| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 121 |
| Tarih: | 06.08.2026 |
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
İlk soru Sayın Dusak tarafından sorulmuştu. Şimdi, değerli milletvekilleri, Türk Ceza Kanunu'nun 61'inci maddesi uygulanacak cezanın kanuni sınırlar içerisinde temel cezanın belirlenmesine ilişkindir. Teklifle 31'inci maddeye eklenen fıkra ise belirli ağır suçlarda çocuklara özgü yaş küçüklüğü hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesini düzenlemektedir, dolayısıyla iki hüküm farklı hukuki değerlendirme aşamalarına ilişkindir. Bununla birlikte tabii ki bu düzenleme aynen maddi olgunun çocuğun aleyhine 2 defa kullanılmasına izin vermemektedir. Burada hâkim temel cezayı belirlerken ve yaş küçüklüğü hükmü hakkında karar verirken hangi somut olguları esas aldığını ayrı ayrı göstermek zorundadır. Aynı hususun mükerrer biçimde değerlendirilmesi hâlinde karar gerekçe ve hukuka uygunluk yönünden tabii ki istinaf ve temyiz denetimine tabi olacaktır. Ayrıca fıkranın uygulanması zorunlu olmayıp hâkimin takdirine bırakılmıştır ve bu takdir yalnızca kanununda sayılan ölçütlerle sınırlandırılmıştır, bu nedenle hâkime sınırsız veya denetimsiz bir yetki verilmemektedir.
Diğer soru, Sayın Meliha Akyol tarafından soruldu. Burada da mevcut düzenlemede hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün koşullu salıverilme hesabında iki gün olarak dikkate alınmaktadır. Teklifle bu uygulama genel olarak korunmakta ancak kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretiyle suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları kapsam dışında bırakılmaktadır. Dolayısıyla düzenleme mahkeme tarafından hükmedilen cezayı artırmamakta yalnızca sınırlı sayıdaki ağır suç bakımından koşullu salıverme süresinin hesaplanma yöntemini değiştirmektedir. Böylece çocuğun ıslahı ve yeniden topluma kazandırılması için gerekli eğitim, denetim ve rehabilitasyon faaliyetlerinin yeterli süreyle uygulanması amaçlanmaktadır.
Sayın Nazım Elmas'ın sorusuna gelince, burada 5275 sayılı Kanun'da mevcut düzenlemeyle çocuk tutuklular çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında barındırılırken hükümlü oldukları andan itibaren herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmaksızın firara karşı engelleri bulunmayan çocuk eğitimevlerinde barındırılmaktadır. Burada dün de aslında buna benzer bir soru vardı, kanunun 15'inci maddesinde yapılan değişiklikle çocuk eğitimevine geçiş iyi hâl şartına bağlanmakta, ayrıca istisna suçlar hariç, kasıtlı suçlarda üç yıl, taksirli suçlarda beş yıl ve daha az hapis cezası alan çocukların cezalarının doğrudan eğitimevinde yerine getirilmesi sağlanmaktadır. Dolayısıyla, bu düzenlemeyle çocuk hükümlüler açık ceza infaz kurumu statüsündeki eğitimevlerinde barındırılırken tutukluların kapalı ceza infaz kurumunda barındırılmalarının ortaya çıkardığı çelişkinin giderileceği değerlendirilmektedir.
Diğer bir soru Sayın Mertoğlu tarafından soruldu. Değerli milletvekilleri, burada da koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının etkili olabilmesi, çocuk üzerinde bakım ve gözetim sorumluluğu bulunan kişilerin bu kararlara uymasıyla ancak mümkündür. Öngörülen tazyik hapsi çocuğun işlediği fiil nedeniyle değil, mahkeme tarafından verilmiş tedbir kararına kasten aykırı davranılması nedeniyle uygulanmaktadır. Amaç burada cezalandırmak değil, mahkeme kararlarının yerine getirilmesini sağlamak ve çocuğun üstün yararını korumaktır.
