| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 113 |
| Tarih: | 22.07.2026 |
ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Çok değerli milletvekilleri, ben de hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Aziz milletimize Gazi Meclisten hürmetlerimizi arz ediyorum.
Öncelikle, bugün Ankara'da eğitim uçuşu esnasında TUSAŞ'ımıza ait helikopterin bir kaza kırımı sonucu helikopterde bulunan emekli Albay Yasa Özden Bakkal'ın vefat ettiğini teessürle öğrendik. Emekli albayımıza Allah'tan rahmet diliyorum, ailesine ve tüm çalışma arkadaşlarına da başsağlığı dileklerimizi iletiyorum. Yine, aynı kazada Hava Kuvvetleri personelimiz Binbaşı Bilgehan Kurtoğlu'na da Cenab-ı Allah'tan acil şifalar diliyorum. Başımız sağ olsun.
Çok değerli Başkanım, çok değerli milletvekilleri; Türkiye Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli ve stratejik kararlılığı neticesinde ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin çok önemli çağrılarıyla başlayan terörsüz Türkiye sürecini çok güçlü bir şekilde gündemine almış durumdadır. Özellikle bu çağrılarla birlikte, milletimizin ortak kanaatiyle, milletimizin ortak mutabakatıyla ortaya konan bu yaklaşım Türkiye Yüzyılı açısından çok önemli bir millet projesidir, çok önemli bir siyasal aklı, çok önemli bir devlet aklını, daha da önemlisi bir milletin ferasetiyle ortaya konan bir vizyonu burada ifade etmektedir. Türkiye elli yıllık bir terör prangasından, kamburundan kurtulmak üzeredir. Türkiye'yi, vatandaşlarımızı hem ekonomik hem psikolojik hem birçok yönüyle etkileyen, annelerin gözyaşıyla ıslandığı tarihî hadiseleri yaşadığımız bu dönemden artık annelerin ağlamayacağı, Türkiye'nin terörden tamamen kurtulacağı, bölgenin terörden tamamen arınacağı bir döneme evrilme aşamasındayız.
Gazi Meclisimizde önemli bir süreç gerçekleşti, kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuyla tüm partiler orada görüşlerini ortaya koyarak bir çerçeve, bir politika ve yol rehberi ortaya koydular; elbette karşı çıkanlar, itirazlarını, eleştirilerini yapanlar da oldu. Tüm bu görüşlerin hepsi değerlidir, hepsi ülkemiz adına elbette çok kıymetlidir, çok önemli bir yol ve mesafe katedilmiştir. Gelinen bu noktada, Türkiye'nin geleceğine yönelik bu çalışmaya Cumhur İttifakı olarak her türlü desteği ortaya koyarak biz yolumuza devam ediyoruz. Kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi daha da güçlendirecek bu projenin ve bu çalışmaların ülkemizi daha da güçlendireceğine inanıyoruz. En önemli konu toplumsal rızayı ortaya koymaktadır, en önemli konu bu toplumsal rıza ve mutabakatı siyasal mutabakatla taçlandırmaktır. Bugün Meclis Başkanımızın da yapmış olduğu liderler ziyaretinde... Az önce İYİ Parti Genel Başkanı ve değerli heyetini, yine, bugün diğer partileri, şimdi de bizim AK PARTİ olarak değerli heyetimizi kabul etmekteler. Meclis Başkanımızın da ortaya koyduğu tüm partilerin müşterek bir şekilde bu meseleyi gündemine alması konusundaki çabaları da ayrıca takdire şayandır. Buradan şunu ifade etmek istiyorum: Ülkemizin ortak meselesi yani acılar ve gözyaşları bir partinin, bir kesimin değil ülkemizin, 86 milyonun acısıdır; sevinci, ülkemizin, 86 milyonun ortak sevincidir. Gelin, acıları değil sevinçleri artıracak bir süreçte hep birlikte taşın altına elimizi koyalım. Sadece bir partinin, Cumhur İttifakı'nın değil toplumun bu ortak meselesinde toplumun tüm kesimlerinin yer aldığı Gazi Meclisin ortak çalışmasıyla, mutabakatıyla daha güçlü bir neticeye ulaşması elbette mümkündür.
