GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:118
Tarih:30.07.2026

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Ben de Sayın Divanı ve milletvekillerimizi saygıyla selamlıyorum.

Siyasi hayatının en temel unsurlarından biri milletin güvenilir. Bu güven ise ancak şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğü ilkelerine bağlı kalındığı sürece korunabilir. Milletimiz siyasetin polemiklerle değil, eserle, hizmetle ve çözüm üretme anlayışıyla yapılmasını beklemektedir, bizler de bu beklentiye uygun hareket etmek, siyasi rekabeti ilkeler üzerinden yürütmek ve demokratik hayatın itibarını birlikte korumak zorundayız. Temennimiz, tüm siyasi aktörlerin hukuka uygun, şeffaf ve hesap verilebilir bir anlayışla hareket etmesi, milletimizin emanet ettiği bu kutlu görevin sorumluluğunu her zaman en üst düzeyde taşımasıdır. Defalarca ve her zaman mahkemelerimize ve yargımıza güvendiğimizi ifade ettik, biz hiçbir zaman taraf değiliz diye bunu açıkça belirttik. Şikâyet eden de savcılığa suç duyurusunda bulunan da isnat edilen suça muhatap olan da CHP'dir, biz de süreci takip ediyoruz ve yargının kararlarını izliyoruz dedik, bunu defalarca söyledik. İşitene sivrisinek saz diyorum. Yargıdan aklanın, gelin siyasetinizi ve hizmetinizi devam ettirin diyoruz ancak birileri ne hikmetse sadece CHP'li oldukları için sorgulanamaz, yargılanamaz, hesap veremez anlayışıyla bir ayrıcalık beklemektedir.

Sayın Uğur Bey birilerinin sözlerinden bahsetti, söylediklerinden bahsetti, o sadece kendisini bağlar, bizim Cumhurbaşkanımızın da partimizin de sözcüsü bellidir, Sayın Ömer Çelik'tir, partimiz ve Cumhurbaşkanımız adına açıklama yapacak isim nettir. Kişinin söyledikleri sadece kendisini bağlar, ne bizi ne de partimizi ne de Cumhurbaşkanımızı bağlayacak bir durumda değildir.

Sayın milletvekilleri, ülkemizin geleceği adına tarihî öneme sahip bir süreçteyiz. Terör kırk yılı aşkın bir süredir sadece canlarımızı değil umutlarımızı, kaynaklarımızı ve ortak geleceğimizi de hedef almıştır. Binlerce vatandaşımızı, güvenlik görevlimizi ve evladımızı teröre kurban verdik, acılar yaşadık, bedeller ödedik. Bugün ise Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, güçlü liderliği ve Sayın Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu millî duruşla terörün tamamen ülkemizin gündeminden çıkarılması hedefi doğrultusunda önemli bir eşiğe gelmiştir. Terörsüz Türkiye hedefi herhangi bir siyasi partinin değil 86 milyonun ortak hedefidir. Bu süreç, milletimizin huzuru, çocuklarımızın güvenliği ve ülkemizin geleceği için yürütülen millî bir devlet politikasıdır. Bu süreç hassastır. Devletimiz hiçbir zaman terörle mücadelede taviz vermemiş, vermeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin temel nitelikleri, üniter yapısı, bayrağı, vatanı ve milletin bölünmez bütünlüğü asla tartışma konusu değildir. Sürecin temelinde de işte bu kararlılık bulunmaktadır. Bugün bizlere düşen görev, bu sürece sorumluluk bilinciyle yaklaşmaktır; terörün değil kardeşliğin, ayrışmanın değil birliğin, nefretin değil ortak geleceğin yanında durmaktır. Günlük siyasi hesaplarla değil devlet aklıyla hareket etmektir. Terörün kazandığı hiçbir denklemde millet kazanmaz ama kardeşliğin güçlendiği, huzurun hâkim olduğu bir Türkiye'de kazanan 86 milyon vatandaşımız olacaktır. Bu süreç, şehitlerimizin aziz hatırasına ve gazilerimizin fedakârlıklarına gölge düşüren değil, onların uğruna mücadele ettiği huzurlu, güçlü ve güvenli Türkiye idealini kalıcı hâle getirmeyi amaçlayan bir süreçtir. Aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize de şükranlarımızı sunuyorum. İnanıyorum ki Türkiye Yüzyılı'nı, terörün değil huzurun, korkunun değil güvenin, çatışmanın değil kardeşliğin yüzyılı yapacağız. Tarihin yanlış tarafında bulunmayı tercih edenlerin, siyasi polemikleri ve hesaplarıyla bu süreci bozmalarına da müsaade etmeyeceğiz. Bu sürecin tam olarak sahibi de milletin tam kendi iradesidir diyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kadına yönelik şiddetle ilgili mücadelemizde yirmi dört yıldır neler yaptığımızı saysam burada dakikalarımız yetmez. "Şiddete sıfır tolerans" anlayışımız, prensibimiz ilk günkü kararlılığımızla aynı şekilde sürdürülmektedir. Kadını ayrıştırıp toplumsal hayattan koparmaya çalışan anlayışı da durduran AK PARTİ'dir. Sadece bir rakam vereceğim, 2002'de kız çocuklarının üniversitelileşme oranı yüzde 13'ken bugün bu oran yüzde 52'ye ulaşmıştır, daha da yükseltmek için çalışıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Tamamlıyorum.

Eğitimde, iş hayatında, siyasette, sivil toplumda, her alanda kadınlarımızın desteklenerek daha da güçlenmesi için, daha da başarılı olabilmeleri için, şiddetin tamamen sona ermesi için kararlılıkla mücadelemize devam edeceğiz.

Ankara'da eylem yapan işçilerimizle ilgili gündemi biz de yakinen takip ediyoruz. Bu süreçte çok net bir duruşumuz var, tamamıyla işçilerimizden yanayız. Bakanlarımız da işçilerimizin haklarını almaları için işçilerimizle görüşerek işverene de gereğinin yapılmasıyla ilgili ve ödemelerin tamamlanması için süreci yakından takip etmekteler ve bu süreci de yürütmektedirler. Hedefimiz ve amacımız, işçilerimizin haklarını sonuna kadar almaları, bu konuda tam olarak yanlarında olduğumuzu ben de tüm kamuoyuna duyurmak isterim.

Milletin oyunu verdiği seçilmiş kişilerin bu millete hizmet etme anlayışıyla davrandığı sürece bu ülkede baş tacı olduklarını hepimiz biliyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Tamamlıyorum Başkanım.

Bunun en iyi örneği de 25'inci yılımızı kutlayacak bir parti olarak AK PARTİ'dir diyorum.

Şükranlarımı sunar, teşekkür ederim Başkanım.