| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 117 |
| Tarih: | 29.07.2026 |
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Dezenformasyon yalnızca yanlış bilgiyi yaymakla sınırlı olmayan, toplumsal huzuru, millî birliği ve demokrasiyi de hedef alan ciddi bir güvenlik tehdidine dönüşmüştür. Özellikle 6 Şubat depremleri sonrasında yaşananlar acılar üzerinden yürütülen bilgi kirliliğinin ve siyasi fırsatçılığın boyutlarını açıkça ortaya koymuştur. Son günlerde hepimizin karşısına Ahbap soruşturması kapsamında bir gündem oturmuştur. İşte "Birtakım isimler ifadeye çağırılmıştır, birtakım isimler hakkında işlemler yapılıyor." diye haberleri görüyoruz. Burada asıl mesele isimler değil, 6 Şubat depremlerinin ilk günlerinde "Devlet burada yok, sadece biz varız." algısı oluşturarak milletimiz arasında güvensizlik oluşturmaya çalışan anlayıştır. Milletimizin yaşadığı büyük acıyı fırsata çevirmeye, devleti itibarsızlaştırmaya çalışanlar bugün hukuk önünde hesap vermektedir ve vermeye de devam edilecektir. Bizim duruşumuz nettir; devlet dün olduğu gibi bugün de yarın da vatandaşını asla yalnız bırakmamıştır, bırakmayacaktır. Depremde, selde, yangında, her türlü afette ilk başından itibaren tüm kurumlarıyla sahada olan devletimiz milletiyle omuz omuza yaraları sarmış ve sarmaya da devam edecektir.
Hakikati korumayan toplumların güçlü bir gelecek inşa etmesi mümkün değildir. Bu nedenle, doğru bilgiye dayalı, güvenilir ve güçlü bir iletişim altyapısı oluşturmak, dijital egemenliğimizi tahkim etmek ve dezenformasyonla etkin mücadele etmek hepimizin öncelikleri arasında olmalıdır.
Bu konuyu neden öncelikle açtığımı da özellikle söylemek istiyorum. Orman yangınları üzerinden yine aynı kampanya yürütülmeye çalışılıyor. Az önce Sayın Grup Başkan Vekillerinden biri daha söyledi: "Şimdi, çıkacaksınız, 'Şu kadar mücadele ediyoruz, şu kadar alet edevatımız var, aracımız var.' diye sayacaksınız." dedi. Elbette ki sayacağım, elbette ki doğru bilgiyi paylaşacağım, elbette ki yaptığımız işleri anlatacağız ki dezenformasyon yerine vatandaşımız gerçek bilgiye ulaşsın. Ahbapta yaşanılanlarla ilgili aynı sonuçları bugün yangınlarla yapmaya çalışmayın lütfen.
Bakın, hava gücümüz; 28 yangın söndürme uçağı, 119 helikopter, 14 insansız hava aracı, aynı zamanda da 462 ton su atma kapasitesi; kara gücü, 1.953 arazöz, 2.766 ilk müdahale aracı, 878 iş makinesi, 25.894 yangın personeli ve 140 bini aşkın da orman yangın gönüllüsü; erken uyarı ve teknolojik altyapı, 776 yangın gözetleme kulesi; bunun 194'ü akıllı yangın gözetleme kulesi olarak da teçhizatlandırılmış.
Türkiye, orman yangınlarıyla mücadelede İHA kullanan, Avrupa'daki ilk, dünyadaki de 2'nci ülkedir. Bir İHA'yla anlık olarak yaklaşık 3,5 milyon hektar alan gözetlenebilmektedir. Yapay zekâ destekli görüntü analiz sistemleri kullanılmaktadır. Yapay zekâ destekli yangın karar destek sistemi, yangın davranış modeli ve meteorolojik erken uyarı sistemleri de aktif olarak kullanılmaktadır. Altyapı, alınan tedbirler; bunların hepsiyle ilgili tek tek saymayı arzu ederim ama vakit kısıtlı.
İHA, kamera sistemleri ve kara ekiplerinden gelen veriler tek merkezde değerlendirilmektedir. Bu yıl ülkemiz genelinde 16.500 kilometre yol güzergâhında bakım ve temizlik çalışması yapılmıştır. Ormanla bitişik ve yangından etkilenme riski bulunan 2.247 yerleşim yerinin çevresinde ise 2.500 kilometrelik bantta yanıcı madde yükü de azaltılmıştır.
