parti faaliyetlerimize katılmışlar, ardından haklarında terör örgütü üyeliği, ceza ve şu anda biri Edirne Cezaevinde, biri Gebze Kadın Cezaevinde yatıyor. Çocukları, bakın, 4 yaşındaki çocuk annesiz, babasız. İşte bu iktidar böyle bir iktidardır. "Aile Yılı" falan diyor ya, aileyi mahvettiği için "Ne yapabiliriz, Aile Yılı ilan edelim de aile kurtulsun." diyor. Ya, kardeşim, Aile Yılı ilan ederek aileyi kurtaramazsın çünkü yani ailenin kurtulması için senin gitmen lazım, bunu hiç unutma.
Bakın, bu ülkede yüz binlerce kişinin mağdur edildiği bir KHK zulmü var. Yüz binlerce kişi mağdur edildi, bir gece terörist ilan edildiler, legal fiilleri illegal ilan edildi, bir bankaya para yatırmaları, bir derneğe üye olmaları, bir gazete almaları teröristlik olarak nitelendi ve ihraç edildiler işlerinden, bir barış bildirisine imza attıkları için ihraç edildiler, ardından zindanlara atıldılar, ardından sosyal hayatta perişan edildiler, dışlandılar, psikolojik, sosyolojik dışlanmalara uğradılar; her şey yapıldı. Bakın, bunu en güzel anlatanlardan birisi kim biliyor musunuz? On yıl önce bu kürsüde sevgili Sırrı Süreyya Önder bir konuşma yaptı -böyle arşivden buldum- ya, o kadar etkili ve güzel bir konuşmayla KHK zulmünü anlatmış ki arkadaşlar, bir müsaade edin, ona rahmet dileyerek size okuyayım. Diyor ki Sırrı başkan: "Benden duymuş olun, hepinizin vicdanına seslenmek istiyorum. Bunların çocukları, bunların aileleri artık geleceksizleştirildiler, artık nana -yani ekmeğe- muhtaç hâldeler. Kendine yeter birisi öğretmenlik gibi çok düşük gelirle yapılabilecek ve idealist düşüncelerle ancak yapılabilecek bir mesleği yapmazdı başka bir seçeneği olsaydı inanın. Siz bunların hepsini ekmeksiz, aşsız bıraktınız. 'Mazlumun ahı devirir şahı.' demişler. Sadece bir an için -ki hiç inanmıyorum- bir çoğunu tanıyorum, kendi akrabalarım var, bir gün kapınıza gelmedik bunun için. Birçoğunu biliyorum. Bu kanun hükmünde kararnamenin kapsamına girmeyecek konumda insanların çocukları hepinize sabah akşam beddua ediyorlar. Eğer bu istihkakınız doluysa dönsün kendilerine çarpsın ama değilse hepinizin akıbeti için ancak veyl olsun -yani yazıklar olsun- diyebiliriz yani bundan kendinizi alıkoyun. En iktidar yanlısı kalemler bile kantarın ucunun kaçtığını düşünüyorlar. Eğer dörtte birini inandırırsanız, geri kalan hepsini dağıtın. Bu ülkenin ziyası hamuş oluyor, ışığını söndürüyorsunuz. Öğretim üyesi sizden olmuyor, olmayabilir. Ne var bunda? Size çok karşı da olabilir. Siz bu ülkenin sahibi misiniz? Zıllullahıfilâlem misiniz? Kendinizi Allah’ın yeryüzündeki gölgesi mi sayıyorsunuz? Nizamülmülk müsünüz, nesiniz siz, milletin ekmeğiyle bu kadar oynuyorsunuz?"
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edelim.
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Devamla) - "Onların çoluk çocuklarının ne suçu var? Bir an için hepsini suçlu kabul etsek, onları rızıksız, nana muhtaç bir vaziyete nasıl getirirsiniz? Evinizde nasıl uyursunuz, çocuğunuzu nasıl seversiniz? Bunun ahı size yeter, fazlaca bir şey söylemeye gerek yok." diyordu on yıl önce.
Ne kadar haklı çıktın Sırrı Başkan! Seni unutmayacağız Sırrı Başkan! "..."(*) Sırrı Başkan! "..."(*) Çok haklıydın Sırrı Başkan, vallahi billahi!
Bakın, iki aydır bunu araştırmak için bir önerge verdim Meclis Başkanlığına, Sayın Numan Kurtulmuş cevaplayamıyor. Ya, bakın, dokuz yıl önce bitti -bir yıl süreyle- bir araştırma komisyonu, darbe araştırma komisyonu hâlen açıklanmıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU (Devamla) - Sordum soru önergesiyle, Sayın Numan Kurtulmuş cevap veremiyor. Bu ne hâldir ya! Yüz binlerce kişiyi mağdur ettiniz, ondan sonra da önergelerimize cevap veremiyorsunuz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)