GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:103
Tarih:17.06.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA SIRRI SAKİK (Ağrı) - Sayın Başkan, sevgili milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Ekranları başında bizi izleyen, sürgünde ve zindanda olan bütün arkadaşlarımıza selamlar ve sevgiler.

Ülkeyi bir ahtapot gibi kuşatan çeteler, tefeciler ve mafyayla ilgili söz almış bulunmaktayım. Böyle bir önergemiz var. Bu ülkeyi öyle bir hâle getirdiniz ki her sabah ekranlarda görüyoruz siyasetçiler kaçakçılık yapıyor buradan, buradan; yargıçlar, savcılar, avukatlar çetelerle iç içe, mafyayla iç içe. Bu sabah bir grup avukat uyuşturucudan dolayı gözaltına alındı. Şimdi, ülke bu hâlde, nereye el atsanız elinizde kalıyor. Bu Meclisin günahı o kadar çok ki bu çeteleri, bu mafyaları bu hâle getiren bu Meclistir. Bu Meclis çete ve mafyalar için özel yasalar çıkardı. O çete ve mafyaları alıp getirip burada a protokolü yaptılar, VIP protokolü yaptılar siz de el kaldırdınız. Valla geçmişte hepimize cezalar verilirken örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım ve yataklık diye cezalar veriliyordu aslına bu yasaları çıkaran bütün milletvekillerine böylesi bir ceza verilmesi lazım. İşte, gençler o mafyalara, o çetelere özenmeye başladılar çünkü o çete ve mafyalar hiçbir iş yapmadan yatlarda, katlarda hiçbir vergi vermeden Türkiye'nin en elit kesimleridir, en bohem yaşamı onlar sürdürürler ve yoksul Anadolu çocukları, Kürtler ve Türklerin çocukları bunlara özenir. Bu çocukların bir eğitimi yok, bir geleceği yok, bir sağlığı yok. Sizin döneminizde ciddi şekilde köşeyi dönme, herkes, savcınız da öyle davranıyor, hâkim de öyle davranıyor, polis de öyle davranıyor ve böylesi bir iklim yarattınız. Bu topraklarda 5 milyon genç evden çıkmıyor, iş talep de etmiyor çünkü talep ettiği bir işi bulamıyor; ülke böylesi bir felakette. Esnaf, sanatkâr; o kadar başı darda ki gidiyor, Ziraat Bankasına başvuruda bulunuluyor, kredi alamıyor. Çare ne, ne yapacak? Tefecinin eline düşüyor, tefeciye gidiyor. Tefeciye elini kaptıran kolunu, bedenini kaptırıyor. Malı, mülkü ne varsa hepsi tek tek gidiyor ve sanatkârlar, hepsi aynı şekilde bunların elinde mağdur oluyor. Bakın, Çanakkale'de su tesisatçısı İsmail Çakmak, tefecilerin eline düşüyor. Bir türlü baş edemediği için eve gidiyor, evde eşi 8 yaşındaki çocuğunu öldürüyor ve sonra intihar ediyor. Bu Parlamentonun, bu ülkenin ayıbı değil mi? Buna benzer binlerce olaya tanıklık ettik. Sevgili arkadaşlar, özellikle Türkiye'nin dört bir tarafını tefeciler kuşatmış. İstanbul'da da var ama özellikle buradan itiraf ediyorum, Kürt coğrafyasında daha çok var. Ağrı da var, Van'da var, Diyarbakır'da var ve Diyarbakır'da son bir ay içinde 30-40 yer kurşunlandı, bundan savcıların da haberi var. Bir çete gidip kurşunluyor, ikinci çete geliyor "Onlar 8 milyon istemişse biz 4 milyon lirayla sizi kollarız, koruruz." Ülkeyi bu hâle getirdiniz.

Şimdi, ben söylüyorum, buradan çağrımdır: Diyarbakır'daki bütün sivil toplum örgütleri -biz parti olarak zaten bu öncülüğü yapıyoruz- sivil toplum örgütleri, diğer siyasi partiler, meslek kuruluşları, hepiniz bu çetelere, bu mafyalara karşı bir birlik oluşturun. Diyarbakır kenti bir kadim kenttir. Diyarbakır kenti zora, zulme direnen bir kenttir. Diyarbakır zindanları tarihe ışık tutmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

SIRRI SAKİK (Devamla) - Teşekkür ediyorum.

Diyarbakır surları tarihe ışık tutmuştur, şairlerin esinlenip oralardan şiirler yazdığı bir kenttir. Diyarbakır halkı faili meçhullere meydan okumuştur, Diyarbakır halkı Hizbulkontra'ya meydan okumuştur. Buradan Diyarbakır halkına çağrımızdır: Siz, çocuklarınızı bu çetecilerin elinden kurtarın. Biz sizin yanı başınızda olacağız. Diyarbakır'a yakışır bir duruşu hep birlikte sergileyelim. Bu çeteye, mafyaya karşı aslında Parlamentonun ve bu topraklarda yaşayan herkesin bir tarihî sorumluluğu vardır. Çetelere yol vermeyin, gelin, hukukun ve huzurun ülkesini birlikte kuralım diyor, yüce Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)