| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 102 |
| Tarih: | 16.06.2026 |
ORHAN YEGİN (Ankara) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine söz almış bulunuyorum. Aziz milletimizi ve onu temsil eden Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün Genel Kurulumuzda hayatın farklı alanlarında ortaya çıkan ihtiyaçlara cevap veren, uygulamada karşılaşılan sorunları gideren, yüksek yargı kararları gereği icap eden, kamu hizmetlerinin etkinliğini artıran ve vatandaşlarımızın günlük hayatına doğrudan temas eden kapsamlı bir kanun teklifini görüşüyoruz. AK PARTİ olarak bizim siyaset anlayışımızda kanun yapmak, yalnızca mevzuata madde eklemek veya madde çıkarmak değildir; kanun yapmak, milletin ihtiyacını görmek, uygulamadaki aksaklığı tespit etmek, kamu hizmetinin daha iyi işlemesini sağlamak ve vatandaşın hayatını kolaylaştırmak demektir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde çeyrek asra yakındır ortaya koyduğumuz reform iradesinin özünde bu vardır. Biz bu ülkede vesayetle mücadele ederken de ekonomiyi büyütürken de sağlıkta dönüşümü hayata geçirirken de ulaştırma altyapısını yenilerken de savunma sanayimizi güçlendirirken de aynı anlayışla hareket ettik. Millete hizmet etmek, devleti güçlendirmek ve Türkiye'yi çağın gereklerine uygun şekilde geleceğe hazırlamak; temel hedefimiz buydu.
Bugün görüştüğümüz teklif de Türkiye Yüzyılı vizyonunun somut adımlarından biridir. Değerli milletvekilleri, dünya çok hızlı değişiyor. Devletlerin karşı karşıya kaldığı sorunlar da artık çok daha karmaşık hâle geliyor. Pandemiyle birlikte hayatın, ekonominin nasıl kırılabildiğini hep beraber gördük. Rusya-Ukrayna savaşıyla enerji ve gıda güvenliğinin ne kadar hayati olduğunu gördük. Bölgemizde yaşanan savaşlar, İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü insanlık dışı saldırılar, İran-İsrail hattında tırmanan gerilimler, küresel ekonomideki belirsizlikler, ticaret yollarına ilişkin riskler ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar tüm ülkelerin hem ekonomik hem de kamu yönetimi kapasitesini test etmektedir. Böyle bir dönemde devletlerin en büyük gücü; güçlü kurumları, sağlam hukuk düzeni, etkin kamu yönetimi ve vatandaşına güven veren bir idaresidir. Türkiye son yirmi üç yılda bu kapasiteyi önemli ölçüde güçlendirmiştir. Bugün Türkiye yalnızca kendi sınırları içerisinde hizmet üreten bir ülke değil; bölgesinde barış, istikrar ve insani diplomasi arayışının da merkezinde yer alan bir ülkedir. Mazlumların sesi olan, kriz dönemlerinde inisiyatif alan, savunma sanayisindeki kendi imkânlarıyla büyük atılımlar yapan, sağlıkta, ulaşımda, enerjide, eğitimde ve savunma sanayisinde ciddi mesafe almış bir Türkiye var artık. Elbette eksiklerimiz var, elbette daha çok geliştirmemiz gereken alanlar var, zaten reform siyaseti de tam olarak bunun için var. Biz hiçbir zaman her şey tamam anlayışıyla hareket etmiyoruz, aksine değişen şartlara göre mevzuatımızı yenilemeye, kamu yönetimini güçlendirmeye ve vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına cevap üretmeye gayret ediyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün Genel Kurulumuzun takdirlerine arz ettiğimiz bu teklifimiz hukuk güvenliğini güçlendiren, Anayasa Mahkemesi kararlarının gereğini yerine getiren, dijitalleşmeyi destekleyen, kamu yönetimini etkinleştiren, ekonomik hayatı kolaylaştıran, sosyal devlet anlayışını güçlendiren ve vatandaşımızın hayatına doğrudan dokunan kapsamlı bir pakettir. Şimdi, bugün konuşmalarda çokça torba yasa eleştirileri oldu "Torba kanun, torba kanun." Arkadaşlar, Merkez Bankası Disiplin Yönetmeliği'ni Danıştay iptal etmiş "Yönetmelikte olmaz disiplin hükümleri, buradaki cezalar, bunu kanunla yapmanız lazım." demiş. Bir madde, hadi gelin, bunu kod kanun olarak, müstakil bir kanun olarak yapalım, kolay değil. Basın İlan Kurumu Yönetmeliği'ni iptal etmiş Anayasa Mahkemesi, o yönetmeliği yeniden hayata geçirmeniz lazım. Hadi gelin, bunları temel kanun olarak, kod kanun olarak, temel kanun olarak görüşüyorduk da bunu, kod kanun olarak, müstakil bir kanun olarak yapalım; mümkün değil. Mesela bir maddeye, orman alanlarında yapılabileceklerle ilgili bir maddeye şu ifadeyi ekliyoruz: "Engelli bakım merkezleri, rehabilitasyon merkezleri, yaşlı bakım merkezleri." Eklediğimiz sadece bu, zaten yapılabilen bir şeyin içerisine iki tane tanım ekliyoruz; hadi gelin, bunu müstakil kanun olarak yapalım.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Bak, Orhan bey, onu yapalım, komisyonlara götür, orada konuşalım, yine getir, torba yasayla yap...
