| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 123 |
| Tarih: | 08.08.2026 |
TALAT DİNÇER (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teklifin 11'inci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bugün, burada yalnızca bir kanun maddesini değil çocuklarımızın geleceğini konuşuyoruz. Karşımızda bir çocuk var; belki şiddet görmüş, belki istismara uğramış, belki uyuşturucunun içine çekilmiş, belki ailesi dağılmış, belki yoksulluk içinde büyümüş, belki de suça sürüklenmiş ve biz bu çocuğa nasıl yaklaşacağımızı konuşuyoruz ama asıl soruyu sormak lazım: Bu çocuğu suça, şiddete, uyuşturucuya ve çaresizliğe sürükleyen şartları neden ortadan kaldıramadık? Bir çocuk suça sürüklenmişse sadece çocuğa bakamayız; her çocuk günahsız ve masum doğar, yaşam şartları onu şekillendirir. Çocuğu kim istismar etti? Uyuşturucuyu o çocuğun eline kim verdi? Çocuğu suça kim itti? Çocuğun ailesine kim destek olmadı? Okuldan koparken kim fark etmedi? Aile ve Sosyal Hizmetler neden zamanında ulaşamadı? Çocuğu suçun içine çeken yetişkinleri görmeden yalnızca çocuğu konuşmak sorunun yarısını görmektir.
Bugün suça sürüklenen çocukların önemli bir kısmı daha önceden mağdur oluyor; şiddetin mağduru oluyor, istismarın mağduru oluyor, yoksulluğun mağduru oluyor, uyuşturucu çetelerinin mağduru oluyor, sonra karşımıza "suça sürüklenmiş çocuk" olarak geliyor. İşte, burada devletin sorumluluğu başlıyor. Çocuğu suçla tanıştıktan sonra değil suçun kapısına gelmeden önce korumak zorundayız çünkü bir çocuğu suçtan korumak yalnızca o çocuğu değil toplumun geleceğini korumaktır.
Bugün çocuk cinayetlerini konuşuyoruz. Anaların canı yanıyor. Bir anne, evladını uyuşturucuya kaptırmaktan korkuyor. Bir anne, çocuğunun okuldan eve sağ salim dönmesini bekliyor. Bir anne, çocuğunun şiddete, istismara veya suça kurban gitmesinden korkuyor ve bazı anneler artık evlatlarının mezarı başında ağlıyor. Biz, annelerin gözyaşını olaydan sonra silen değil o gözyaşının dökülmesini engelleyen bir devlet anlayışı istiyoruz. Bir çocuk öldürüldükten sonra hesap soran değil o çocuğun öldürülmesini engelleyen bir devlet anlayışı istiyoruz. Bir çocuk suça sürüklendikten sonra onu cezalandırmaya odaklanan değil onu suça sürükleyenleri ve suç örgütlerini hedef alan bir devlet anlayışı istiyoruz.
Değerli milletvekilleri, çocuk koruma sistemi karakolda başlamaz, adliyede başlamaz, hastanede başlamaz; çocuk koruma sistemi okulda başlar, ailede başlar, mahallede başlar, sosyal hizmette başlar. Bir çocuğun davranışı değiştiğinde rehber öğretmen fark etmelidir. Bir aile ekonomik olarak çöktüğünde sosyal devlet yanında olmalıdır. Bir çocuk okuldan kopma noktasına geldiğinde sistem harekete geçmelidir. Bir çocuk uyuşturucu çevresine girdiğinde sistem o çocuğu oradan çekip almalıdır çünkü çocukları suçtan korumanın en doğru yolu onları suçla tanıştırmamaktır.
Değerli milletvekilleri, kanunda yirmi dört saatlik süreler belirleyebiliriz, raporlar düzenleyebiliriz, hâkim kararları alabiliriz ama yeterli çocuk psikiyatristimiz yoksa, sosyal hizmet uzmanımız yoksa, rehber öğretmenimiz yoksa, bağımlılıkla mücadele merkezimiz yoksa bütün bunlar kâğıt üzerinde kalır. Kanuna süre yazmak kolaydır, önemli olan, çocuğa zamanında ulaşacak sistemi kurmaktır. Bir başka önemli konu da kolluk desteğidir. Elbette güvenlik riski varsa gerekli tedbir alınmalıdır ama unutmayalım, karşımızdaki kişi önce çocuktur. Devletin çocuğa gösterdiği ilk yüz mümkün olduğunca polisin değil doktorun, psikoloğun, sosyal hizmet uzmanının yüzü olmalıdır. Çocuğu korkutarak iyileştiremezsiniz, damgalayarak koruyamazsınız, suçlu gibi görerek topluma kazandıramazsınız. Çocuk suçlu değil çocuk korunması gereken bir bireydir. Biz çocuk düştükten sonra elini tutan değil düşmeden önce elini tutan bir devlet anlayışı istiyoruz.
Değerli milletvekilleri, çocuklar sadece geleceğimiz değildir, onlar bize emanet edilen bugünümüzdür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TALAT DİNÇER (Devamla) - Hiçbir anne çocuğunun ilacı için yalvarmamalı, hiçbir anne çocuğun can güvenliği için feryat etmemelidir. Çocuklar geleceğimiz, çocukları korumalıyız diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (Yeni Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)