GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:117
Tarih:29.07.2026

CHP GRUBU ADINA OĞUZ KAAN SALICI (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yarım asırdır Türkiye'nin yüreğini yakan ve enerjisini tüketen büyük bir meselede belki de en kritik dönemece girmiş bulunuyoruz. Terörle mücadeledeki kararlılığımız ne kadar netse Kürt meselesini şiddetten, terörden, silahtan tamamen arındırma irademiz de o kadar nettir, bunda en ufak bir şüphe yok. Şimdi tam da bu aşamada sürecin ruhuna uygun bir uyarıyı milletimiz adına dile getirmek istiyorum. PKK'nın ilk eyleminden bugüne 14 başbakan, 6 Cumhurbaşkanı ve 11 Meclis değişti, binlerce milletvekili geçti bu sıralardan. Bize çözümün adresi sorulduğunda biz her zaman Türkiye Büyük Millet Meclisini işaret ettik, meseleyi güvenlik ihtiyacımızın yanı sıra demokrasimizin gelişmişlik seviyesiyle iç içe ele aldık. 12 Eylül sonrasında partimizin kapalı olduğu dönemde aynı geleneğin devamı Sosyaldemokrat Halkçı Parti Doğu ve Güneydoğu Raporu'nu yayınladığında sene 1989'du. Bakın, o gün şunu söylüyorduk: Doğu ve Güneydoğu Anadolu sorunu da, Kürt sorunu da Türkiye'nin demokratikleşme ve demokratik haklar sorunuyla iç içedir. Nitekim, sorunların yoğunlaşarak arttığı dönem demokrasinin askıya alındığı dönemdir. 1990'lı yıllarda çözüm için bazı girişimler oldu. Keşke o girişimler başarılı olabilseydi. Aradan geçen sürede mesele bölgesel bir hâl aldı. İran, Irak ve Suriye'deki Kürt meselesi Türkiye'nin güvenlik politikalarıyla iç içe geçti. Şimdi, soru şu: Peki, ya bugün de çözemezsek yarın bu meseleye hangi yabancı güçler müdahil olacak? Dolayısıyla ciddiyetle ele almamız gereken çok değerli bir süreci konuşuyoruz ve bu barış bürokratik bir iradenin değil siyasi bir iradenin eseri olmalıdır. Bizler, hepimiz bu ülkenin siyasetçileriyiz. Meclise şu sıralar bir çerçeve yasa teklifi gelecek. Aranızda yasa teklifinin metnini bilen var mı? Ben Komisyon üyesiyim, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyesiyim, ben bilmiyorum. Değerli arkadaşlar, o kanun teklifinde ne olduğunu bilmiyoruz, Komisyon bilmiyor, milletvekilleri bilmiyor. Basına sızdığı kadarıyla biliyoruz. Milletin vekilinin görmediği bir metinle barışın toplumsallaşabilmesi zordur. Meclisin kapanmasına şunun şurasında iki hafta kaldı. Elli yıllık bir meselenin yasal çerçevesini iki haftaya sıkıştırmak size normal geliyor mu? Şimdi, diyebilirsiniz ki: "Muhataplar aralarında anlaşmışlar. Biz pişmiş aşa su katmayalım." Değerli arkadaşlar, zamanla yarıştığımızın farkındayım, zaman değerlidir ama ortak akıl da değerlidir, ne yaptığımızı bilelim diyorum. Böylesi bir meselede aramızdaki anlayış farklarını azaltmamız gerekiyor ki "Biz şimdi ne yapıyoruz?" diye sorduklarında anlattıklarımız körün fili tarifine benzemez.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

OĞUZ KAAN SALICI (Devamla) - Sözlerimin sonunda merhum Dışişleri Bakanımız Turan Güneş'in bu kürsüde dile getirdiği sözlerini anımsatmak istiyorum, Turan Güneş "Bazı ülke sorunları vardır ki o ülke sorunlarını insanlar veya partiler tek başına çözemezler, o konularda birbirleriyle yarışa giremezler, girerlerse Türk demokrasisine çok büyük bir maliyet yüklemiş olurlar." diyor. İşte, bu mesele de öyle bir meseledir.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)