GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:116
Tarih:28.07.2026

YENİ PARTİ GRUBU ADINA ASU KAYA (Osmaniye) - Teşekkür ederim Sayın Başkan, Değerli Divan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Doğrudan açıkça söylemek gerekir ki bu ülkede her gün biraz daha derinleşen bir kadın güvenlik krizi var ve ülkemizde adalete en büyük engel cezasızlıktır. Türkiye'de kadınlar artık yalnızca şiddetle mücadele etmiyor, kadınlar şiddeti durduramayan iktidarla ve o iktidarın adaletsizliği büyüten cezasızlık anlayışıyla da mücadele ediyor.

Bakın, geçtiğimiz günlerde İstanbul Esenyurt'ta bir kadın, kendisine cinsel saldırıda bulunan fail hakkında yerel mahkemenin verdiği ve istinaf mahkemesinin de onadığı on iki yıl hapis cezasının Yargıtay tarafından bozulduğunu, failin ise tahliye edildiğini mahkemenin resmî bildirimiyle değil sosyal medyadaki paylaşımlardan öğrendi. Düşünebiliyor musunuz? Devlet faili tahliye ediyor ama bunu mağdura bildirmeyi bile gerekli görmüyor. Fail özgürlüğüne kavuşuyor, kadın ise bunu internetten öğrenerek bir kez daha dehşeti yaşıyor. Peki, bu ülkede adalet kimi koruyor? Faili mi yoksa mağduru mu? Bir kadını, kendisine cinsel saldırıda bulunan kişinin serbest bırakıldığından haberdar etmeyen bir sistem o kadının güvenliğini nasıl sağlayacak? İşte, cezasızlık dediğimiz şey tam da budur; işte, sizin adaletinizin özeti budur. Faili koruyan, mağduru yalnız bırakan, kadının yaşam hakkını hiçe sayan bir çürümüşlük.

Yıllardır katili saklanan, dosyası karartılmak istenen Gülistan Doku davası işte bu cezasızlık zırhının, bu karanlık düzenin en somut kanıtıdır. Kadınlar defalarca şikâyet ediyor, koruma talep ediyor, yardım istiyor ama çoğu zaman dosyaları ancak öldürüldükten sonra açılıyor. İktidar ise hâlâ gerçeklerle yüzleşmek yerine hayali tablolar çizmeye devam ediyor. Bakın, değerli milletvekilleri, geçen yıl en az 294 kadın katledildi, 297 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. Bu yılın ilk altı ayında 150 kadın katledildi, sadece altı ayda 151 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Katledilen kadınların yüzde 61'i, şüpheli kadın ölümlerinin ise yüzde 64'ü nerede gerçekleşti biliyor musunuz? En güvenli olması gereken yerde, evlerinin içinde. Sorumlusu kimdir peki? Sorumlusu, kadını eşit bir birey değil, aile içindeki bir nesne olarak gören zihniyettir. Kadını korumayı bırakan, aile bütünlüğü gerekçesiyle kadınların katledildikleri o evlere sosyoekonomik nedenlerle hapseden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve AKP iktidarıdır. Peki, yargı ne yapıyor? Kadınlar adalet kapılarına dayandığında "haksız tahrik" adı altında faillere ödül gibi cezalar yağdırıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ASU KAYA (Devamla) - Kadının beyanını yok sayan, erkeğin şiddetini meşru, şüpheli ölümlerin üzerine ışık hızıyla kapatan bir yargı düzeni var; artık anlayın, bu ülkede bir kadın kırımı var. Bu iktidarın daha fazla sorumluluk alması için daha kaç kadın katledilecek? Bugün dahi Gaziantep'te bir kadına boşanma aşamasındaki erkek kurşun yağdırdı. Evet, belki içinde bulunduğumuz saatlerde hayatını kaybetti hastanede.

Değerli milletvekilleri, sizin bugün vereceğiniz oyla ya kadınların yaşam hakkının yanında olacaksınız ya da bu cezasızlık düzeyinin. Karar sizin ama takdir de kadınların ve milletin olacak.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)