| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 117 |
| Tarih: | 29.07.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA BURCUGÜL ÇUBUK (İzmir) - Bu konuşmayı, hapishanelerinde çocuklarından ayrı kalmak ya da o koşullarda çocuğuna bakmak zorunda kalan, jinekolojik muayeneye götürülmeyen, götürüldüğünde kelepçe ve jandarma işkencesine maruz kalan kadınlar için yapıyorum. Meclis düzenli aralıklarla doğum oranlarının düşüşünü tartışıyor. Her şeyden önce şunun altını çizmek isterim: Bir kadının doğurup doğurmayacağına yalnız kadının kendisi karar verebilir. Kadının bedeni üzerinden üretilen siyasetin kendisini bir feminist olarak kabul etmem, ikna olmam mümkün değildir. Bununla birlikte, tıpkı kadınlara çocuk yapmalarını öğütleyemeyeceğimiz gibi yapmak isteyen ama imkânsızlıktan çocuk sahibi olamayan kadınların yaşadığı sorunları da konuşmak zorundayız. Aile Bakanınız çıkıp "Askere gönderecek erkek bulamayacağız." diye doğum oranlarının düşüşüne kaygılanıyor. İktidarınız, kadınların bedenleri üzerinden politikalarını ucuz iş gücü, erkeklerce katledilecek kadın, kendine yaratmak istediği nesil için çocuk, savaşlarda ölmesi için doğsun istediği çocuklar üzerine kuruyor. Bugün kadınların nasıl doğuracağı kararına dair erkek iktidarınızdan sesler yükselirken "Doğurmuyorlar." diye hayıflanmak akıl tutulmasıdır. Yıllardır yarattığınız derin yoksullukta kadınlar bakımını sağlayamayacakları çocukları neden doğursunlar? "Doğuma teşvik" adı altında toplumu borçlandırmak dışında ne yaptınız? İnsanlara "Evlenin, çocuk yapın." demekten başka siyaset üretemeyen iktidarınız bugün kadınlara yaşamını kolaylaştırmak adına hiçbir şey sunmuyor. Yaşamını kolaylaştırmak diyorum da bu sene bir günde 6 kadın öldü. Tesadüfen yaşayan kadınlara "Doğurun." deme haddini kendinizde bulmanıza izin vermiyoruz. Adalet arayan Fatma Nur Çelik için ne yaptınız? Anneleri topladığı hurdaları satarken yanarak ölen 5 çocuğun ardından burada anneyi suçladınız. Bu ülkede 6 kadın fabrikada yanarak öldü. Temel Conta'da hakları için mücadele eden kadınlar, çalışma koşullarında riskli gebelik ve düşükler yaşayan kadınlar aylarca fabrika önünde direnişteydi. Senenin ortasındayız ve bu ülkede geçtiğimiz altı ayda en az 212 kadın katledildi erkekler tarafından. Kadınların sokakta, evde, işte güvenli yaşamları elinden alınıp çocuk doğurmalarını, doğum oranları nasıl konuşacağız? Bugün hâlihazırda doğan çocukların durumları ortada. Bu yoksulluk, geleceksizlik en çok onların omuzlarında. Okullarda günde bir öğün ücretsiz yemek hakları yok, 8 yaşında işçileştirildiler, MESEM projelerinde onlarca çocuk katledildi. Sosyal hizmetler, sevgievleri, sokaklar; sorumluluğumuzda ve yalnız çocuklar. Çetelerin eline düşen, kurye, torbacı, tetikçi, istismar edilmiş, bağımlılaştırılmış çocuklar, savaşların göç yollarına sürdüğü, akıbeti Ege'de boğulmak, iş cinayetine kurban gitmek, organları çalınıp öldürülmek olan çocuklar. Yaşayanının haklarını sağlayalım, geleceklerini kurtaralım. O kadar temel şeylerden bahsediyoruz ki bunun dışına bile çıkamıyoruz. Sosyal imkânlar, iyi eğitime erişim bunları konuşabilmek için önce çocukların hayatta kalmalarını konuşmak zorunda kalıyoruz; yaratılan tablo budur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
BURCUGÜL ÇUBUK (Devamla) - Teşekkürler.
İlan ettiğiniz aile yılında evin içinde kadınlar ve çocuklar ailenin reisi tarafından şiddet ve istismara uğrayıp katlediliyorlar. Çocuklara bir hayrınız yok ama doğsunlar istiyorsunuz. Bugün neyi tartışıyoruz biz? "Suça sürüklenen çocuklar yetişkinler gibi yargılansın hatta aileleri de yargılansın." diyorsunuz çünkü sizin için kadınlar, doğum ve üretim makinesi, çocuklar da çocuk olma özelliği dışında her türlü kimliğe sahip hukuken yetişkin gibi yargılanabilir. İktidarınızın ihtiyacıysa fabrikada katledilebilir, savaş varsa askere gidebilir çocuk sadece çocuk olamıyor bu ülkede. Kadınlardan, bedenlerinden ve çocuklardan ellerinizi çekin. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)