| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 120 |
| Tarih: | 05.08.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA ALİ BOZAN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Sayın Başkan, önerge üzerine konuşma yapmadan önce size naçizane bir önerim olacak benim. Zira, üzerine konuşacağımız önerge doğrudan Anayasa'yı ilgilendiren bir önerge. Bu önergenin oylamasına geçilmeden önce Mecliste bulunan bütün milletvekillerine bir Anayasa kitapçığı dağıtmanızı öneriyorum, başta iktidar vekilleri olmak üzere. Çünkü bu önerge doğrudan Anayasa’nın 2'nci maddesini ve Anayasa’nın 90'ıncı maddesini ilgilendiriyor.
Anayasa'nın 2'nci maddesi ne diyor?
BAŞKAN - Sayın Bozan, her dönem başında milletvekillerine bir grup kitapçık dağıtılır, onun için de Anayasa kitapçığı da var.
Buyurun.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Efendim, biz zaten Anayasa'sız gelmiyoruz ki Meclise Sayın Başkanım.
ALİ BOZAN (Mersin) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan ama dönemin üzerinden epey bir zaman geçti, biz anlıyoruz ki, buradaki konuşmalara, buradaki oylamalara, buradaki tutumlara bakıyoruz, şunu görüyoruz: Anayasa unutulmuş. Anayasa’nın 2'nci maddesi ne diyor? Diyor ki: "Türkiye Cumhuriyeti devleti laik, sosyal bir hukuk devletidir." Peki, Anayasa’nın 4'üncü maddesi ne diyor? Anayasa’nın ilk maddelerinin değişmez hususlarından bahsediyor. Peki, şu anda Türkiye Cumhuriyeti devleti bir hukuk devleti mi? Elbette hayır. Sebebi ne? Sebebi şu... Anayasa’nın 90'ıncı maddesi ne diyor? Anayasa’nın 90'ıncı maddesi açık bir şekilde diyor ki: "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymak zorundasınız." Peki, AKP iktidarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyuluyor mu? Görüyoruz ki uyulmuyor. O zaman, bizzat AKP iktidarı tarafından Anayasa’nın 2'nci maddesi şu anda fiilî olarak değiştirilmiş durumda çünkü Türkiye Cumhuriyeti devleti uzunca bir süredir hukuk devleti olmaktan çıkarılmış durumda.
Değerli arkadaşlar, bu ülkede "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları" dediğimizde akla ilk gelenler Kobani kumpas davası, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğunun haksız olduğuna dair kesin kararı verileli tam iki yüz yetmiş beş gün oldu. Tam iki yüz yetmiş beş gündür Anayasa’nın 2'nci maddesi ve 90'ıncı maddesi ihlal ediliyor. Yine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Kobani kumpas davasında yargılanan ve şu anda cezaevinde tutulan Ali Ürküt hakkında verdiği kararın üzerinden tam elli yedi gün geçti ama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Ali Ürküt'le ilgili verdiği karar da uygulanmıyor.
Sayın Adalet Bakanı göreve ilk geldiğinde ne demişti? Demişti ki: "Alo adalet hattı kuracağım." Buradan Sayın Adalet Bakanına sesleniyoruz: Sayın Adalet Bakanı, şebeke çekmiyor. Şebeke mi çekmiyor yoksa adalet hakkının kablolarını mı kestiniz? Eğer kabloları kesmemiş olsaydınız ya da şebeke çekseydi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin iki yüz yetmiş beş gün önce Selahattin Demirtaş'la ilgili vermiş olduğu karar bugün uygulanmış olurdu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ALİ BOZAN (Devamla) - Tamamlayacağım Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlar, şunu hepimiz çok iyi biliyoruz: Bugünler geçecek, sevgili Selahattin Demirtaş, sevgili Figen Yüksekdağ, sevgili Ali Ürküt, Kobani kumpas davasında tutuklu yargılanan siyasetçiler ve haksız yere cezaevlerinde tutulan bütün siyasi tutsaklar serbest bırakılacaklar ve gelecekler buralarda bizler gibi siyaset yapacaklar ama şunu iyi biliyoruz: Sevgili Selahattin Demirtaş ve arkadaşlarını on yıldır haksız yere cezaevinde tutanları, bugün Anayasa uygulansın diye verilmiş olan önergelere "hayır" diyenleri ne tarih ne de bu millet asla ve asla unutmayacaktır.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ, Yeni Parti ve CHP sıralarından alkışlar)