GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:102
Tarih:16.06.2026

CHP GRUBU ADINA SUAT ÖZÇAĞDAŞ (İstanbul) - Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Buraya Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'le beraber açlık grevinde olan özel sektör öğretmenleri ve bizzat sizin yaratmış olduğunuz mülakat mağdurlarını ziyaret ederek geldim. (CHP sıralarından alkışlar) Bu resimde üstteki gözaltına alınan Özel Sektör Öğretmenler Sendikası Genel Başkanı; altında, yere kapaklattırmış olduğunuz, ters kelepçe yaptığınız EĞİTİM SEN Genel Başkanı Kemal Irmak. Burada EĞİTİM-İŞ Genel Başkanı Kadem Özbay, Eren Edebali Başkana eşlik ediyorlar. Bu teyzemiz 78 yaşında; kamu açısından güvenlik sorunu oluşturduğunu görmüşsünüz, öyle değerlendirmişsiniz, teyzeyi hareketsiz hâle getirmişsiniz. Bunlar dün Ankara'da anayasal suçlar işlediğiniz, yurttaşlarımızın seyahat özgürlüğünü engellediğiniz, yurttaşlarımızın kendi sendikal önlüklerini giyerek yürümelerini engellediğiniz, yurttaşlarımızın basın ve haber alma özgürlüklerini yani Anayasa’nın 23'üncü, 26'ncı, 28'inci maddelerini ihlal ettiğiniz görüntüler. Peki buraya nereden geldik? Bugün Sayın Mahmut Özer burada. 12 Mayıs 2023'te kendisi, 11 Nisan 2023'te Recep Tayyip Erdoğan bu ülkeye "Mülakatı kaldırıyoruz." sözü vermiş olan iki partilinizdir. Ama o sözü verenler olarak Yusuf Tekin Bakan olduktan sonra utanmadan sıkılmadan "Mülakat gibi mülakat yapacağız." diyerek, önceki yıllarda yapmadığınızı da itiraf ederek 1.611 mülakat mağduru oluşturdunuz. Sayın Devlet Bahçeli "Bu mülakat mağduriyeti giderilmelidir." dedi, yasa teklifi verdi Grup Başkan Vekili, o gün bugündür uygulamadınız. Partiler olarak imza verdik, Meclis İçtüzüğü'ne uygun olarak üçte 1 imzayla getirdik, Meclis komisyonunu toplamadınız. Bugün 1.611 öğretmenimiz mülakat mağduru olmuş bir biçimde hayatlarına devam ediyor. Daha önce "Utanmıyoruz." denmişti, anladığım kadarıyla bu konuda da utanılmıyor ama bu gerçeklerin dile getirilmesi istenmediğinden insanlar otellerinde zapt ediliyor, insanlar parklarda dövülüyor, yerlere yatırılıyor ve bunda hiçbir sorun görmüyorsunuz. Özel sektör öğretmenleri, Öğretmenlik Mesleği Kanunu Teklifi görüşülürken 2024 yılında geldiler, dertlerini anlattılar. Millî Eğitim Komisyonunda olan AK PARTİ'li milletvekilleri var, herkes ağlamaklı oldu, Sayın Mahmut Özer burada, "Haklısınız, bu konunun gündeme getirilmesi gerekir." dedi, "Ben bununla ilgileneceğim." dedi. Sayın Ayşen Gürcan "Ben bu konuyla ilgileneceğim." dedi. İki yıldır özel sektör öğretmenlerini oyalıyorsunuz. Peki, nasıl oyalıyorsunuz? 1965 yılında, altmış bir yıl önce çıkan bir yasayla özel sektörü öğretmenleri kamudaki öğretmenlerle aynı maaşı alıyorlardı. Peki, ne değişti? 2014 yılında bir gece yarısı operasyonuyla, yine Yusuf Tekin marifetiyle bu kanunu ortadan kaldırdınız, yandaş patronlarınız öğretmenlere haklarını vermesin diye bu maddeyi kaldırdınız. 2014 yılından bu yana bugün kamuda öğretmenler 80-90 bin lira maaş alırken özel sektör öğretmenleri asgari ücretle, yer yer asgari ücretin altında dokuz aylık sözleşmelerle çalışıyor. Sorulduğu zaman, kameralar açık olmadığı zaman, odalarınıza gelindiği zaman, "Evet, bu büyük bir sorundur." diyorsunuz, ne zaman ki Meclis gündemine geliyor, ne zaman ki konuşuluyor her seferinde bunları reddediyorsunuz. Bir öğretmenin asgari ücretin altında maaş alması, dokuz ay maaş alması, sizin tarafınızdan, bizzat elinden haklarının gasbedilmesi vicdanınızı ağrıtmıyorsa, kanatmıyorsa sizde bir problem var demektir. (CHP sıralarından alkışlar) Özel sektör öğretmenleri üç yıldır sizi bekliyorlar. İki yıl önce geldiler, elli iki gün nöbet tuttular, söz verdiniz, gönderdiniz, eylemlerine son verdiler. Geçen sene öğretmen yürüyüşü yaptılar, söz verdiniz, eylemlerine son verdiler, geri gittiler. Bu sene Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü çıktı, dedi ki: "Patronları masaya getiremiyoruz." Dünyanın her yerinde işçiler eylem yapmayı tercih ederler, sizin yaptığınız işte öğretmenler masaya oturmak istiyorlar, yandaş patronlarınız masadan kaçmaya çalışıyorlar. Bugün itibarıyla iktidarınız... Bununla sürekli övünüyorsunuz: "Yirmi dört yılda onu yaptık, bunu yaptık, şunu yaptık." 2014 yılında 200 bin öğretmenin hakkını elinden alan sizsiniz, şimdi de o hakları geri verilmesin diye elinden geleni yapan sizsiniz. 1,2 milyon öğretmenimiz var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

SUAT ÖZÇAĞDAŞ (Devamla) - Bu öğretmenlerimizin sorunları var, bunları konuşmak zorundayız.

Bu hafta bütün partilerin milletvekilleri olarak Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'ya gittik. Partinizin mensubu olan milletvekilleri nerelerde büyük hatalar olduğunu size söyleyecektir. Ben, bu olaylar yaşanmadan bir yıl önce yine grubumuz adına burada araştırma önergesi vermiştim, reddetmiştiniz. Şenol Hanım, İYİ Parti milletvekilleri önerge vermişti, reddetmiştiniz. Sonra Maraş'ta 10 kişiyi kaybedince apar topar kabul etmek zorunda kalmıştınız. İlle bir faciayı yaşamak zorunda değiliz, ille bir sorun yaşamak zorunda değiliz. Öğretmenler canına kıyıyor yaşadıkları mobbingden, yaşadıkları sorunlardan.

Gelin, öğretmenlerin sorunlarını aşalım. 1.611 mülakat mağdur öğretmenimiz için gerek MHP'nin gerek bizim yasa tekliflerimiz var, birlikte oylayalım, 37'nci maddeden getirelim, bir günde, beş dakika içerisinde çözelim.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)