GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:117
Tarih:29.07.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA ELİF ESEN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri ve ekranları başında bizleri izleyen kıymetli vatandaşlarımız; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Türkiye'nin nüfus meselesi toprağın, üretimin, tarımın, hayvancılığın azalmasından ve kırsal hayatın çözülmesinden, kentlere göçten ayrı düşünülemez. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş doğurganlık hızımızın 1,42'ye gerilediğini ve nüfusumuzun yaşlandığını söylüyor. Profesör Doktor Erhan Afyoncu ise acil tedbir alınmazsa 2100 yılında Türkiye nüfusunun 86 milyondan 25 milyona kadar gerileyebileceğini belirterek 3 çocuk sahibi annelere emekli maaşı bağlanmasını öneriyor. Bu kaygıları dile getirmek kolay elbette ya da palyatif, geçici çözümler önermek ancak asıl zor olan insanların neden evlenemediğini hatta evlenmeye cesaret edemediğini, kurdukları aileyi neden sürdüremediklerini ve neden istedikleri sayıda çocuk sahibi olamadıklarının altında yatan gerçek sebepleri düşünmek, görebilmek. Yıllardır tarımı zayıflatan, gençleri çiftçilikten, besicilikten uzaklaştıran, köy okullarını kapatan, sağlık ve ulaşım hizmetlerini merkezîleştiren politikaların yalnızca tarımsal değil, demografik ve nüfusumuza olumsuz yansıyan sonuçlarını da aynı hassasiyetle ele almak zorundayız. Kırsalda geçim imkânları daralırken kentlerde kira, kreş, eğitim ve ulaşım maliyetleri aileleri kuşatıyor. Bugün nüfusun kendini yenileyemediği ve hızla yaşlanan ülkemizin içine düştüğü sarmal başta tarım ve hayvancılık alanındaki yönetim hatalarına bağlı olarak yaşamın diğer alanlarını da çorap söküğü gibi olumsuz bir şekilde etkilemeye devam ediyor. Bu ülkeyi yönetenler şapkayı önlerine koyup bir düşünmeli. Neden kırsaldan şehirlere bu kadar fazla göç oldu? Neden kırsalda yaşam sadece yaşı ileri vatandaşlarımıza özgü planlandı? Neden köy okulları kapandı ve insanlar şehirlerin yüksek maliyetli, zorluklarla dolu yaşamına itildi?

Gençlerin doğdukları yerde üretemediği, çalışamadığı, evlenemediği ve çocuk büyütemediği bir ülkede nüfus politikasını birkaç doğum yardımına indirgeyerek düşünmek yine bu işin kök sebeplerinin görülemediğinin ya da görülmek istenmediğinin açık bir kanıtıdır. Türkiye'de toplam doğurganlık hızı 1,42'ye geriledi. Oysa bir ülkenin nüfusunun kendini yenileyebilmesinin ortalama hız oranı 2,10. 2001 yılında 544 bin evliliğe karşılık yaklaşık 92 bin boşanma yaşanırken 2025'te, geçen yirmi beş yıl içinde evlilik sayısı neredeyse aynı düzeyde seyrediyor fakat boşanma sayısı 2 katından fazla artarak 194 bine çıkıyor. Başka bir ifadeyle, 2001 yılında aynı yıl kayda geçen her bir boşanmaya karşılık yaklaşık 6 evlilik varken bugün bu sayı 3'ün altına düşmüş durumda. Üstelik boşanmaların yüzde 34'ü de ilk beş yıl içinde gerçekleşiyor. Bu veriler bize gençlerin yalnızca çocuk sahibi olmayı değil, evlenmeyi ve aile kurmayı da ertelediğini, kurulan evliliklerin ise çeşitli zorluklarla sınandığını, ekonomik ve sosyal baskılar, zorluklar altında kaldığını ve bir kısmının aile birlikteliğini koruyamadığını gösteriyor.

6360 sayılı Kanun'la büyükşehir sınırları içindeki köyler mahalleye dönüştürüldü. "Köyler boşaldı." denilerek okullar kapatıldı, taşımalı eğitime geçildi; temel kamu hizmetleri de o köylerden geriye çekildi. Oysa bu hizmetlerin azalmasına yalnızca göçün sonucu olarak değil, göçü başlatan ve hızlandıran nedenlerden biri olarak bakmak gerekiyordu. Her şeyden önce devlet kırsaldaki varlığını zayıflattı.

Sayın iktidar yetkilileri, tarla ve cüzdan boşalırken, beşik dolmaz, nüfus artmaz. Nüfus "hadi" demeyle ya da küçük ve geçici sosyal yardımlarla çocuk sayısını da artırmaz. Vatandaş geleceğine dair umut ve güven duymuyorsa, endişeliyse, geçim derdi içindeyse aile kurmaya çekinir; aile kursa çocuk yapmaya korkar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

ELİF ESEN (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

2025'te IV. Tarım Orman Şurâsı kırsaldaki genç nüfus azaldıkça genç aile oranının, doğurganlığın ve çocuk nüfusunun da azaldığını açıkça tespit etti. Peki, bu gerçek yeni ya da birden mi ortaya çıktı? Tarım nüfusu yıllardır yaşlanırken, gençler yıllardır köylerden ayrılırken, okullar yıllardır kapanırken ne beklendi? Neden bugüne kadar köyde yaşamı, çiftçiyi, besiciyi, üretimi destekleyen bütüncül bir tarım politikası hazırlanmadı? Neden tarım ve hayvancılık yıl yıl bitirildi, yönetilemedi? Tespit var ama ölçülebilir hedef, bütçe ve takvim yok, uygulama yok; kurullar arası yetki ve görev paylaşımı yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ELİF ESEN (Devamla) - Meclis Araştırması Komisyonu kırsal çözülmeyi, tarımsal kuşak yenilenmesini, kadın çiftçilerin sosyal güvencesini , 6360 sayılı Kanun'un etkilerini ve kırsal, kentsel yaşam koşullarının evlenme, boşanma ve çocuk sahibi olma kararıyla ilişkisini birlikte incelemelidir; önergemizi desteklemenizi bekliyoruz.

Meclisi, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)