ORHAN YEGİN (Devamla) - Plaka tescil süreleri, kanunda üç gün görülmüş, bu üç günde yetmiyor. Filo alanlar var, filo alanlar müracaat ettikleri zaman, üç gün içerisinde filo şirketlerinin o araç tescilleri yapılamıyor, yetiştirilemiyor ve gerçekten ciddi cezalar ortaya çıkıyor. Bu üç günü on beş gün yapıyoruz, hadi gelin, bunu müstakil kanun olarak görüşelim, bunlar mümkün değil. Dolayısıyla, İç Tüzük, Meclisin çalışma biçimi, bize birden fazla konuda, birden fazla hususta kanunda değişiklik yapmamızı gerektiren tek cümlelik, birkaç cümlelik veyahut da çok kısa metinlerle değişiklik yapmamız gereken ihtiyaçlar var hayatta, hayatın içinde bunlar var, kamu kurumlarının bu ihtiyaçları var, iptaller gereği yapmamız gereken şeyler var.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Torba yapma, torba yapıyorsun ondan dolayı oluyor, hepsini ayrı ayrı temel yasalar olarak getir. Komisyonlara getir bunları.
ORHAN YEGİN (Devamla) - Dolayısıyla, ne yapmışız? Bunların hepsini birleştirmişiz, bir farklı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair bir kanun teklif demiş, getirmişiz ve bugün temel kanun çerçevesinde, usulüne göre, İç Tüzük'e uygun bir şekilde görüşüyoruz. Dolayısıyla, sürekli "torba kanun, torba kanun, torba kanun..." diye yapılan her şeyi böyle yani hiç işe yaramayan işlermiş gibi, kötü bir imajlamanın altında tanımlıyor olmak bence hoş değil.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Hepsi torba yasa, hepsi torba yasa! İstisna...
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Ben çuval diyorum bundan sonra, torba değil, çuval olmuş, çuval.
ORHAN YEGİN (Devamla) - Şimdi, bazı konuşmaları dinledim. Belediyeler taşınmazlarını satıyorlar ve belediyeler bu taşınmazları satarken Belediye Kanunu'nda taksitli satış imkânı kanunla tanınmadığı için peşin satış yapıyorlar. Belediye bir arsasını sattığı zaman buna ancak peşin ödeme gücü olan girebilir. Bu, çok büyük bir arazi de olabilir, bu imar sonrasında yapılmış imarın içerisinde küçücük belediye payı da olabilir. Dolayısıyla, o imarın içerisinde ortaklarının satın almak isteyeceği bir pay da olabilir. Belediyeler taşınmazlarını peşin sattığı zaman o sermayeyi biriktirenler sadece o satış ihalesine girebilir. Biz de diyoruz ki: Taksitli satış imkânı getirelim. Dolayısıyla, uzun vadede ödeme imkânı geldiği için daha fazla insan bu satış ihalesine girebilsin. Dolayısıyla, kamu malı daha yüksek bir değerden satılabilsin, daha fazla insan istekli olarak burada yer alsın ve kamu malı daha yüksek bir bedele satılsın. Arkadaşlarımız konuşurken "Sata sata doymadınız, sata sata doymadınız." diyorlar.
SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Evet, evet; doğru doğru.
ORHAN YEGİN (Devamla) - Meselenin esasından, içeriğinden bihaber gibi birtakım konuşmalar oluyor. "Hiç istişare etmediniz bu kanun teklifinde." dediniz, Komisyona getirdik, hep beraber tartıştık. Mesela, Basın İlan Kurumunun ilkelerle ilgili bölümünde birçok gruptan "Ya, muğlak ifadeler var burada, bu ifadelerle yarın öbür gün farklı yorumlanabilir, farklı yerlere gidebilir." denildi. HDP Grubu da dedi, DEM Grubu da dedi.
