| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 103 |
| Tarih: | 17.06.2026 |
TURAN YALDIR (Aksaray) - Değerli milletvekilleri, İYİ Parti Grubum adına söz almış bulunuyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ülkemiz, yanlış politikalar ve liyakatten uzak yönetim anlayışıyla yatırımların kaçış noktası hâline gelmiştir. Yüz binlerce insanımızın çalıştığı tekstil sektörünü Mısır'a, Volkswagen'i Slovakya'ya, son olarak BYD'yi ise Macaristan'a kaptırdık. BYD'ye, yatırım yapacak diye kapılar sonuna kadar açıldı, gümrük avantajı verildi, vergi kolaylığı sağlandı. "25 bin kişi çalıştıracağız." vaadiyle ülkemiz 850 milyon dolar vergi kaybına uğradı. Bu kıyaklarla BYD Türkiye'de 60 bine yakın araç sattı ve ne oldu biliyor musunuz? BYD malum sebeplerle Türkiye'yi değil, Macaristan'ı tercih etti; bununla da bitmedi, bu kıyak düzen neticesinde yerli ve millî arabamız TOGG'un satışları da dip yaptı.
Şimdi sayın milletvekillerinin nezdinde Hükûmete sormak isterim: Bu ülkenin sanayisini nasıl kalkındıracağız? Bu milletin heba edilen vergisinin hesabını kim verecek? İç yatırımcı hâlinden mutlu değil ki dış yatırımcı Türkiye'yi nasıl tercih edecek? Hoş, böyle bir çabanın olmadığı da zaten aşikâr. Yatırım sürecinin sadece protokol imzalamakla, fotoğraf vermekle ve vaat açıklamakla yürümediğini bir kez daha görmüş olduk. Yatırım süreci şeffaf, bağlayıcı ve kamu menfaatlerini önceleyen bir devlet aklıyla yönetilmelidir.
Değerli milletvekilleri, sizlere vize talebi olan vatandaşlarımızın feryadını dile getirmek istiyorum. Vize bekleyen vatandaşlarımızın bizi kıskanan Avrupa'nın kapısında nasıl paspas edildiğini, parasının ve zamanının nasıl gasbedildiğini, millî itibarın nasıl zedelendiğini ve vize randevu sahtekârlığının hangi boyutlara çıktığını ifade etmek istiyorum; Çin'den sonra en çok Schengen vize başvurusu yapan 2'nci ülke olduğumuz gerçeğini sizlerle paylaşmak istiyorum. Eskiden vatandaş "Vize çıkar mı?" diye düşünürdü; şimdi ise randevu almak için gece yarıları ekran başında nöbet tutuyor, sistem "Yer yok." diyor; ne hikmetse, aynı randevu biraz sonra aracı kurumlar vesilesiyle, para karşılığı satılıyor. Demek ki vatandaşa "Yok." denilen randevu parayı görünce anında açılıyor. "Parayı veren düdüğü çalar." diyerek vize için aracı kurumlara verilen miktar yaklaşık 750 milyon dolar. İktidar, eline geçen her fırsatta "Türkiye Yüzyılı" diyor ama her alanda olduğu gibi vize alamamakta randevu kepazeliği de ortadadır. Peki, sorarım size: "Türkiye Yüzyılı" olarak adlandırdığınız bu düzende vatandaşımız neden Avrupa kapılarında randevu dileniyor? Bir ülkenin itibarı sloganlarla değil, pasaportuna gösterilen muameleyle ölçülür. Çiğnenen sadece Türk pasaportunun itibarı değil, aynı zamanda Türk insanının onurudur.
Değerli milletvekilleri, son altmış beş yılın en bereketli yağış dönemini yaşadığımız bu yıl çiftçimizin yüzü tam gülecekken açıklanan hububat fiyatları üreticimizin hevesini kursağında bıraktı. "Gümüşü ve altını olanlar ineği, koyunu ve arpası olanların kapısında bekler." demiş Sümerler. Türkiye'de ise tarım politikasızlığı, yüksek girdi maliyetleri, su kısıtı, dolu, don ve daha nice sorunlar ne yazık ki üreticimizin burnunu kanatmaktadır. Açıklanan fiyat artışı arpada yüzde 15, buğdayda ise yüzde 22 seviyesinde kalırken, gübre yüzde 48, motorin yüzde 45, elektrik yüzde 25, işçilik yüzde 50 zamlanmıştır. Bu fiyatlar çiftçiye "Üretme." ve dahası "Git şehirde maaşlı bir işte çalış." demektir. Borcu paçasından akan çiftçiye bu yükü reva görmek destek değil, çaresizliğe mahkûm etmektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
TURAN YALDIR (Devamla) - Nasıl bir tarım politikasıdır ki çiftçi üretirken zarar ediyor, vatandaş tüketirken pahalıya mahkûm oluyor. Tüm olumsuzluklara bağışıklık kazanan çiftçimizi üretimden koparan bu anlayış acilen terk edilmelidir. TMO taban fiyatına kilogram başına en az 2 TL ilave artış yapmalı, desteklemeler, geçen yıl olduğu gibi hasattan dokuz ay sonra değil, tohum tarlaya ulaşmadan verilmeli ve yine, desteklemeler daha gerçekçi ve anlaşılır olmalıdır. Çiftçimizi gerçekten yaşatmak istiyorsanız sulama projeleri de bir an önce hayata geçirilmelidir.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)