| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 117 |
| Tarih: | 29.07.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Teşekkür ediyorum.
Ben kıymetli konuşmacının son cümlesini tamamlayan bir sözle konuşmama başlayayım: Küfürle abat olunur belki ama zulümle abat olunmaz. İslam âlimleri tarihte şu mevzuyu çokça tartışmışlar, demişler ki: Bir İslam beldesini kâfir ama adil bir hükümdarın mı yönetmesini tercih etmek lazım yoksa mümin ama zalim bir hükümdarın mı? Vardıkları sonuç şu olmuş: Herkesin imanı kendisinedir, bize lazım olan hükümdarın adaletidir. Dolayısıyla kâfir bile olsa adil bir hükümdar tarafından yönetilmek yeğdir.
Bugün geldiğimiz noktada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarını bir kenara bırakıyorum, uluslararası endeksleri bir kenara bırakıyorum, sadece Anayasa Mahkemesinin 2022 ile 2025 yılları arasında incelemeye değer bulduğu dosyaların yüzde 98'inde vermiş olduğu ihlal kararlarının durumumuzu ortaya koymakta yeterli olduğunu düşünüyorum. Bugün baktığımızda, birçok açıdan yargı sisteminin âdeta tel tel döküldüğünü görüyoruz ama galiba en önemli sorun şu: Toplumun adalete olan güveni ortadan kalkmış durumda. Geçen de ifade ettim, PANORAMATR kurumunun bir araştırmasına göre toplumun yüzde 75'i "Mahkemelik olursam haksızlığa uğrayacağım." korkusu içerisinde.
Hem adalet yok hem de adalet çok yavaş işliyor. Ceza mahkemelerinin ortalama yargılama süresi iki yüz kırk sekiz gün, ağır cezada üç yüz gün, asliye hukuk mahkemelerinde üç yüz yetmiş dört günle karşı karşıyayız, bölge adliye ceza mahkemelerinde iki yüz kırk beş gün, Yargıtayda ise altı yüz yirmi sekiz günlük yargılama süreleri var. Yani bir dosya yerel mahkemeden istinafa, oradan da Yargıtaya geldiğinde, karar aşamasına geldiğinde bin yüz yirmi bir gün geçmiş oluyor. Eğer Anayasa Mahkemesinin sizin için vereceği yüzde 98'lik ihlal kararlarının içinde dahi olsanız, beş yüz on bir gün de ortalama Anayasa Mahkemesinde bireysel başvuru için beklemek zorundasınız. Yani hakkınıza kavuşmanız için yedi yıl beklemeniz gerekiyor. Yedi yıl bekleyemeyen vatandaşımız ne yapıyor? Mafya liderlerinin kapısını çalıyor. Şiddete uğrayan bir kadın en yakın karakola gitmeyi değil, bir video çekip bir mafya liderinden yardım istemeyi tercih ediyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) - Alacağına kavuşamayan vatandaş icra dairesine, hukuk mahkemesine başvurmayı değil, yanı başındaki çetelere, mafya gruplarına başvurmayı tercih ediyor ve biz her gün yeni bir çete, yeni bir mafya haberiyle bunlara yönelik operasyonlarla karşılaşıyoruz. Oysa, her gün bir çete ve mafya operasyonu yapmaktan daha kolay bir şey var; toplumda adalete erişimi kolay, mümkün ve yargının işleyişini hızlandırmakla bunu sağlayabilirsiniz. En basit bir karşılaştırmayla; Avrupa'da her 100 bin kişiye düşen hâkim sayısı 25 iken, bizde 21,45. Yani bütün hakimlerin hukuka, adalete, ahlaka ve vicdana göre karar verdiklerini kabul etsek dahi iş yükleri Avrupalı emsallerine göre yüzde 25 oranında daha yüksek.
Önergeyi desteklediğimizi ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, İYİ Parti, CHP sıralarından alkışlar)