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - HDP kalmadı.
ORHAN YEGİN (Devamla) - DEM Grubu da dedi, işte, İYİ Parti grubundaki arkadaşlar, CHP; hepsi söyledi. Biz bunun üzerine dedik ki: Ya, tamam, böyle bir kaygı varsa biz maddenin o kısmını çekelim ama Anayasa Mahkemesinin iptaliyle ilgili gelen müeyyideleri çerçeveleyen bölüm kalsın, yaptık ve biz bu eleştirileri dikkate alarak orada bir teklifte bir önerge vererek bunu yaptık.
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Ne kadar da muhalefeti ilgiye alan bir iktidar(!) Vallahi helal olsun(!)
ORHAN YEGİN (Devamla) - Bizce, belediye satışlarında taksitli satışa ilişkin ilana dair ekstra bir şey olmasına gerek yoktu metinde çünkü asıl dayanağı olan kanunda, o İhale Kanunu'nda zaten o çerçeve vardı ama arkadaşlarımız ısrarla "Bu da yer alsın." dediler, onu da getirdik, oraya yazdık. Burada işleri istişareyle hep beraber yaptık aslında, tartışarak yaptık. Çekincelerinizi dikkate alarak orada arkadaşlarımız önerge verdiler ve düzeltmeler yaptık ama...
SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Bizi günahınıza bulaştırmayın.
ORHAN YEGİN (Devamla) - "Noktasına virgülüne dokunulmadan, geldiği gibi geçiriliyor." eleştirileriyle burada olmayan bir şey maalesef söyleniyor.
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Doğru, virgülün yerleri değişiyor, bazen nokta, satır başı...
ORHAN YEGİN (Devamla) - Bilmiyorum yani hep beraber yaşadığımız bir şey, o ortam, hep beraber tanık olduğumuz bir şey sanki orada hiç olmamış gibi gelip burada konuşuluyor. Bir faydası var mı bilmiyorum böyle konuşmanın ama Allahualem var ki böyle konuşuyor arkadaşlar, bir şey diyemiyorum.
"Ticari plakaların satışıyla ilgili tanınan istisnayla sermayeyi koruyorsunuz, adaletsizlik yapıyorsunuz." denildi.
Arkadaşlar, bakın, bu usule geçecek olan yani tahsilat üzerinden belirlenecek miktara göre vergi verme sistemine geçecek olan taksiciler zaten dün basit usuldeydiler ve zaten dün onlar basit usulde iken taksilerini sattıkları zaman arada oluşan satış-alış farkından kaynaklanan marjdan bir vergi zaten ödemiyorlardı, ödemeyeceklerdi; zaten KDV'den muaftılar, istisnaydılar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
ORHAN YEGİN (Devamla) - Dolayısıyla biz burada bir kanun yapıyor, bunları basit usulden yeni usule geçmeleri için teşvik ediyoruz , bu usule geçmelerini teşvik ederken de oradaki haklarını da burada saklı tutarak geçiyoruz ama burada bize peşkeş çekme gibi şeylerden bahsediliyor.
TALAT DİNÇER (Mersin) - Plaka ağları var Orhan Bey, plaka ağları; birden fazla plakası olanlar var.
ORHAN YEGİN (Devamla) - Deprem bölgesindeki yatırımlar işlerin uzunluğundan dolayı tamamlanmamış, bu yatırımlara ilişkin KDV istisnası tanınmış, bu KDV istisnasının süresini uzatıyoruz ki deprem bölgesinde bu yatırımlar tamamlansın ama arkadaşlarımız -bizi- burada rantın arkasında durmaktan, sürekli sermaye, bir şeyleri peşkeş çekmekten bahsediyor.
Biz, söylediğiniz hiçbir şey değiliz arkadaşlar. Biz, sizin bizi itham ettiğiniz o peşkeş çekmeler, orman alanlarını talan etmeler, hiçbirinin içerisinde yokuz, hiçbir yerinde yokuz üstelik.
SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Tabii tabii, yoksunuz, olmazsınız!
SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Her yerindesiniz.
ORHAN YEGİN (Devamla) - Biz memleketin ihtiyaçlarını, biz hayatın ihtiyaçlarını, kamu kurumlarının ihtiyaçlarını...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Her yerindesiniz, her yerinde.
ORHAN YEGİN (Devamla) - ...vatandaşın ihtiyaçlarını görerek burada düzenleme yapıyoruz.
Vatana, millete, memlekete hayırlı olsun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)