GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:103
Tarih:17.06.2026

ABDURRAHMAN BAŞKAN (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime, cennet vatanımızın göz bebeği, turizmin başkenti, bereketli topraklarıyla ülkemizin tarım üssü olan Antalya'mızın karşı karşıya bulunduğu önemli bir meseleye dikkat çekmek amacıyla başlıyorum.

Antalya'mız, yalnızca ülkemizin değil dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olmasının yanında, örtü altı üretiminde ve yaş sebze ihracatında Türkiye ekonomisine büyük katkılar sunmaktadır. Her yıl milyonlarca misafiri ağırlayan şehrimiz, aynı zamanda binlerce üreticimizin emeğiyle ülkemizin gıda arzına ve ihracatına değer katmaktadır ancak son yıllarda iklim değişikliğinin etkileri şehrimizde her geçen gün daha ağır hissedilmektedir. Akdeniz havzasında yaşanan iklim değişiklikleriyle birlikte Antalya'mız âdeta tropikal iklime geçiş sürecini yaşamaktadır. Geçmişte istisnai olarak karşılaşılan hortumlar bugün daha sık meydana gelmekte ani ve şiddetli yağışlar ise özellikle denize kıyısı bulunan ilçelerimizde sele ve taşkınlara neden olarak afete varan sonuçlar doğurmaktadır. İstilacı aslan balığı ve balon balığının Antalya'mızda görülmesi de bunun kanıtıdır. İklim değişikliği artık geleceğin değil, bugünün meselesidir. Yaşadığımız her afet tedbirin ihmale tercih edilmesi gerektiğini bizlere açıkça göstermektedir. Bu noktada, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'nin çevreyi, toprağı ve suyu gelecek nesillere bırakılacak millî bir emanet olarak gören yaklaşımı bizlere önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Doğayı korumak yalnızca çevre politikası değil, vatan toprağını, üreticimizin alın terini ve milletimizin geleceğini koruma meselesidir. Genel Başkanımızın da birçok kez ifade ettiği üzere güçlü devlet anlayışı yalnızca sorunlar ortaya çıktıktan sonra müdahale eden değil, riskleri önceden gören, planlayan ve gerekli tedbirleri zamanında alan devlet anlayışıdır. Bu bakımdan çevreye ve su kaynaklarına yapılacak her yatırım aslında milletimizin geleceğine yapılan bir yatırımdır. Yaşanan bu afetler vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini tehdit ettiği gibi seralarımıza, tarım arazilerimize ve üreticilerimizin alın terine de büyük zarar vermektedir. Bir üreticimizin aylarca emek vererek yetiştirdiği ürünler birkaç saat içinde heba olabilmektedir. Üstelik meydana gelen seller yalnızca tarımsal üretimi değil, yolları, köprüleri, mahallelerimizi, turizm altyapısını ve şehir ekonomisini de olumsuz etkilemektedir. Bunun ekonomik maliyeti kadar sosyal maliyeti de oldukça yüksektir. Bu nedenle yapılması gereken yalnızca afet sonrasında yaraları sarmak değil, afetleri önleyici yatırımları hızlandırmaktadır. Bu kapsamda Devlet Su İşleri tarafından ihalesi yapılmış olmasına rağmen ödenek tahsisi bekleyen projelerin gerekli kaynaklara kavuşturularak bir an önce hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. İhalesi tamamlanmış projelere ise hızla kaynak aktarılarak hayata geçirilmesi ise elzemdir. Afet sonrası üreticilerimizin yaralarının sarılması adına TARSİM ödemelerinin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesinden dolayı Tarım ve Orman Bakanlığımıza buradan teşekkür ediyorum. Bakanlığımızdan beklentimiz ise Devlet Su İşleri tarafından yürütülen projelere ilişkin ödeneklerin ivedilikle serbest bırakılarak çalışmaların hızlandırılmasıdır. Bunun yanında dere ıslah çalışmalarının hızlandırılması ve taşkın riski taşıyan bölgelerde gerekli altyapı yatırımlarının vakit kaybetmeden tamamlanması artık bir tercih değil bir zorunluluktur. Özellikle Kemer, Aksu, Serik, Manavgat, Kumluca, Demre, Finike ve Alanya gibi tarımsal üretimin yoğun olduğu kıyı bölgelerimizde dere yataklarının ıslah edilmesi ve taşkın koruma projelerinin tamamlanması vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır. Bizler inanıyoruz ki önleyici kamu yatırımları bir maliyet değil milletimizin huzuruna, güvenliğine ve refahına yapılmış stratejik yatırımlardır. Antalya'mızın sesi olmak ve üreticimizin emeğine sahip çıkmak ve gelecek nesillere daha güvenli bir şehir bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Genel Kurulu saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (MHP, AK PARTİ ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)