| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 104 |
| Tarih: | 18.06.2026 |
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Saygıdeğer milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Şu yüce çatının altında müteaddit defalar kadın cinayetleri konuşuldu. Birçok şey söylendi, birçok şey tartışıldı, eleştirildi fakat maalesef her geçen gün kadın cinayetleri konusunda Türkiye'nin karnesi kötüleşmeye devam etti ve iktidar hâlâ bu meseleye olması gerektiği gibi bakıp önlem almıyor, tedbir almıyor, adım atmıyor.
Rakamları çıkarttım, Meclis kayıtlarına girmesi açısından paylaşmak istiyorum: 2026 Ocak ayında 22 kadın öldürüldü, 14 kadın şüpheli bir şekilde hayata veda etti; 2026 Şubat ayında 23 kadın öldürüldü, 29 kadın şüpheli bir şekilde hayata veda etti; 26 Mart, 31 kadın öldürüldü, 33 kadın şüpheli bir şekilde maalesef hayatını kaybetti; 26 Nisan 26 kadın öldürüldü, 23 kadın yine hayata veda etti şüpheli bir şekilde. Keza, Mayıs ayında 16 kadın öldürüldü, 23 kadın da şüpheli ölüme kurban gitti. Allah aşkına arkadaşlar, kadının ikinci sınıf vatandaş görüldüğü, kadın haklarının ihmal edildiği, ihlal edildiği bir ülkeyi hak ediyor muyuz biz? Bu manzara, bu tablo, bu rakamlar sadece bir rakamdan ibaret değil, her biri giden bir can. Bu kadın cinayetleri konusunda iktidarın daha ciddi yaklaşması, daha ciddi önlemler alması gerektiğini bir kere daha İYİ Parti Grubu adına hatırlatmak istiyorum.
Kadınlarımızdan polislerimize geçeceğim müsaadenizle. Bakın, Ocak ayı başında Sayın Şenol Sunat Manisa Milletvekilimiz polis intiharlarıyla ilgili vahim tabloları gündeme getirdi ve partimiz adına bir değerlendirme yaptı, araştırma önergesi verdik, dedik ki: "Polis cinayetleri önlenemiyor. Sebepleri var. Gelin araştıralım, üzerine gidelim." "Gerek yok." dediniz. Ne olur, ciddiye alın bu önerilerimizi. Bu kadar önemli bir meselede "Gerek yok, araştırmayalım." dediniz, iktidarın kalkan elleriyle polis intiharları meselesi rafa kaldırıldı. Bakın, değerli arkadaşlar, 2024 yılında tam 73 polisimiz intihar etmiş, korkunç bir rakamdan bahsediyoruz. 2025 yılında tam 93 polisimiz intihar etmiş, neredeyse bir ordu. Yine, 2026'nın başından beri bugün en son bir intihar vakası var ne yazık ki toplam 44 polis kardeşimiz intihar etmiş, hayatla bağını koparmış. Baktım, bugün gelirken, Amerika Birleşik Devletleri İran savaşında kaç tane asker kaybetmiş diye. Bu kadar büyük savaş, dünya haftalarca konuştu, Amerika 15 askerini kaybetmiş. Bizim yılbaşından beri kaybettiğimiz intiharlarda hayata veda eden polis kardeşimizin sayısı 44. Son günlerde inanılmaz bir artış söz konusu. 9 Haziranda, 11 Haziranda, 13, 14, bir daha 14, 16, 17 Haziranda, son bir haftada 7 polisimiz hayata veda etti. Son on günde 9 polisimiz maalesef intihar etti. Bu konuyu ciddiye alalım, biliyoruz sorunlarını; maaş problemleri var, mobing problemleri var, ailevi problemleri var, kurumsal problemler var. Efendim, ek çalışmalarına karşılık alamama gibi problemleri var, birçok problemleri var, araştırmıyorsunuz, üstünde durmuyorsunuz, biz burada konuşunca ciddiye almıyorsunuz ama maalesef bu sorunlar devam edip gidiyor. Polis kardeşlerimizin içinde bulunduğu durumla ilgili bu vahim tabloya Allah aşkına kayıtsız kalmayın.
Bir başka konu, vize meselesi. Haftalarca konuşuldu. Vize çeteleri var bu ülkede. Ne yazık ki insanlar vize firmaları aracılığıyla vize randevusu alamıyorlar. Zaten Avrupa Birliği giderek artan bir oranda vize başvurularını reddediyor, Türk vatandaşların başvurularını ciddiye almıyor ve reddediyor. Giderek artan oranlarla yüzde 15'lere vardı fakat randevu bulmak mümkün değil. Maalesef bu randevular randevu çeteleri tarafından ele geçirilmiş ve bunlar bot hesaplarla, ele geçirilen bu yapılarla randevular alınıyor ve yüksek paralarla maalesef vize randevuları vatandaşlara satılıyor. Geçtiğimiz günlerde danışmanım "Bir Avrupa vizesi almak istiyorum." dedi. Müracaat et bakalım dedim. Hiçbir yerde vize randevusu bulamadı. Ondan sonra, başladı çetelerle yazışmaya, bütün yazışmalar burada. İlgi duyan herkese verebilirim. Çetelerin telefonları burada. "400 olmaz, 500." "Hadi 500 olmaz, 350, 450." Pazarlık yapıyorlar. Vize çeteleri Meclisteki danışmanlara vize verebilmek için pazarlık yapıyorlar. Normalde 90-95 euroya alınan vize randevularını 500-600 eurolara inanılmaz paralarla satıyorlar. Zaten bu sayede kaybedilmiş inanılmaz bir bütçe var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Yanı sıra, bu çetelere de aktarılan paralar ve bütçeler korkunç. Bu konuyu da lütfen iktidar ciddiye alsın diyoruz.