Sayın İsmail Bayırcı'nın sorusuna gelince burada, yine, TCK 31'inci maddesinin mevcut ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca çocuklar hakkında hükmedilecek cezalardan belirli oranlarda indirim yapılması ile bazı suçlar bakımından bu indirimlerin kaldırılması veya azaltılmasına ilişkin sorular var. Bu teklifte, TCK 31'inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında biliyorsunuz, değişiklikler yapılıyor. Buna göre fiili işlediği sırada 12-15 yaş grubunda bulunan çocuklar ile 15-18 yaş grubunda bulunan çocuklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezaları yerine hükmedilecek süreli hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılmakta, ayrıca süreli hapis cezaları bakımından her bir fiil için verilebilecek hapis cezasının azami sınırı yükseltilmektedir. Tabii, bu teklif çocuklara yönelik ceza indirimlerini genel olarak ortadan kaldıran bir düzenleme değil, yalnızca toplumda en ağır suçları doğuran kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları bakımından hâkime somut olayın özelliklerini değerlendirme imkânı tanıyan, amacıyla sınırlı ve ölçülü bir düzenleme yapıldığını da söylemem gerekiyor ki son yıllarda biliyorsunuz, bazı suç çeteleri ile örgütlü yapıların çocukları kendi suç faaliyetlerinde kullanmaya yöneldiği, çocukların hukuki statülerinden kaynaklanan koruyucu düzenlemeleri istismar etmeye çalıştığı görülmektedir. Getirilen düzenlemeyle çocuk adalet sisteminde cezasızlık algısının oluşmasının önüne geçilmesi ve çocukların suç örgütlerinin etkisine daha açık hâle gelmesinin engellenmesi hedeflenmektedir.
Burada Sayın Mehmet Sait Yaz'ın sorusuyla ilgili olarak da teklifle 6136 sayılı Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin ruhsatlandırılan iş yerleri dışında satışı ve sergilenmesi ile 18 yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması yasaklanmakta ve aykırılık hâlinde idari para cezası, el koyma ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine yönelik düzenlemeler getirilmektedir. Bu düzenlemeyle çocukların kesici, delici veya bereleyici aletlere erişiminin sınırlandırılması, bu aletlerin kontrolsüz dolaşımının önlenmesi, çocukların suça sürüklenmesinin azaltılması ve kamu güvenliğinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca düzenlemede bir sanat veya mesleğin icrası ve eğitim için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilmektedir. Böylece günlük yaşamın olağan akışı içerisinde zorunlu kullanım alanları korunmaktadır.
Yine, Sayın Oğuz Üçüncü'nün sorusuna ilişkin olarak düzenlemede tabii bütün çocuk hükümlülerin cezalarının tamamını kapalı ceza infaz kurumunda geçirmesini aslında öngörmüyoruz. Terör ve örgüt suçları hariç olmak üzere kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan ise toplam beş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm edilen çocukların cezaları doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilecek; diğer çocuklar bakımından ise infazın başlangıcında çocuğun bireysel özellikleri, risk durumu ve rehabilitasyon ihtiyacının değerlendirilmesi burada amaçlanmaktadır. Çocuğun eğitimevine ayrılmasına ilişkin değerlendirme, psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimcisi, rehberlik uzmanı veya öğretmen gibi en az bir uzmanın katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından en geç üç ayda bir yapılacaktır. Kurul kararları da infaz hâkimliğinin yargısal denetimine açıktır.
Burada çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında da örgün eğitim, biliyorsunuz, psikososyal destek, bağımlılık tedavisi, aileyle çalışma ve mesleki eğitim faaliyetleri devam etmektedir. Dolayısıyla eğitim hakkı kapalı kuruma girişle ortadan kalkmamakta ve eğitimevine geçiş bir ödül olarak düzenlenmemektedir. Amaç, burada çocukların herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın firara karşı engelli bulunmayan eğitimevlerine gönderilmesinden kaynaklanan riskleri azaltmak ve çocuğu güvenli, kademeli ve bireyselleştirilmiş bir infaz süreci sonunda eğitim evine ayırmaktır.
Burada Sayın Suiçmez'in sorusu, özellikle hâkime takdir hakkı tanınması noktasında. Takdir edersiniz ki tüm yargı sistemlerinde kanunla belirli kriterler belirlenir ve hâkimler buna göre tabii ki...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Tamamlayayım Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Şöyle yapalım...
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Sayın Suiçmez'in sorusunu yanıtlamamız lazım.
BAŞKAN - Tamam yani çok geniş kapsamlı cevaplar veriyorsunuz.
2 soru var, onları da alalım, hepsini birlikte cevaplandırın.
Sayın Çalışkan, buyurun.
ADALET KOMİSYONU BAŞKANI CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Sayın Suiçmez'inkini tamamlamam lazım.