| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 120 |
| Tarih: | 05.08.2026 |
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
İlk olarak aslında ikinci sorudan başlamak istiyorum, özellikle Anayasa'ya aykırılık veya Anayasa'ya uygunlukla ilgili bir soru geldi Sayın Yontar'dan. Buna ilişkin olarak aslında özellikle çocuk adalet sistemine ilişkin düzenlemelerin tabii ki Anayasa'ya ve ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olup olmadığı zaten Komisyonumuzda da değerlendirildi. Anayasa Mahkememizin de yerleşik içtihatlarında da aslında açıkça belirtildiği üzere hangi alanda düzenleme yapılacağı, kamu yararının hangi araçlarla gerçekleştirileceği, hangi usulün benimseneceği, hangi kanun yolu sisteminin oluşturulacağı tüm bunlar tabii, esas itibarıyla yasama organının takdir yetkisinde. Dolayısıyla, burada teklif hakkında dile getirilen Anayasa'ya aykırılık iddialarının düzenlemelerin yerindeliğine ilişkin değerlendirmelerden ibaret olduğunu da söylemek gerekiyor.
Özellikle, tabii, bu teklifle burada çocukların üstün yararı ilkesinin korunduğunu söylemem gerekiyor.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Yapmayın Hocam ya!
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Dolayısıyla, teklifte yer alan düzenlemeyle çocuklara özgü ceza sorumluluğu sistemi aslında burada korunuyor.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne aykırı mıdır, değil midir Başkanım?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Yalnızca şunu belirtmem lazım: Toplum vicdanını derinden yaralayan, ağır sonuçlar doğuran bazı suçlar bakımından ceza adaletinin gerekleri gözetilerek yaş küçüklüğü indiriminin daha dengeli uygulanmasının sağlandığını görüyoruz. Burada tabii ki çocuğun üstün yararı vazgeçilmez bir anayasal ilke ancak bu ilke, mağdurların haklarını, kamu düzenini ve toplumun güvenliğini tamamen göz ardı eden mutlak bir ayrıcalık olarak da yorumlanamaz. Ki hukuk devleti hem suça karışan çocuğu korumak hem de suçtan zarar gören bireyin adalet beklentisini karşılamakla yükümlüdür, dolayısıyla bu hassas dengeyi bizim korumamız gerekiyor.
Şimdi Sayın Suiçmez laf attı ama onun özellikle sorusuna da değinmek istiyorum.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Soru sordum. Dolayısıyla Anayasa'ya aykırılık teşkil etmiyor mu?
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Özellikle "Bu kanunu neden yapıyorsunuz?" şeklinde bir soru geldi Sayın Suiçmez'den. Bu kanun teklifinin, aslında başta çocuklarımız olmak üzere tüm toplumun korunması bağlamında çocuk suçluluğuyla daha etkin mücadele edilmesi, çocukların ıslah süreçlerinin daha yapıcı, etkin ve fonksiyonel gerçekleştirilmesi, ailelere, kamu kurum ve kuruluşlarına konuyla ilgili önemli sorumluluk ve yükümlülükler verilmesi hususunu düzenlediğini belirtmem gerekiyor. Tabii, şunu unutmamamız gerekiyor Sayın Suiçmez, çocuklar yalnızca bugünün değil, yarının da emaneti. Bu nedenle, çocuk adalet sistemine ilişkin düzenlemelerde, özellikle koruma, önleme, erken müdahale, etkin soruşturma ve kovuşturma, rehabilitasyonla topluma yeniden kazandırma süreçlerinin birbirinden bağımsız değil, birbirini tamamlayan halkalar olarak ele alınması burada büyük önem taşıyor. Zira aslında hepimizin aynı kanaatte olduğumuza inanıyorum, bir çocuğu kurtarmak burada yalnızca bir hayatı değil aynı zamanda toplumun geleceğini de korumaktır.
Ama şunu da ifade etmem gerekir, tabii, bu konulara ilişkin düzenlemeler yapılırken göz ardı edemeyeceğimiz bir gerçek var, o da tüm dünyada suçun doğası değişmekte, şiddet sarmalı ne yazık ki yaş tanımamakta ve suça karışma yaşı giderek düşmektedir. Bütün dünyada bu böyle, bunu görüyoruz. Daha da endişe verici olan ise, konuşmacılarımız da aslında bunu söyledi, örgütlü suç yapılarının, çocuklara sağlanan hukuki koruma mekanizmalarını kötüye kullanarak onları suçun bir faili değil, âdeta bir aracı hâline getirmeye çalışmalarıdır. Dolayısıyla, çocuğun eline kalem yerine silah, kitap yerine bıçak tutuşturmaya çalışan bu anlayışa tabii ki sessiz kalmamız mümkün değil. Yalnızca çocuklarımıza değil, tabii, geleceğimize de bu sessiz kalma, sırt çevirmek olur. Bu nedenle çocuklarımızı özellikle suç örgütlerinin istismarından koruyacak, onları suça sürükleyen sebepleri ortadan kaldıracak ve caydırıcılığı güçlendirecek tedbirleri hayata geçirmek tabii ki hepimizin ortak sorumluluğudur.
Burada Sayın Necmettin Çalışkan'ın özellikle sorduğu soru açısından şunu belirtmem gerekiyor: Tabii, Türk Ceza Kanunu'nun aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali maddesinde yapılan düzenlemeye özellikle neden ihtiyaç duyulduğuyla ilgili. Bu düzenleme, biliyorsunuz, çocuğun işlediği suçtan dolayı ebeveynlere objektif bir ceza sorumluluğu yüklememektedir. Cezaya hükmedilebilmesi için aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğünün ihlal edilmesi ile çocuğun suçu işlemesi arasında somut olayda illiyet bağının bulunması ve bu bağın mahkeme kararında gerekçelendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla düzenleme cezaların şahsiliği ilkesine uygundur ve yalnızca kusuru ve nedensellik bağı ispat edilen kişiler bakımından burada uygulanacaktır.
Yine Sayın Özdağ'ın sormuş olduğu özellikle sosyal inceleme raporlarıyla ilgili; burada da değerli milletvekilleri, sosyal inceleme raporu çocuk hakkında verilecek kararın yalnızca işlenen suça değil, çocuğun bireysel, sosyal ve ailevi koşullarına göre şekillendirilmesini sağlayan en önemli araçlardan biri olduğunu söylemem gerekiyor. Bu nedenle, 15 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından raporun alınması burada zorunlu tutulmaktadır ki buna karşılık 15 yaşını doldurmuş çocuklar yönünden ise rapor alınmaması ancak gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle mümkün olabilecektir. Böylece sosyal inceleme raporlarının daha etkin ve verimli şekilde kullanılması burada sağlanmaktadır.
Sayın Saki'nin sormuş olduğu soruya ilişkin olarak da -özellikle çocuk eğitimevlerine yönelik ki birkaç milletvekilimizden de buna benzer sorular geldi- biliyorsunuz, 5275 sayılı Kanun'da mevcut düzenlemeyle çocuk tutuklular çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılırken hükümlü oldukları andan itibaren herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmaksızın firara karşı engelleri bulunmayan çocuk eğitimevlerinde barındırılmaktadır. Burada kanunun 15'inci maddesinde yapılan değişiklikle çocuk eğitimevine geçiş iyi hâl şartına bağlanıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)?
CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Tamamlayayım bu soruyu Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Sayın Yüksel, aslında bir buçuk dakikanızı almıştık, sorular için yöneltmiştim.
Buyurun.
CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Ayrıca istisna suçlar hariç, kasıtlı suçlarda üç yıl, taksirli suçlarda beş yıl ve altı hapis cezası alan çocukların cezalarının doğrudan eğitimevinde yerine getirilmesi sağlanmaktadır.
Şimdi, bu düzenlemeyle çocuk hükümlüler açık ceza infaz kurumu statüsündeki eğitimevlerinde barındırılırken tutukluların kapalı ceza infaz kurumunda barındırılmalarının ortaya çıkardığı çelişkinin burada giderileceğini düşünüyorum. Çocuk eğitimevlerinin firarı engelleyecek yapıda bulunmaması nedeniyle yüksek oranda çocuğun eğitimevlerinden firar ettiği, firarın suç olduğu, buradan kapalı ceza infaz kurumlarına geri gönderildikleri anlaşılıyor. Çocukların herhangi bir risk değerlendirilmesi yapılmaksızın doğrudan eğitimevlerine gönderilmeleri çocukların yüksek yararı ilkesinin aleyhine sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle bu düzenleme yapılmaktadır.
Değerli Başkanım, bir soru daha...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Bizim sorulara, herhâlde, yazılı cevap verilecek anladığım kadarıyla.
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Geriye kalan sorulara yazılı olarak cevap verebilirim.
Teşekkür ediyorum, sağ olun.
BAŞKAN - Teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sayın Başkanım, Sayın Başkanım...
BAŞKAN - Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sayın Başkanım...
BAŞKAN - Evet, size söz vermiştim.
SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Orada açıkça sataşma var. Teklifin tümü 18 madde. Sayın Başkan 3 kere Suiçmez adını kullanarak bana sataşmıştır ve bu konuda benim de bir cevap hakkım var, bunu kullanmak istiyorum sataşmaktan dolayı.
HALİL ELDEMİR (Bilecik) - Soru-cevapta isim zikredilir Sayın Başkanım.
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Size sataşmadım Suiçmez, sorunuza cevap verdim.