Değerli arkadaşlar, ülkemiz bir prangadan daha kurtulmak üzeredir. Bölgemizdeki gelişmelere bakalım, İran, ABD, İsrail çatışmalarına bakalım; bölgedeki tüm konjonktüre bakıldığında da bölgenin terörden arınması ve güvenli barış limanı olması adına bu projenin gerçekleşmesi, başarıya ulaşması çok hayati derecededir, hayati önemdedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Türkiye özellikle tüm bu süreçte bölgesel konjonktür, yaşanan tüm gelişmeler de terörsüz bir bölgeyi ilzam etmektedir, terörsüz bir bölgeyi zaruri olarak, bir tercih olarak ortaya koymaktadır. Türkiye'nin tutumu Suriye'de, Irak'ta, İran'da yeryüzünün neresinde bir Kürt kardeşimiz varsa Türkiye Cumhuriyeti onların yanında olmaya devam etmektedir, onların hem kültürel hakları hem varlıkları hem her türlü statüleriyle ilgili varoluşlarında Türkiye kardeşlerinin yanında güçlü bir şekilde olmaya devam etmektedir. Bunu tekrar hatırlatmak isterim ki Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Suriye'de eski rejim zamanında da Kürtlere, Kürt kardeşlerimize bir kimliği dahi verilmeyen anlayışa "Onlar bizim kardeşimizdir, onları tanımanız gerekir." diye her zaman Türkiye'nin tutumunu ortaya koyan, Kürt kardeşlerimizin yanında yer alan bir tutumu ortaya koydu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Bugün de biz bölgemizde yaşayan tüm Kürt kardeşlerimizin en büyük kardeşi yanı başlarına baktıklarında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı, başlarını kaldırdıklarında Türkiye'yi her zaman yanlarında göreceklerdir, bundan müsterih olsunlar. Biz bir ve beraber olarak bölgemizde Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla tüm bölgenin ana unsurlarının daha da güçlü bir şekilde bir arada olmasını çok önemsiyoruz.
Türkiye'de de herkesin birinci sınıf eşit vatandaş olarak hayatını sürdürdüğü ve bu konuda kimsenin kendisini ikinci sınıf vatandaş hissetmediği bir demokratik, bir sosyolojik ve politik tüm adımları da nasıl şimdiye kadar attıysak bundan sonra da atma kararlılığındayız. Dışarıdaki tüm bu fırtınalara, tüm meydan okumalara, sınamalara karşı Türkiye'nin çok güçlü bir şekilde olabilmesinin, kalabilmesinin, bu fırtınalara karşı dimdik kalabilmesinin en büyük yolu iç cephesini güçlendirmektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son dakika Sayın Gül.
Buyurun.
ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Bizim, artık, yaşadığımız bu kadar tecrübeden sonra, Türk'üyle, Kürt'üyle, Alevi'siyle, Sünni'siyle hiçbir ayırımcılık yapmadan kardeşliğimizi bütünleştirmekten, güçlendirmekten başka hiçbir yolumuz yoktur; Terörsüz Türkiye de işte bu projenin adıdır. Elbette, devamında da gerçekleştirilecek demokratik adımlarla -ki Komisyon raporunda da yer aldı- Türkiye'nin demokrasisini daha da güçlendirecek adımları toplumsal ve siyasal mutabakatla yine atacağız, Türkiye'nin önü daha da güçlü olacak. Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge demek; güçlü Türkiye, daha güçlü demokrasimizle Türkiye yoluna emin adımlarla ilerleyecek diyorum.
Cumhurbaşkanımızın bu konudaki kararlılığıyla, Sayın Devlet Bahçeli'nin bu konudaki destekleriyle ve diğer siyasi partilerin, milletimizin desteğiyle Türkiye'nin, ay yıldızlı bayrağın yolu açıktır diyorum; Genel Kurulu, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Sayın Temelli, buyurun.
SEZAİ TEMELLİ (Muş) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Evet, bir kardeşlik hukuku var, buna kimse itiraz etmiyor, olmalıdır; binlerce yıldır, bin yılı aşkın bir süredir var. Hani, hep Malazgirt göndermesi var ya, daha öncesinden de var, bu ayrı bir şey. Aslolan bunun hukukudur, bunun hukukunu var etmektir, bir eşitlik anlayışıyla bunun hukukunu hayata geçirmektir. Şimdi, tam da o eşikteyiz; bir arada yaşamak, ortak vatanda demokratik cumhuriyeti var etmek ancak eşit yurttaşların eşit haklarıyla var olabilir. O yüzden, biz herkesin hassasiyetini anlıyoruz ve bu ortak dünyayı ancak birlikte var edebiliriz.
Teşekkür ederim.