| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 102 |
| Tarih: | 16.06.2026 |
CHP GRUBU ADINA MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ya, tabii ki yurttaşlarımız ucuz et yesinler, rekabet olsun, fiyatlar artmasın, fiyat akışına müdahale edilmesin, bunlar çok doğru işler ama hepimiz biliyoruz ki, bütün bunlar ceza yargısının konusu değil. Sonuçta, bununla ilgili oluşturulmuş kurullar var, kurumlar var. O kurumlar öncelikle bu işlerle ilgili hâle gelirler, sonra, eğer konusu ceza yargısını gerektiren bir şey varsa, ceza yargısı devreye girer ama burada, doğrudan doğruya ceza yargısının devreye girdiği bir olayı görüyoruz ve 13 tane büyük şirkete kayyum atandı.
Değerli arkadaşlar, 1 Mart 2024 tarihinde, burada sekizinci yargı paketi görüşülüyordu, 7499 sayılı Yasa, 22'nci maddesiyle ilgili olarak ve geneli hakkında söz almıştım, tam da bugünlere dikkat çekmiştim, tam da bugünlere. "Bakın, bundan sonrası bakımından, eğer bu geçerse ne olacak biliyor musunuz? Gözünüzü kestirdiğiniz şirkete, holdinge el koymak için bir soruşturma başlatacaksınız." tıpkı şimdi olduğu gibi. "314'ten zaten her konuda soruşturma başlatabilirsiniz yani örgüt üyeliğinden ve örgüt kurmadan." tıpkı şimdi gibi. "Hiç delil olmasa bile başlatabilirsiniz." sonra kayyumu belli etmişsiniz, TMSF ve oradaki memurlara güvence vereceksiniz. Nasıl bir güvence veriyorsunuz? Darbe dönemiyle sınırlı olan, olağanüstü hâl dönemiyle sınırlı olan, sınırlı olan bir yasadan kaynaklı güvence vereceksiniz; böyle bir şey olmaz arkadaşlar.
Değerli arkadaşlar, bakın, 1 Mart 2024 tarihinde, burada geçen sekizinci yargı paketiyle aslında bugünün temellerini atmışsınız yani buraya planlı bir geliş var, o geliş de şu: Ceza Muhakemesi Yasası uyarınca savcıların ve sulh ceza hâkimlerinin atadığı kayyumlar sonuç itibarıyla adliyelerin havuzundan atanan kayyumlardı, işinin ehli olan ama bununla bu tekeli TMSF'ye verdiniz, TMSF'deki uzmanlara verdiniz ve onlara 2016, 15 Temmuz darbe girişimiyle kanun hükmüyle, kanun hükmünde kararnameyle getirilen güvenceleri verdiniz. Yani bu kayyumlarla ilgili olarak yasanın çıktığı tarihten sonraki beş yıl süre boyunca atanan kayyumlarla ilgili olarak adli, idari ve mali sorumlulukları olmayacak. Böyle bir güvence ne Türkiye'de hâkimlerde var ne de bizlerde var, hiç kimsede yok, bakanlarda bile yok ama atanan, bakın, atanan bu kayyumlara 2024 yılında...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.
MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla) - ... tam da bugünler için, bu şirketlere el koymak için olağanüstü güvenceler verdiniz ve bugünler için.
2024'ten sonra yapılan operasyonlara bakalım, İstanbul merkezli yapılan operasyonlara bakalım: Hangi şirketlere kayyum atandı, hangi şirketlerle ilgili olarak başlatılan soruşturmalar daha sonuçlanmadan mallarına el konuldu ve satıldı TMSF tarafından? Bakın, hepsini bizden daha iyi biliyorsunuz, neler döndüğünü bizden daha iyi biliyorsunuz, hangi rüşvetlerin, hangi el koymaların, hangi komisyonların nereden geçtiğini bizden çok daha iyi biliyorsunuz. Bunun temelini 1 Mart 2024 tarihinde burada o yasayı çıkartarak attınız ve şimdi, o güvencelerle attığınız kayyumlara, şirketlere el koyuyorsunuz, sattırıyorsunuz ve mülkiyet hakkını ve diğer güvenceleri tümüyle ortadan kaldırıyorsunuz.
Değerli arkadaşlar, hukuk bu değil, adalet de bu değil, demokrasi de bu değil, tümünü yerle bir ettiniz ama bir gün gelir elbette bunların hesabı sorulur.
Teşekkür ediyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)