Bir başka konu, haftalardır yaşanan fiyat artışlarıyla ilgili tartışmalar ve beyaz et sektörüne nihayet tayin edilmiş olan kayyumlar. Burada araştırma önergesi verdik iki gün önce, dedik ki beyaz et sektörüne kayyum atadınız, civcivlerden çete türettiniz, tavuklardan organize suç örgütü türettiniz ve üstüne çullandınız ve bu sayede düşündünüz ve inandınız ki beyaz et fiyatları düşecek. Yapmayın dedik. Eğer hakikaten bir örgütlü suç içerisine girdilerse bunun muhatabı Ticaret Bakanlığıdır ve Rekabet Kurumudur. "Hayır." dediniz çünkü popülist bir yaklaşımla hareket ediyorsunuz, bu şirketlerin üzerine çullandınız. Şimdi bölgeden -ki bu şirketlerin 3 tanesi benim seçim bölgemde- inanılmaz şikâyetler alıyorum. Nereden biliyor musunuz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bakın, bu sabah bir tanesi: "Vekilim, biz bu firmalara tavuk üretiyoruz, civciv alıyoruz, onları büyütüyoruz, yetiştiriyoruz, fason üretiyoruz ve ne yazık ki bu atamalar yapıldıktan sonra, kayyum gönderildikten sonra firmalar bizim paralarımızı ödememeye başladılar. Biz de çalışanlarımıza para ödeyemiyoruz." Ya, Allah aşkına, siz koskoca memleketi böyle mi yöneteceksiniz? Çöktünüz şirketlerin üzerine. Efendim, atadığınız kayyumlar şu anda fason üretim yapan çiftliklerin, oradaki kümeslerin parasını ödemiyor ve bu şekilde ekonomiyi idare edeceksiniz; öyle mi? Bir an önce bundan vazgeçin. Zaten sizin ne kadar haksız olduğunuz ortaya çıktı. Ya pişman oldunuz, gördüğünüz hatanın farkına vardınız veyahut da hâlâ bu ülkede kalan adalet kırıntısıyla bu sizin atamış olduğunuz kayyumlara itiraz edildi ve 13 şirketten 7 tanesinin şu anda kayyumu iptal edildi, umuyorum diğerleri de iptal edilir ve bu yaşanan süreçten ders alırsınız ve bir daha bu tür uygulamalar yapmazsınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitireceğim Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Son olarak, dün söyledim, Et ve Süt Kurumunun yapmış olduğu zamlardan bahsettim, inanılmaz fiyat artışlarından bahsettim; bugün de bir başka kuruma sizden kayyum isteyeceğim, TÜRKŞEKER'e kayyum isteyeceğim. Geçtiğimiz günlerde TÜRKŞEKER fiyatlarına yüzde 11 zam yaptı, bir daha söylüyorum, yüzde 11 zam yaptı. Adalet Bakanı duysun bunu, "Yüzde 11 de zam olur mu?" deyip bana göre TÜRKŞEKER'e bir baskın düzenlemesi lazım ve oraya kayyum ataması lazım. Neyse, yapmadılar, problem değil fakat TÜRKŞEKER bu zammı yapmadan bir gün önce tam 100 bin ton şeker sattı birilerine, 100 bin ton, 2 tane firmaya 100 bin ton şeker sattı. O 2 tane firmanın kimler olduğunu bütün kamuoyu biliyor fakat öyle bir rakamdan şeker sattı ki normalde 1.588 liradan sattı o zaman ama yapmış olduğu zam 1.925 liraydı yani yapmış olduğu zammın çok altında 100 bin ton şeker sattı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitireceğim Sayın Başkanım, Meclis kayıtlarına geçmesi lazım bu rakamların.
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - 30 bin tonluk şekeri, 1.925 liraya çıkarttığı şekeri 1.588 liraya sattı; efendim, geri kalan 70 bin tonunu da altmış ay vadeyle, yine 1.925 lira olan şekeri 1.850 liraya sattı. Şimdi, ucuz fiyata sattığı şekerle devleti ve aziz Türk milletini tam 307 milyon lira zarara uğrattılar ve altı ay vadeyle sattıkları için de 500 milyon lira da oradan zarar ettirdiler. Açıkçası, 807 milyon lira -bütün hesapları burada- TÜRKŞEKER bu aziz Türk milletine ve vergi ödeyen vatandaşlarımıza zarar ettirdi. Buradan açıkça Sayın Erdoğan'a sesleniyorum, Tarım Bakanına sesleniyorum; hâlâ, hâlâ kayyum atama cesareti varsa Adalet Bakanına sesleniyorum: Bu kepazeliğe, bu rant ve talan düzenine son verin, bu soygun düzenine son verin; millet fakruzaruret içerisinde, açlık içerisinde, bunlardan haberdar olun; eline geçirdiğiniz devlet gücüyle birilerinin semirmesine ve zengin olmasına müsaade etmeyin diyorum.
Teşekkür ediyorum.