GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:113
Tarih:22.07.2026

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Kıymetli milletvekilleri ve ekranları başında bizleri takip eden yüce Türk milleti; Ankara'da eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğrayan TUSAŞ'a ait helikopterde bulunan pilot emekli Albay Yasa Özden Bakkal'a Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyoruz.

Sevgili gençler, YKS sonuçları açıklandı, şimdi sıra hayallerinize giden yolu seçmekte. Tercihlerinizi yaparken sadece puanınıza değil bilginize, yeteneklerinize ve gönlünüzden geçen geleceğe kulak verin çünkü insan en güzel hikâyeyi severek yürüdüğü yolda yazar. Bugüne kadar verdiğiniz emek için sizleri gönülden tebrik ediyorum; sonuçlarınızın sizler ve kıymetli ailelerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Kıymetli milletvekilleri, yüz yedi yıl önce, 23 Temmuzda Erzurum'da yakılan hürriyet meşalesi ve seksen yedi yıl önce Hatay'da Akdeniz'in dalgalarına vurulan ebedî Türk mührü hem şanlı bir direnişin hem de muazzam bir kavuşmanın aynı günde tecelli etmesi, milletimizin kaderindeki o ilahî tevafukun bize göre en güzel nişanelerinden biridir. Yıl 1919, ateşten günlerden geçiyoruz; dört bir yanımız sarılmış, ordularımız dağıtılmış, tersanelerimize girilmiş, payitahtın semalarında düşman tayyareleri geziyor, yedi düvelin leş kargaları asırlık Türk çınarını devirmek için, bu necip milleti Anadolu bozkırlarında boğmak için pusuda bekliyor. Teslimiyet fısıltıları saray koridorlarında yankılanırken gaflet ve dalalet içindeki bazıları kurtuluşu başka devletlerin himayesinde, o utanç verici manda garabetinde arıyor fakat onlar bu milletin damarlarındaki o asil kanı, Türk milletinin esareti elinin tersiyle iten o hürriyet sevdalısı meşrebini hesaba katmadılar. Erzurum'un keskin, sert ayazında, yokluk ve imkânsızlıklar içinde toplananlar sadece birer delege değildi, onlar uçurumun kenarındaki bir milletin son kalesi, son umudu, o günlerde Kürşad'ın 40 çerisiydi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, Erzurum'dan tüm dünyaya, küresel emperyalizmin suratına tarihî bir şamar gibi inen şu ilahî hükmü haykırdılar: "Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, asla parçalanamaz." Alınan kararlar sıradan bir siyasi bildiri değildir. Bu kararlar idam fermanı boynuna asılmış bir milletin hücresini parçalayıp darağacını tekmelemesidir. Erzurum Kongresi Türk milliyetçilerinin müdafaası, teslimiyete karşı direnişin işaretidir. "Ya istiklal ya ölüm." diyen o sarsılmaz beka şuurunun ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Aradan tam yirmi yıl geçer, tarih 1939, cumhuriyet kurulmuş, düşman denize dökülmüş, sınırlar çizilmiştir ancak ecdat yadigârı bir parça vatan güneyde boynu bükük kalmıştır; Hatay esirdir, Hatay mahzundur. Bir lider düşünün ki bedeni hasta iken nefes almakta dahi zorlanırken vatan derdiyle yansın. "Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde esir kalamaz." diyerek doktorlarının tavsiyelerini, istirahat uyarılarını elinin tersiyle itip güney sınırlarına inerek askerî denetlemeler yapsın ve tüm dünyaya meydan okusun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Benim şahsi meselemdir." diyerek masaya yumruğunu vurduğu o eşsiz diplomatik deha ve tavizsiz millî duruş Hatay'ı ana vatanın şefkatli kollarına kavuşturmuştur. 23 Temmuz 1939 Hatay'ın sadece haritamıza değil, Türk'ün yenilmez ve bükülmez yüreğine nakşedildiği, Misakımillî'nin taçlandığı o kutlu vuslatın tarihidir. Hatay Türkiye Cumhuriyeti'nin göğsüne taktığı bağımsızlık nişanesidir. Bugün o şanlı maziye bakıp sadece gururlanmakla yetinmeyeceğiz, o ruhu günümüzün jeopolitik fırtınaları içinde bir kalkan gibi kuşanmak, bir kılıç gibi bilemek zorundayız. Erzurum'un iradesi bitmedi, Hatay'ın vatan aşkı tükenmedi; biz buradayız, kutlu vatan nöbetinin başındayız. Bu vatanın tek bir çakıl taşı, tek bir avuç toprağı dahi hiçbir pazarlığın, hiçbir kirli ittifakın ve hiçbir küresel senaryonun konusu yapılamaz. Vatan toprağına nifak tohumu ekmeye kalkanlar Türk devletinin kadife eldiven içindeki demir yumruğunu her daim hissedeceklerdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Dün Erzurum'da şahlanan o millî karakter bugün Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonuyla Kızılelmaya doğru kutlu ve durdurulamaz bir yürüyüştedir. Göklerde süzülen millî uçaklarımızla, denizleri yaran millî gemilerimizle, savunma sanayiinde destan yazan çelik irademizle yepyeni bir çağın kapılarını aralıyoruz. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında sadece sınırlarını koruyan değil diplomaside kural koyan, bölgesinde mutlak lider, Türk dünyasının hamisi ve dünyada söz sahibi tam bağımsız lider ülke Türkiye idealini tuğla tuğla inşa ediyoruz. Bu sarsılmaz inanç, bu bitmez tükenmez sevdayla cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Erzurum Kongresi'nin tavizsiz delegelerini, bu vatan için toprağa düşen, bayraklaşan tüm aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve dualarla anıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Sözlerime son verirken yedi düvele, duymak isteyenlere, kulağını tıkayanlara bir kez daha gür bir sesle ilan ediyorum: Vatan bütündür bölünemez diyor, bu duygu ve düşüncelerle yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum.