| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 118 |
| Tarih: | 30.07.2026 |
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, evet, öncelikle ben de bir vefat haberini yüce Meclisle paylaşmak istiyorum. 22'nci ve 23'üncü Dönem Milletvekili Sevgili Orhan Diren'i bu sabah kaybettik. Orhan Diren Tokat Milletvekilliği yaptı. Bu ülkenin önemli sanayicilerinden ve iş adamlarından birisiydi, önemli bir hayırseverdi. Benim de hem hemşehrim hem ağabeyimdi dolayısıyla acısını yüreğimde duyduğumu ifade edeyim. Şu anda Ardahan Milletvekilimiz olan Özgür Erdem İncesu'nun da eşinin amcasıdır kendisi. Ben kendisine Allah'tan rahmet, sevenlerine ve tüm camiamıza da başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
Evet, bu sabah -arkadaşlarımız da söyledi- bir başka belediye operasyonuyla daha uyandık. Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ve bürokratlar gözaltına alındılar. Gözaltına alınma görüntülerini de hep beraber televizyonlarda seyrettik. Yani yapılmaması gereken ne varsa ısrarla yapmaya devam ediyorlar. Peki, bu sürpriz mi? Bakın arkadaşlar, bir düşünce sistematiği içerisinde neyi nasıl yaptığınızı size anlatacağım: Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse'nin Yargıtay ataması yapıldı ve iki gün sonra, 12 Haziran 2026 tarihinde Aykut Çelik Ankara'ya Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandı. Kimdir Aykut Çelik? Aykut Çelik, Akın Gürlek'in İstanbul'da Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde yardımcısıydı ve bunun üzerine yazan, çizen, gazeteci, siyasetçi dediler ki: "Şimdi operasyonları bekleyin." 12 Haziran 2026'da bu atama yapıldı, yalnızca bir ay sonra, 12 Temmuz 2026 tarihinde Çankaya Belediyesine operasyon yapıldı. Bu bir ayı aklınızda tutmanızı rica ediyorum. Başsavcı atamasının yapılması ve bir ay sonra operasyon, neden aklınızda tutun? Çünkü ona yol gösteren Akın Gürlek ne zaman atanmıştı? 2 Ekim 2024 tarihinde atanmıştı değil mi, İstanbul'a cumhuriyet başsavcısı olarak. Peki, ilk operasyon İstanbul'da hangi tarihte yapılmıştı? 30 Ekim 2024'te yani yirmi sekiz gün sonra. Demek ki başsavcıyı ata, başsavcıyı atadıktan sonra takvime bak, otuz günü say, yirmi sekiz otuz gün sonra bir belediye operasyonunu gör. Vakayı adiye mi bunlar? Siyasetin gereği mi bunlar? Siyaset buraların üzerinden mi dizayn edilecek? Sahipleri "Gerekli." derse er geç alacaklar elbette.
Devam edelim: 12 Temmuzda Çankaya Belediyesi operasyonu, on sekiz gün sonra 30 Temmuz günü Etimesgut Belediyesi operasyonu. Peki soralım şimdi: Erdal Beşikçioğlu ve arkadaşları gözaltına alındılar. Gereksiz sorular mı acaba hep tekrar edip duruyoruz? Mesela Erdal Beşikçioğlu kendisini ziyaret eden, o da defalarca gözaltına alınmış olan İsmail Arı'ya diyor ki: "Her gün eşim benim gözaltına alınacağım, sabah operasyonuyla evimden alınacağıma ilişkin rüyalarla uyanıyor, kabuslarla uyanıyor." Peki, buna rağmen bir yere kaçmış gitmiş mi? Yok, evinde duruyor işte, evinde duruyor. Yani sabah altı buçukta baskın yapacağınıza saat sekizde telefon edip çağırsaydınız onu evinde bulacaktınız. O da siz nereye davet ederseniz oraya gelecekti. Yok, onu yapamazsınız. İlla bir fotoğraf vereceksiniz.
Peki, bu Etimesgut'ta ne olmuştu acaba, söyleyeyim. Hani hep "Millet iradesi, millet iradesi." derdiniz ya artık diyemiyorsunuz. Ben rakam vereyim size: 31 Mart 2024'te Erdal Beşikçioğlu oyların yüzde 56'sını almıştı, 203 bin kişinin oyunu almıştı; AKP-MHP toplamı ise 117 bin oy almıştı. Yani Cumhur İttifakı blokuna tek başına 100 bin fark atmıştı, geriye kalanları saymaya bile gerek yok. Şimdi bu Erdal Beşikçioğlu, biz burada konuşurken gözaltında; bilmem ne emniyetinin, bilmem ne hücresinde tutulmaya devam ediliyor. Siyasetçileri bu kadar istismar ederek, siyasetçileri bu kadar korumasız bırakarak bu memleket hiçbir yere gidemez. Bir kere daha söyleyelim: Türkiye'de bağımsız yargı olsa kimse bunlara bir şey diyemez. Siz birazdan söyleyeceksiniz: "Yargı bağımsızdır."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Ya, size en büyük dersi her seferinde Trump açıkça rencide ederek söylemiyor mu? "Brunson içerideydi, telefon ettim Erdoğan'a. Erdoğan o kadar iyi bir lider ki hemen bıraktı." diyor. Hangi bağımsız yargıdan hâlâ bahsedebiliyorsunuz? Ya, insanda bir düşünce sistematiği olmaz mı, bir düşünce namusu olmaz mı? Bütün bu örneklere rağmen "bağımsız yargı, bağımsız yargı" demekten ne zaman vazgeçeceksiniz? Türkiye'de bağımsız yargı olsaydı sizin belediye başkanlarınız sütten çıkmış ak kaşık mı be birader? Ankara'yı parsel parsel satanlar ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşıyorlar, hâlâ Twitter'da kahramanlık yapmaya soyunuyorlar. (Yeni Parti sıralarından alkışlar) Ve siz bütün bunlar sanki hiç olmamış gibi bence kendinize oy veren ve vicdanını kaybetmemiş olanları da kendinize güldürerek buralarda oturmaya devam ediyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Şimdi, burada konuşmalar yapıldı. AKP'nin kuruluşunun 25'inci yıl dönümü süslü süslü laflarla anlatıldı. Ben size bazı rakamlar vereyim. İnsan hafızayı kaybetmemeli, insan gerçekle bağını kaybetmemeli, yüzde 33 enflasyon oranıyla dünyada 5'incisiniz, yüzde 35 enflasyon oranıyla gıda enflasyonunda dünyada 4'üncüsünüz. Ya, biriniz bu memleket nasıl enflasyon ve gıda enflasyonunda dünyada ilk 5'e girdi be birader demiyor musunuz? Bunu da mı FETÖ'cüler yaptı ya? Hani her şey edersiniz ya "İstatistikleri FETÖ'cüler yayınlıyor." Ya, dünyanın, Birleşmiş Milletlerin yayınladığı istatistikler ortada, bütün bunu sen başarı hanene mi sayıyorsun? Bakın, TÜİK açlık sınırı yayınlıyor, Temmuz 2025-Temmuz 2026 bir ayda nereden nereye geçmiş.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, son dakikayı veriyorum.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - 26 binden 36 bine çıkmış, yoksulluk 86 binden 120 bine çıkmış, bekâr çalışanın maliyeti 33 bin liradan 47 bin liraya çıkmış. Umurunuzda mı? Merkez Bankası faizi 2020'nin başında yüzde 12 iken şu anda yüzde 40. Hazinenin toplam borcu 6 trilyon liradan 14 trilyon liraya çıkmış, sen burada bana hikâye anlatıyorsun, AKP'nin 25'inci yılı. AKP'nin doğru, 25'inci yılı, AKP'nin yirmi beş yıldır burada olmasında hepinizin de suçu var, muhalefetin de suçu var, onu da söyleyeyim ama şunu da ifade edeyim: Her ne kadar cübbelerin arkasına üniformaların arkasına saklansanız da her ne kadar rıza üretemediğiniz toplumda zora da dayansanız da sizi layık olduğunuz yere indireceğiz ve bunların hepsinin hesabı bu memlekette sorulacak.
Çok teşekkür ederim. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)