GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:113
Tarih:22.07.2026

MHP GRUBU ADINA MUSTAFA KALAYCI (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri ve aziz milletimizi hürmetle selamlıyorum.

22 kanun ve 2 kanun hükmünde kararnamede değişiklikler içeren kanun teklifiyle çeşitli konulara yönelik düzenlemeler yapılmaktadır. Kanun teklifi ile nükleer enerji santrali yatırımlarına kapsamlı vergi teşvikleri getirilmektedir. Buna göre nükleer enerji santrali yatırımları kapsamında düzenlenen kağıtlar damga vergisinden istisna tutulmakta, 31 Aralık 2045 tarihine kadar uygulanmak üzere katma değer vergisi iadesi öngörülmekte, makine ve teçhizat yatırımları KDV'den istisna edilmekte ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nda örtülü sermayeye ilişkin yüzde 50 oranının yüzde 25 uygulanması düzenlenmekte ve Cumhurbaşkanına süreyi beş yıl uzatma yetkisi verilmektedir. Esasen teşvik belgeli tüm yatırımlara KDV istisnası, gümrük muafiyeti, vergi indirimi, sigorta prim desteği, faiz veya kâr payı desteği ve arsa tahsisi gibi teşvikler verilmektedir. Yapılan düzenlemelerle Türkiye'nin 2050 yılına kadar 20 bin megavat nükleer kapasiteye ulaşması hedefi doğrultusunda uzun yatırım süresi ve yüksek finansman gerektiren nükleer enerji santrali yatırımlarının daha kapsamlı ve uzun süreli teşvik sağlanarak ülkemize çekilmesi amaçlanmaktadır. Yaklaşık 5 bin megavat gücündeki Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin birinci ünitesinden bu yılın sonuna kadar elektrik üretilmesi, diğer ünitelerin ise 2028 yılı sonuna kadar devreye alınması hedeflenmektedir. Bu santralin tamamlanmasıyla yıllık 4 milyar dolarlık doğal gaz ithalatına ihtiyaç kalmayacaktır. Toplam 10 bin megavatlık iki yeni büyük ölçekli konvansiyonel nükleer santral ve 5 bin megavatlık küçük modüler reaktörler yapılması konusunda çalışmalar devam etmektedir. Nükleer enerji santralleri yüksek katma değerli tedarik zincirlerinin, ileri üretim kabiliyetlerinin ve yüksek nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sağlayacak stratejik bir yatırımdır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizim hedefimiz Türkiye'nin nükleer enerji konusunda teknoloji ve "know-how" üreten ve yeni teknolojiler geliştiren ülkeler arasına girmesidir. İnşallah ülkemiz bu hedefe ulaşacaktır.

Kanun teklifiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen bazı iş ve işlemlerden ücret alınması, ayrıca koşullu erişim sağlayan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar ile internet platform işletmecilerinin yıllık net satış tutarlarının yüzde 2'sinin sinema desteklerinde kullanılması düzenlenmektedir. Devlet Memurları Kanunu'nda daire başkanı ve dengi yönetici kadrolar için aranan hizmet süresi yeniden on yıla çıkarılmaktadır. Bakanlık il müdürleri ve bölge müdürleri için açıktan atama ve hizmet süresi şartından muafiyete ilişkin hükümler kaldırılmaktadır. PTT personelinin işçiler hariç tamamen idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilmesi kuralı getirilmekte, kurumda norm kadro fazlası olan veya yeni personel rejimine geçmeyen personelin diğer kamu kurumlarına nakli öngörülmektedir. İdari hizmet sözleşmeli statüye geçen personelin iş güvencesi ve özlük haklarının mevzuatla güvenceye alınması ve tamamının 5510 sayılı Kanun'un 4/C maddesi kapsamında sigortalı sayılmaları, dağıtıcı postacıların fiilî hizmet süresi zammından faydalandırılması, statü karmaşasının ortaya çıkardığı yeşil pasaport meselesinin çözüme kavuşturulması ve diğer kamu kurumlarına nakledilecek personelin özlük haklarının korunması suretiyle PTT personelinin endişelerinin giderilmesi uygun olacaktır.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak On İkinci Kalkınma Planı'nda da vurgulandığı üzere, kamuda ehliyeti ve liyakati esas alacak, statü ve istihdam karmaşasını giderecek, ücret adaletini sağlayacak bir kamu personel sistemi oluşturulmasını gerekli görüyoruz.

Kanun teklifiyle, özel öğretim kurumlarına uygulanan cezai yaptırımlar konusunda Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca gerekli düzenlemeler yapılmaktadır. Ayrıca öğretmen olarak görevlendirileceklerin nitelikleri belirlenmektedir. Özel öğretim kurumlarında istihdam edilen yaklaşık 200 bin öğretmenimizin özlük haklarının ve çalışma şartlarının da iyileştirilmesi gerekmektedir.

