| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 118 |
| Tarih: | 30.07.2026 |
VEZİR COŞKUN PARLAK (Hakkâri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu hafta önemli bir kanun teklifini konuşuyoruz.
Bu kürsüde kanun teklifiyle ilgili çok fazla söz kuruldu; konuşma yapan hatiplerin çoğu esaslı eleştirilerde bulundular, bizler de bu yapılan eleştirilerin çoğuna katılıyoruz çünkü ülkemizde üniversitelerin ne durumda olduğunu çok iyi biliyoruz.
Üzerinde konuşmakta olduğum madde üniversitelerde yeni kadroların ihdas edilmesini öngörüyor. Bizler, yıllardır üniversitelerin akademik kapasitesinin artırılması gerektiğini söylüyoruz; bunun için defalarca Mecliste önergeler verdik, bu kürsüde konuşmalar yaptık ve raporlar hazırladık. Üniversitelerin niteliğini yalnızca akademik personelin sayısıyla ölçemezsiniz. Önemli olan, akademisyenleri istihdam ederken uygulanan kriterlerdir; bu kriterlerin mutlaka objektif olması gerekir, akademik ilkelere ve uluslararası standartlara uygun olması gerekir. AKP iktidarının birçok konuda olduğu gibi akademi konusundaki politikalarının da parlak olmadığını biliyoruz. Bu maddeyle akademik kadrolar ihdas etmek üzerinden övünüyor olabilirsiniz. Dünyanın en iyi üniversitelerinde yüksek lisans ve doktora eğitimi alan akademisyenler devlet üniversitelerinde iş bulamıyorlar. Büyük bir çoğunluğu da mecburiyetten özel üniversitelerde güvencesiz ve çok düşük ücretlere çalışmak zorunda kalıyor. Hepimiz iktidarınızın bu ülkedeki nitelikli akademisyenlere neler yaşattığını biliyoruz.
Değerli milletvekilleri, üniversitelerde yeni kadrolar oluşturduğunuz için sizleri takdir etmemizi beklemeyin. Akademisyenlere neler çektirdiğinizi de unutmamızı bizlerden istemeyin. On yıl önce barış bildirisine barış akademisyenleri imza attıkları için etmedik zulüm bırakmadınız, bu zulmü unutmak mümkün değildir. Derslerinde anlattıkları konular nedeniyle haklarında soruşturma açtığınız ve ceza verdiğiniz akademisyenleri yok mu sayalım? Üniversitelerdeki akademik ve idari kadroları akrabalarıyla dolduran rektörleri nasıl görmezden gelmemizi beklersiniz? Bunlar orta yerde dururken kimseyi üniversiteleri ve akademik yaşamı güçlendirdiğinize ikna edemezsiniz.
Değerli milletvekilleri, üniversitelerin durumunu günlerdir konuşuyoruz. Hakkari Üniversitesi de bu sorunları derinden yaşayan üniversitelerden biridir. Öğrencileri ayrı, akademisyenleri ayrı, idari personeli ayrı sorunlar yaşıyor. Üniversitedeki sorunlar kampüsün fiziksel sorunlarından başlıyor. Hakkâri'deki iklim şartları ve doğa olayları biliniyor. Zemin kayması olduğu bilinmesine rağmen üniversite kayma riski olan zemine inşa edildi. Kamu adına karar verici konumda olanlar riskleri hesaba katmadan rant odaklı çevrelerin çıkarlarına göre hareket ettiler.
Hakkâri Üniversitesindeki sorunlar sadece fiziksel koşullarla sınırlı değildir. Yurt kapasitesi yetersiz olduğu için öğrenciler barınma sorunu yaşıyorlar. Yurtlara yerleşemeyen öğrenciler kalacak yer bulamadığı için ve yeterli imkânları, olanakları olmadığı için eğitim hayatına devam edemiyorlar. Kampüse ulaşım konusunda da çok ciddi sorunlar yaşanıyor çünkü yeterli sayıda toplu taşıma araçları yok. Görüştüğüm bazı akademisyenler öğrencilerin sabah 10.00'daki derslere yeterli toplu taşıma araçları olmadığı için geç kaldıklarını söylüyorlar. Üniversite kampüsü içinde sosyal imkân ve olanaklar da neredeyse yok denecek kadar azdır. Üniversite eğitimini lise eğitiminden ayıran en önemli farklardan biri üniversite hayatının sadece derslerden ibaret olmamasıdır. Üniversiteler kantiniyle, öğrenci kulüpleriyle, kütüphanesiyle, laboratuvarlarıyla, topluluklarıyla ve bahar şenlikleriyle üniversitedir. Hakkâri'de öğrenciler bunlardan mahrum bir şekilde öğrencilik hayatlarını sürdürüyorlar. Öğrencisine kampüse ulaşım imkânı sağlamayan ve sosyal olanaklar sunamayan bir anlayıştan söz ediyoruz.
Hakkâri Üniversitesindeki akademisyenlere de yeterli imkânlar yaratılmış değildir. Çalışmalarını yürütebilecekleri kütüphane ve laboratuvar kapasitesi çok sınırlıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
VEZİR COŞKUN PARLAK (Devamla) - Akademisyenler, yeterli imkân ve olanakları olmadığı için dışarıda yaşamak zorunda kalıyorlar, sadece ders vermek için kente gelip ders verdikten sonra da ayrılmak zorunda kalıyorlar. Bu koşullarda sağlıklı bir üniversite eğitiminden söz etmek mümkün değildir. Üniversite kurmak sadece bina yapmaktan ibaret değildir, Hakkâri Üniversitesi de buna en iyi örnektir. Sonuç olarak, akademik kadro ihdas etmek nitelikli üniversiteler inşa etmeye yetmez.
Sözlerime son veriyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)