| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 67 |
| Tarih: | 04.03.2026 |
CHP GRUBU ADINA ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Türkiye çok olağanüstü günlerden geçiyor. Akla, hukuka, demokrasiye uymayan ve milletimiz açısından, ülkemiz açısından son derece tehlikeli bir süreçten geçiyoruz. "Ateş düştüğü yeri yakar." diyerek yaşananları uzaklardan seyredenlere seslenmek istiyorum çünkü bu yaşananlar ne belli bir kişiyi ne belli bir kurumu ne de bir siyasi partiyi ilgilendir, topyekûn anayasal düzenle ilgili bir saldırıyla karşı karşıyayız. Milletvekilleri hukuksuz bir şekilde cezaevlerinde tutuluyor, kanunlar keyfî bir şekilde uygulanmıyor, Dernekler Kanunu Siyasal Partiler Kanunu'nun yerine geçiriliyor ve topyekûn siyaseti ve siyasi partiler rejimini butlan kılan bir uygulamayla karşı karşıyayız.
Değerli milletvekilleri, milletvekillerinin kapı kulu sayan bir dönemecin eşiğindeyiz ve daha ötesi sadece siyasal partiler rejimini değil cumhuriyetin bütün demokratik kazanımlarını yok etmek üzere yaşanan bir süreçle karşı karşıyayız. Tam da buradan uyarmak isterim. Bu sürecin müsebbibi olanlar bilsinler ki Anayasa'yı ilga etme suçunu direkt olarak işliyorlar değerli kardeşlerim. Bunu açık bir şekilde söylüyorum çünkü bu yaşadıklarımız sadece bir kişiyi iktidarda tutmak için değil, sadece birkaç kişiyi herhangi bir partinin yönetiminde tutmak için değil -Amerikan Büyükelçisinin ifade ettiği gibi- otoriter bir rejimin inşası için yaşanmaktadır. Türkiye'de hayırsever bir monarşiyi egemen kılmak, cumhuriyetin bütün demokratik kazanımlarını yok etmek içindir bu yaşadıklarımız. O yüzden, birileri buna aparat olabilir ama biz cumhuriyeti kuran bir parti olarak buna karşı direneceğiz; direneceğiz değerli kardeşlerim. (CHP sıralarından alkışlar) Burada asıl amaç sadece muhalefeti dizayn etmek değil -az önce söyledim- hayırsever bir monarşik sistem kurmak. Bir karar vereceğiz, cumhuriyetten yana mı tavır alacağız, yoksa hayırsever monarşiden mi? Bir karar vereceğiz, millî egemenlik kayıtsız şartsız millette mi olacak, yoksa yeni bir monarşik sistem mi kuracağız? İşte bu kararın eşiğindeyiz. Buna karşı elbette ki tarafımız demokratik cumhuriyetten yanadır. Elbette ki tarafımız Mustafa Kemal Atatürk'ün, Gazi'nin ödediği bedellere sahip çıkmaktan yanadır ve şunu söylemek isterim ki: Bütün bu yaşananlar milleti zengin etmek için de yaşanmıyor, yoksulluğu yok etmek için de yaşanmıyor, milleti bir kılmak, bütün kılmak için de yaşanmıyor. Bütün bu yaşananlar aslında milleti de ortadan ikiye bölen bir şekilde yaşanıyor. Bu yaşananlar eğer...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - Bir dakika verin Başkanım.
BAŞKAN - Bir dakikayı vermiyorum, bugün hiç kimseye vermedim.
BÜLENT KAYA (İstanbul) - Tutanaklara geçsin Başkanım.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Bu durum özel olduğu için Sayın Başkan, bir dakika verebilirsiniz.
BAŞKAN - Sayın Başarır, bir karar aldık, bu kararı başından beri uyguluyorum.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Her kararın bir istisnası vardır Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Lütfen, lütfen...
ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - Buradan toparlıyorum Sayın Başkanım, ses açmayın.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Zaten şimdi üç dakika olacak, bir dakika için Sayın Başkanım, daha fazla delmeyiz, rica ediyorum.
ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - Çok net bir şekilde bir şey söylüyorum: Kırk yedi yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisini birinci parti yapmanın bedelini birileri ödeyecekse o bedel benim için madalya, çok net söylüyorum. (CHP sıralarından alkışlar) İşte, o madalya buradadır; bir tarafında CHP'dir, diğer tarafında Mustafa Kemal Atatürk'tür. (CHP sıralarından alkışlar) Ve net bir şekilde söylüyorum ki Türk milleti büyüktür, halkın egemenliği kayıtsız şartsız yerine gelecektir.
Çok teşekkürler. (CHP sıralarından alkışlar)