Değerli milletvekilleri, bölgemizde yaşanan savaş ve gerilim enerji sektörü başta olmak üzere küresel ölçekte tüm ekonomik faaliyetleri olumsuz etkilemektedir. Savaşın ve belirsizliklerin ekonomik maliyetinin vatandaşlarımıza yansımasını asgariye indirmek, ülkemizin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini korumak amacıyla tedbirler alınmaktadır. Bu kanun teklifiyle imalat sektöründe sigortalı sayısını koruyan işletmeler için bu yıl uygulanmakta olan sigortalı başına aylık 3.500 lira teşvik ödemesinin 2027 ve 2028 yıllarında da sürdürülmesi öngörülmektedir. Ayrıca, turizm işletme belgesi almış konaklama tesislerine de bu yıl mayıs ila aralık döneminde istihdam başına aylık 3.500 lira destek ödenmesi düzenlenmektedir.

Belli çevrelerin kara propagandasına karşın Türkiye ekonomisi gücünü ve dayanıklılığını korumaktadır. İstihdam, mayıs ayında 285 bin kişi artmış; işsizlik oranı yüzde 8,2; genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 14,8 düzeyindedir. Zorlu koşullara rağmen sanayi üretimi bu yılın ilk beş ayında yüzde 1 büyümüş, ihracatımız ilk altı ayda yüzde 3,6 artmıştır. Cari açık sürdürülebilir seviyelerdedir. Bu yıl altı ayda 57.062 yeni şirket kurulurken 13.484 şirket kapanmış, kurulan şirket sayısı yüzde 9,3 artarken kapanan şirket sayısı yüzde 1,4 azalmıştır. Özellikle deprem harcamaları ve EYT düzenlemesinin etkisiyle 2023 yılında yüzde 5,1'e yükselen bütçe açığının millî gelire oranı 2024 yılında yüzde 4,7'ye gerilemiş, 2025 yılında ise yüzde 2,9'a inerek Maastricht Kriteri olan yüzde 3'ün de altında gerçekleşmiştir. Geçen yıl yüzde 14,6 azalan, azalma kaydeden bütçe açığı bu yılın ilk altı ayında da yüzde 3,8 azalmış ve 521,4 milyar lira faiz dışı fazla elde edilmiştir. Üstelik bu süreçte 90 milyar doları aşan deprem yükünün de altından kalkılmıştır. Bütçe açığındaki azalma ve faiz dışı fazlanın artması, devletin borçlanma ihtiyacını azaltırken bütçe imkânlarının artacağını göstermektedir. Kuşkusuz, bütçe imkânlarının artmasıyla birlikte başta emekliler ve çalışanlar olmak üzere toplumun her kesiminin hak ettiği payı mutlaka alacağına inanıyoruz.

Kanun teklifiyle, Sosyal Güvenlik Kurumuna aylık prim gelirlerinin dörtte 1'i oranında verilen devlet katkısı kaldırılmaktadır. Kurumun açığı da merkezî yönetim bütçesinden karşılandığından bütçeden aktarılan ödeme toplamı değişmemektedir. En düşük emekli aylığı bu kanun teklifiyle yüzde 17,76 oranında artırılarak 23.552 liraya yükseltilmektedir. Bundan 5,1 milyon emekli, dul ve yetimin yararlanması beklenmektedir.

Sosyal güvenlik sisteminde otuz kırk yıl prim ödeyen ile on yıl prim ödeyenler neredeyse aynı maaşı alır hâle gelmiştir. Prim maaş dengesinin bozulduğu, emekli aylıkları arasında ciddi eşitsizlikler olduğu görülmektedir. Sadece en düşük emekli aylığının artırılması bu eşitsizliği gidermemekte, aksine daha da artırmaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi, prim-maaş dengesi sağlanarak emekli aylıkları arasındaki eşitsizliklerin giderilmesi ve emekli aylıklarının iyileştirilmesi görüşündedir. Cumhur İttifakı olarak bizim gayemiz, her insanımızın huzurlu ve güvenli bir hayatla birlikte ekonomik rahatlığa kavuşmasıdır. Kim ne derse desin, Cumhur İttifakı, tüm meselelerin üstesinden gelmeye, milletimizin refah seviyesini yükseltmeye, millî menfaatlerimizi korumaya kararlı ve muktedirdir.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak "kabul" oyu vereceğimiz kanun teklifinin ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini niyaz ediyor, sizleri ve aziz Türk milletini saygılarımla selamlıyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)