GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:116
Tarih:28.07.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekonomik katılım, siyasi güçlenme, hayatta kalma, istatistikler ortada, tablo trajik. Tablo "mış" gibi değil sahici bir mücadele gerektiriyor. Biz bunun için kadına şiddetin bütün boyutlarıyla araştırılmasını da destekliyoruz, kadın yoksulluğunun bütün boyutlarıyla araştırılmasını da destekliyoruz, önleyici politikalar geliştirilmesini de destekliyoruz, kamu kurum, kuruluşlarının sorumluluklarının denetlenmesini de destekliyoruz ve biz bir tek kadının dahi sadece kadın olduğu için ayrımcılığa, mobbinge, şiddete, tacize, hakarete uğramaması, katledilmemesi için mücadelede öyle samimiyiz ki arkadaşlar, kadınların seferberlik hak eden temel hak mücadelelerinin istismar alanına dönüştürülmesini, bazı kadın katillerinin kayrılmasını da görmezden gelemiyoruz, bu ikiyüzlülük karşısında üç maymunu oynayamıyoruz kimileri gibi.

Deniyor ki burada: "Yargının cinsiyetçi yaklaşımı, mağdurların değil faillerin haklarını önceleyen kararlarda erkek şiddetini cezasız bırakmaktadır." Bakın, Gülden Coni geçtiğimiz yıl Edirne'de 30 bıçak darbesiyle katledildi. Katledilişinin detaylarını ne ben anlatabilirim ne buradaki birçok milletvekili dinleyebilir, öyle bir vahşet. Çok değil, iki, bilemediniz üç gün sonra göreceğiz hep birlikte, mağdur Gülden Coni'nin haklarının mı öncelenmesi savunulacak bu kürsüde, yoksa onu 30 bıçak darbesiyle canice katleden failin hakları mı. Kadına şiddetle, bazı kadınları "katledilebilir", bazı katilleri de "katledebilir" ön kabulüyle mücadele edemezsiniz. Gülden Coni'nin katilinin "katil" olarak yargılanmamasını isteyip de cezaevine konulmamasını isteyip de pamuklara sarılmasını isteyip de kadına şiddetle mücadele edemezsiniz. Keza Merve Gül Bakkal, Sezer Bakkal, Hatice Çelik, Habibe Çelik, Zübeyde Nadir, Şadiye Nadir, Rezzan Seda Kızılkırmızı, Süheyla Kızılkırmızı, Şengül Aras -hepsi kadın, Merve Gül 2 yaşında- aynı gün, aynı yerde, aynı kişi tarafından, aynı şekilde katledildiler, hunharca. Ben, bu insanları katleden kişinin, Çetinkaya katliamcısının "katil" olarak tanımlanmasını isterken bu kürsüde, daha birkaç gün önce, çok değil, tutanaklarda var, aynen şöyle bağıranlar oldu oturdukları sıralarda: "Onlar barış elçisi, onlar barış elçisi. Alışın bunlara."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

SELCAN TAŞCI (Devamla) - Neye alışalım? Kadın katillerinin, bebek katillerinin elini kolunu sallaya sallaya sokaklarda dolaşmasına mı alışalım? Bizi buna alıştıracak kimse daha anasının karnından doğmadı! (İYİ Parti sıralarından alkışlar) Yoksa kadın katillerine alkış tutanların, tezahürat yapanların "Kadına şiddet durdurulsun." derken sergiledikleri ikiyüzlülüğe mi alışalım? Alışmayacağız, alışmadığımız gibi altından kan damlayan bu maskeyi de her fırsatta düşüreceğiz, altındaki kötülüğü yüce milletimize göstereceğiz, bu köy değneksiz değil!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SELCAN TAŞCI (Devamla) - Diyor ya önergede "Evinde katlediliyor kadınlar en çok." diye, kadınların yaşamak mücadelesini, evinde babasına akşam yemeğini hazırlarken katledilen Neşe Öğretmenin katiline "katil" diyemeyenlerin; evinde, sofrasında, biri karnında, biri kucağında bebekleri ve eşiyle katledilen Yasemin Tekin'in katiline "katil" diyemeyenlerin istismar alına olmaktan çıkaracağız.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)