GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:118
Tarih:30.07.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA RIDVAN UZ (Çanakkale) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; İYİ Parti olarak vermiş olduğumuz önerge üzerine söz aldım. Bu vesileyle yüce Meclisimizi ve büyük Türk Milletini saygıyla selamlıyorum.

Kıymetli milletvekilleri, Emniyet Genel Müdürlüğünün 2025 Türkiye Uyuşturucu Raporu'na göre kolluk birimleri 2024 yılında 309.028 uyuşturucu olayına müdahale etmiş, bu olaylarda 374.948 şüpheli kayda girmiş, uyuşturucu olayı sayısı bir önceki yıla göre de yüzde 22,7 artmış. İşte tam da bu nedenle bu illetin yalnızca bir asayiş dosyası olmadığı görülmektedir. Bunun faturasını hastane, adliye, cezaevi, aile, ekonomi ve hülasa büyük Türk milleti çekmektedir çünkü uyuşturucuyla mücadelenin ölçüsü sokakta maddeye erişimin azalıp azalmadığına bakmakla başlar. Asıl ölçünün bir tanesi de çocuklarımızın uyuşturucuyla tanışma yaşının yükselip yükselmediğine bakmakla başlar. 2024 yılında Türkiye'de tam 427 doğrudan madde bağlantılı ölüm meydana gelmiş, 427 bir yılda. Bu sayıyı 2023 yılına endekslediğimizde yüzde 42,3 artış sağlanmış yani AK PARTİ Hükûmeti burada da diğer hadiselerde olduğu gibi sınıfta kalmış. Sentetik uyuşturucular artık uzak ülkelerin haberlerinden ibaret değil. Bu maddeler mahallenin, parkın, okulun çevresinin ve ailenin artık hemen yanı başında bir ölüm tehdidi olarak görülüyor.

Kıymetli milletvekilleri, tedavi cephesinde de rakamları doğru okumak lazım. Türkiye'de 143 AMATEM ve ÇEMATEM bulunuyor. Bu merkezlerin toplam yatak sayısı 1.582; çocuklar için ise 242 yatak sayısı var. Peki, başvuru ne kadar çocuklarımız için? 14.053 yani 242 yatak var ama yıllık 14 bin müracaat oluyor yani çocukların tedavi göremediği net olarak ortaya çıkıyor. Bağımlılık Türkiye'de yaygın ve ağır bir sağlık sorunu hâline gelmiş olduğunu da görüyoruz buradan ve bağımlı bireyi birkaç gün hastanede yatırıp vücudunu uyuşturucu maddeden arındırmakla bu işler düzelmiyor, asıl önemli olan tedavi sonrasında psikolojik destek, aile danışmanlığı, eğitim, barınma ve istihdam zincirini de oluşturmaktan geçiyor.

Kıymetli milletvekilleri, Türkiye'nin yalnızca uyuşturucu kullanım haritası değil, uyuşturucu parasının haritasını da çıkarması elzem bir hâle geliyor. Büyük çaplı uyuşturucu ticareti ve örgütlü suç soruşturmalarında suçtan elde edilen paranın izlenmesi zorunlu hâle geliyor. Yalnızca uyuşturucu satanlar değil, bu parayı aklayanlar, saklayanlar ve başka alanlara aktaranlar da mutlak suretle tespit edilmelidir. Bu kişilerin ve yakın çevrelerinin on yıl boyunca tapu, banka, vergi, noter, ticaret sicili, gümrük ve ödeme sistemleri ve kripto paraları da takip edilmelidir çünkü hukukun üstünlüğü, kişisel verilerin korunması ve yargı denetimi esas alınmak zorundadır. Böylece uyuşturucu parasının hangi şirketlere, taşınmazlara ve hesaplara yatırıldığı da göz önünde olur. Zehir taciri, örgütün suçlu faili ise de bağımlı birey de tedaviye, desteğe ve topluma yeniden kazandırılmaya ihtiyaç duyulan insandır. Öyleyse rehberlik servisleri, okul sosyal hizmetleri, aile hekimleri, gençlik merkezleri, AMATEM ve ÇEMATEM gibi birimler arasında bir sevk ve takip geri dönüş sistemi mutlaka kurulmalıdır. Bu mesele iktidar, muhalefet meselesine kurban edilmemelidir. Ey AK PARTİ, ey Sayın Bakan, evladını uyuşturucuya kaptıran annenin parti rozeti yoktur, zehir tacirinin de hedef aldığı çocuğun siyasi görüşü yoktur. Devlet olmanın gereği yalnızca suç işlendikten sonra faili yakalamak değildir. Gelin, bu araştırma önergesine "evet" diyelim, zaten mücadele ediyoruz kolaycılığına da sığınmayalım. Mücadele ediliyorsa Meclis araştırması bu mücadeleyi zayıflatmaz, tam tersine daha da güçlendirir ve millet adına denetim yapılmasını sağlar. Türkiye için bu araştırma komisyonunu birlikte kuralım diyoruz. Bu önergeyi Meclise getirdiğimizi duyan birçok milletvekili arkadaşlarımız bana ulaştı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

RIDVAN UZ (Devamla) - Kendi illeriyle ilgili bilgiler verdiler ve konuşmamızın yeter süresinde dile getirmemizi tavsiye ettiler. Kendilerine teşekkür ediyorum.

Daha dün Niğde Bor Bahçeli'de sentetikten bir evladımız hayatını kaybetti. Yine bu ay içinde, sadece Muğla Milletvekilimiz Metin Ergun Bey'in söylediğine göre sentetikten 4 evladımız hayatını kaybetmiş. Bu çocuklar Muğla'nın dağ köylerinden -muhafazakâr yapıdaki ailelerin ve köy nüfusunun tamamının da birbirleriyle akraba olduğunu düşünürsek akrabalar arası bile artık çocuklarımızı korumanın ne kadar zor olduğu bir döneme giriyoruz- ve bakıldığında bir senede 427 çocuk ölüyorsa bu terör sorununun da çok üstünde bir olaydır. Dolayısıyla, iktidar partisi mutlak suretle buna yönelmeli, terör safsatasından kurtulmalı, tarihin doğru tarafında yer almalı, Apo'nun ipini bırakmalıdır diyor, Meclisi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)