GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:117
Tarih:29.07.2026

BURAK DALGIN (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Kanunun ilk maddesi üzerine söz almış bulunuyorum ve bu maddenin kanun teklifinden çıkarılmasını heyetinize teklif ediyorum. Zira bu maddeyle tıpta ve diş hekimliğindeki yabancı uyruklu asistan çalışanlara, hekimlere döner sermayeden ek ödeme alması yasaklanıyor. Neden bu yapılıyor? Anayasa Mahkemesinin bir kararı var, bir ihlal kararı var, diyor ki "Metinde 'yasak' ifadesi yok." Siz de bunun etrafından dönmek için metinde açıkça yasaklama ifadesini kullanıyorsunuz. Bu, çalışma hukukunun en temel prensibine aykırı, eşit işe eşit ücret ödenmesi icap eder. Aynı hastanenin iki farklı odasında aynı hastaya damar yolu açmaya çalışan, röntgenine bakan, başında nöbet bekleyen iki hekime iki farklı ücret ödeyemeyiz. Bunu yaparsak bütün çalışma barışının içine bombayı koyarız. Zira bu ikisinin arasında fark yaratmak, eşit işe eşit ücret prensibinin üzerinden geçmek olur. Ha, bu insanların çalışması istenmiyorsa, bu insanlar çalışamıyorsa zaten istihdam edilmemeleri gerekir ama istihdam edilecek kalibredelerse aynı ücreti almaları icap eder. Deniyor ki "Bu yabancı öğrenciler okullardan mezun olduktan sonra mecburi hizmet yapmıyorlar." Ama onlar da başka bir ücret tarifesine tabiler. O bakımdan, elma ile armutları mukayese etmememiz lazım. Daha önemlisi, bu yasa maddesi aslında ülkemizin sağlık sektöründeki büyük gerilemenin üstünü örtme çabası. Neden? OECD'ye göre, o standartlara göre ülkemizde 400 kişiye bir hekim düşüyor, OECD ortalaması bizim bir buçuk katımız daha iyi. Biz millî gelirimizin yüzde 4,7'sini sağlık sistemine ayırıyoruz, OECD ortalaması bunun 2 katı. AK PARTİ'nin ilk yıllarında sağlık sistemi çok memnun kalınan bir alandı, hatta bu vesileyle AK PARTİ seçimler de kazandı, memnuniyet oranları yüzde 80'i gördü. Şimdi, bu memnuniyet oranı indi yüzde 40'a yani o meşhur deyişle nereden nereye.

Değerli arkadaşlar, esas sorun bizim hekimlerimize sahip çıkamamamız. Çok önemli, çok pahalı ve çok da iddialı bir eğitimden sonra hekimlerimizin yurt dışına gitmesi, aynı şekilde, diğer sağlık personelimizin de yurt dışına gitmesi diye bir meselemiz var. Buradan çıkan açığı da yabancı hekimlerle, yabancı sağlık personeliyle tamamlama yoluna giden bir zihniyet var. Aramızdaki fark şudur: Biz kayıt içi ve nitelikli personel istiyoruz; siz kayıt dışı, niteliksiz ve dolayısıyla ucuz personel istiyorsunuz. Bu sadece sağlık sektöründe değil sanayide de böyle. Bakın, geçenlerde Ankara'daki sanayi bölgelerindeydim, orada gördüğüm tablo çok enteresan: Pek çok alanda ama bilhassa emek yoğun işlerde ciddi şekilde Güneydoğu Asyalı çalışanlar var, Hindistan'dan, Nepal'den gelenler var. Neden? Çünkü ucuz emekle orada işler döndürülmeye çalışılıyor. Çok açık söylüyorum, rekabet avantajı köle emeğiyle sağlanamaz; o bakımdan biz her alanda daha kalifiye, daha kaliteli personeli çekmek, yetiştirmek ve tutmak durumundayız. Türkiye'nin amacı, hedefi, başarısı ucuz emek veyahut da köle emeği veyahut da dışarıdan insanları getirip üç kuruşa çalıştırmak olamaz; nitelikli insanları tutmak ve geliştirmek olur, tersine beyin göçü olur, hatta bilakis dünyanın yeteneklerini gerekirse Türkiye'ye çekmek olur. Biz hekimlerimize, mühendislerimize, kalifiye personelimize "Giderseniz gidin." diyemeyiz, biz onlara "Gelin, ülkemizi beraber kalkındıralım." diyebiliriz, biz onlara "Gittiğiniz yerde de düzgün bir diyaspora kurun, Türkiye'yi hizmet verin." diyebiliriz, biz kalifiye insanlara "Gelin, Türkiye'de işinizi yapın, Türkiye'nin kalkınmasına omuz verin." diyebiliriz ama bunu eşit işe eşit ücret vererek yapabiliriz; bu, bu işin ilk adımıdır.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'yi dünyanın cazibe merkezi yapacaksak buna uygun bir yetenek politikası geliştirmek durumundayız. Bu vesileyle, sağlıkta da sanayide de meselenin ucuz emek değil, meselenin nitelikli iş gücü olduğunu tekrar hatırlatıyorum.

Bu vesileyle, bu kanunun ilk maddesinin çekilmesini heyetinize arz ediyorum.

Teşekkür ediyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)