Şimdi bir bilgi paylaşmak istiyorum, 28 Temmuz itibarıyla orman yangınları: 1 Ocak 2026'dan bu yana 971 orman yangını meydana gelmiştir. Bunun yanı sıra da 1.759 orman dışı alan yangınına da müdahale edilmiştir. 1 Ocak 2026'dan bu yana 1.786 hektar orman alanı yangınlardan etkilenmiştir. Bugün yangınlarla mücadele eden Fransa ve İspanya'da rakam 1.000 hektar, İspanya'da ise 130 bin hektarın üzerindedir.
2025 yılına göre orman yangınları yüzde 48 azalış gösterirken alansal bazda da yüzde 97 azalma gösterilmiştir.
Uluslararası bir rapordan da bahsedeceğim. Hani siz, bu bilgileri biz verdiğimiz için kıymetli ve doğru bulmuyorsunuz ama uluslararası raporlara hep itibar edersiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Tamamlıyorum Başkanım.
Türkiye, güçlü hava ve kara filosu, İHA teknolojisi, dijital karar destek sistemleri ve tecrübeli personeliyle Avrupa'nın yangınla mücadelede en güçlü ülkelerinden biridir, EFFIS raporlarında da bu durum açıkça görülmektedir. EFFIS raporları, yanan orman alanlarının toplam orman alanına oranını açıklamış: Fransa yüzde 0,26; Yunanistan yüzde 0,03; İtalya yüzde 0,38; İspanya yüzde 0,45; Portekiz yüzde 0,43; Türkiye yüzde 0,01'dir. Ülkemiz bunlarla, bu yaptığımız tedbirlerle ve özellikle yangınlarla mücadeledeki artırdığımız kapasitemizle bu noktaya gelmiştir. Bunları kamuoyunun bilgisine sunuyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Usta.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Kamuoyuyla da lütfen yanlış algılarla ve dezenformasyonlarla insanlarımızı "Ormanlar yanıyor, hiç kimse bir şey yapmıyor, iktidar seyrediyor." mantığına yürütmeyelim. Ayrıca, kasten ve bilerek orman yakanlara da müebbet cezası diye kanunumuzda da yer var, bu kanun da yürürlükte şu anda. Bu dezenformasyonlarla insanlarımızı orman yakmaya da teşvik etmeyin diye özellikle uyarıyorum. Bu belki amaç dışı bir teşvik de olabilir. İnsanlarımıza şunu söylüyoruz: Orman yangınlarındaki en büyük sebep insan kaynaklı çıkıyor. Hepimizin çok hassas davranması gerekiyor; ufacık bir ihmal bile, ufacık atılan bir sigara izmariti bile binlerce hektar ormanın yanmasına sebep olabiliyor. Bu mücadeleyi veren, şu anda aktif yangınlarla mücadele eden tüm ekiplerimize ve ekipmanlarımıza kolaylıklar diliyoruz, Rabb'im yollarını ve güçlerini arttırsın ki bu orman yangınlarıyla mücadelemizde hızlı bir sonuç alalım diye çabalıyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son dakikayı veriyorum.
Buyurun.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; çocuklarımızın millî ve manevi değerlerimizle yetişmesinden, dinî değerlerimize bağlı olarak yetişmesinden kimsenin rahatsız olmaması gerektiğini düşünüyorum. Elbette ki herkesin dinî inançlarını yaşama özgürlüğü var hangi dinden olursa olsun. Çocuklarımızın da istediği zaman okullarında namazlarını kılabilecekleri mekânların oluşturulmasıyla ilgili bir rahatsızlık duyulmasını doğru bulmuyorum. Çok doğru bir iş yapılmıştır. Çocuklarımız istedikleri gibi ibadetlerini yapmak istedikleri zaman okuldan çıkmak durumunda kalmazlar, okul içerisinde namazlarını da kılabilirler.
Şimdi, bir belediye başkanının veya CHP'li belediye başkanlarının görevden alınması, soruşturmaların yapılmasıyla ilgili Sayın Gökhan Günaydın konuştu. Sayın Gökhan Günaydın CHP'li belediye başkanlarıyla ilgili konuşuyor, elbette ki herkes istediği şekilde herkesi savunabilir. Ama şunu unutmayın: Bu millet size de CHP diye oy verdi, kendi başınıza oy almadınız, bağımsız aday değildiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Tamamlıyorum Başkanım.
BAŞKAN - Kimseye vermiyorum 8'inci dakikadan sonra.
Teşekkür ederim Sayın Usta.