| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 115 |
| Tarih: | 24.07.2026 |
SEMRA DİNÇER (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün bu kürsüden 5 milyon 100 bin emeklinin hayatını doğrudan ilgilendiren bir düzenlemeyi konuşuyoruz. İktidar bunu bir müjde gibi sunuyor, bir iyileştirme gibi anlatıyor. Ben önce size gerçeği anlatacağım. Kararı sizler ve izleyen emeklilerimiz versin; bir müjde mi yoksa bir itiraf mı? Bu kanun teklifiyle en düşük emekli aylığı 20.000 liradan 23.552 liraya çıkarılıyor. Kulağa bir zam gibi geliyor, değil mi? Ama öyle değil çünkü emeklimizin bir ömür boyu alın teriyle ödediği primlerle hak ettiği kök aylığında tek bir kuruş bile değişmiyor yani emekliye zam yapmıyorsunuz, zam yapmış gibi gözüküyorsunuz. Üstelik yine bu kanun teklifiyle devletin, Sosyal Güvenlik Kurumuna her ay verdiği yüzde 25'lik katkı payını da 1 Ağustostan itibaren kaldırıyorsunuz. Devletin sosyal güvenlik sistemine katkı yapması gelir dağılımı adaletsizliğini azaltmaya yönelik bir araçtı ama AKP iktidarı bir yandan emekliye küçücük bir zam veriyor gibi yapıyor, öbür yandan da sistemin kendi finansmanını ortadan kaldırarak emekli aylıklarını ve sağlık harcamalarını baskı altına alıyor yani anayasal bir hak olan sosyal güvenlik hakkının kesintiye uğramaması için mali olarak devreye girmesi devletin sorumluluğu olmaktan resmen çıkartılıyor.
Bugün emekliye cüzi bir ücret veriyorsunuz ama öte yandan yarın emekli aylıklarının ve emeklinin sağlık harcamalarının altındaki zemini kendi elinizle emeklilerden geri alıyorsunuz. Şimdi rakamlara bakalım çünkü rakamlar yalan söylemez. TÜRK-İŞ'in açıkladığı haziran ayı verilerine göre 4 kişilik bir ailenin sadece sofrasını doyurabilmesi için gereken açlık sınırı 35.759 lira. Siz emekliye 23.552 lirayı reva görüyorsunuz yani verdiğiniz bu maaş emekliyi açlık sınırının 12.200 lira altında bırakıyor. Emekli daha sofraya oturmadan siz onu açlığa mahkûm ediyorsunuz. Bu emekli kira ödeyemiyor, bu emekliyi evladına, torununa muhtaç bırakıyorsunuz; ilacını yarıya bölmeye, faturasını taksitlendirmeye, markette eline aldığını rafa geri koymaya mecbur ediyorsunuz. Emekliye zam değil, sefalet ücreti veriyorsunuz.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak defalarca bu kürsüden en düşük emekli aylığı en azından asgari ücret seviyesine yani 28.075 liraya çıkartılsın dedik ama ne yazık ki nafile. Emekliye yeni bir hak vermeyi bırakın, önünüze koyduğunuz en asgari, en makul talebi bile reddediyorsunuz. Enflasyonu bahane ediyorsunuz ama açıkladığınız yüzde 17,76'lık oran emeklinin kirasını, ilacını, doğal gazını, elektriğini gerçekten karşılıyor mu? Emekli resmî rakamların çok üzerinde bir hayat pahalılığıyla her gün mücadele etmek zorunda kalıyor. Bunu siz biliyorsunuz, biliyorsunuz ama bu kürsüyü televizyonlardan izleyen emekli bunun acısını çekiyor, siz sadece bilmekle kalıyorsunuz. Emekli sizden sadaka istemiyor, alın terinin karşılığını istiyor, bir ömür bu ülkeye verdiği emeğinin hakkını istiyor, onurlu bir yaşamı dilenmeden, borçlanmadan, evladına muhtaç olmadan sürdürmeyi istiyor. Bu kanun teklifi bu hâliyle emekliye yapılmış bir hakarettir, onları yok saymaktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu adaletsizliğe ortak olmuyoruz, bu düzenlemeyi kabul etmiyoruz. Emekliyi açlığa, sefalete zammına mahkûm eden bu anlayışı bu Genel Kurul kürsüsünden bir kere daha reddettiğimi belirtiyorum.
Genel Kurulu da saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)