GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:124
Tarih:09.08.2026

MİLLİ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI HULUSİ AKAR (Kayseri) - Arkadaşlar, burada söylemek istediğim şey şu: Burada, şimdi, onlarca dernek, onlarca vakıf, onlarca sendika var. Bunlar arasında en bilinen, en çok üyesi olan kimler varsa onları davet ettik; o manada ki Güvenpark'ta olanlar dâhil, bunun içinde. Dolayısıyla asla öyle bir şey söz konusu değil. Yani bizim burada muhatap olduğumuz dernekler, söz konusu olan dernekler kimlerse onlar davet edildi ve dolayısıyla onları biz teferruatlı bir şekilde dinledik -sayılara falan girmeyeceğim şimdi, kaç kere konuştuk, kaç kere şey yaptık- en son, 29 Temmuz dâhil, konuştuk ve bunları da yayımladık. Oradaki gazi derneklerinin temsilcileri, oradaki şehit ailesi dernekleri temsilcileri açık ve net bir şekilde teşekkür ettiler; oradaki, Kızılay'da duran arkadaşlar dâhil.

ERHAN USTA (Samsun) - Niye eylem yapıyorlar o zaman Sayın Bakan?

BAŞKAN - Lütfen dinleyelim.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI HULUSİ AKAR (Kayseri) - Ya, bir dakika arkadaşlar, şu insicamı bozmayalım, bir anlatalım şunu.

BAŞKAN - Lütfen dinleyelim.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI HULUSİ AKAR (Kayseri) - Bir dakika, sorunuzu sordunuz bitti, bir dakika, anlatalım.

Dolayısıyla bizim herhangi bir şekilde dinlemek konusunda, öğrenmek konusunda aşırı bir şey yok. Elli sene üniformayla, beş sene sivil olarak ben onlarla sizden çok daha fazla, gece gündüz beraber oldum; ölenleri, kalanları, şehitleri, gazileri, onlarla beraberdik. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar) Tabii ki onların ihtiyaçlarını karşılamak bizim hem resmî hem insani hem mesleki boynumuzun borcu, bunda hiçbir şüphe yok, bunun için gayret gösteriyoruz ve bunu da iyi niyetli, samimi olan buradaki bizim şehit ailelerimiz ve gazilerimiz çok iyi biliyorlar. Onlarla beraber her zaman hemhâl oluyoruz, olduk. Bizim niyetimizden şüphe etmeyin.

ERHAN USTA (Samsun) - O zaman Güvenpark'takiler iyi niyetli değil.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI HULUSİ AKAR (Kayseri) - Ya, sen arkadaş, burada polemik mi yapmak istiyorsun ya?

BAŞKAN - "Onlar da dâhil" dedi zaten ya.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI HULUSİ AKAR (Kayseri) - Onlar da aynı niyet ya.

HÜSMEN KIRKPINAR (İzmir) - Sizin ifadenizden o anlaşılıyor.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI HULUSİ AKAR (Kayseri) - Sorunuzu sordunuz, öyle anlamayın.

HÜSMEN KIRKPINAR (İzmir) - Sizin ifadeniz.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI HULUSİ AKAR (Kayseri) - Yani ben samimi olarak... Annelerle, babalarla karşılaşıyoruz, konuşuyoruz; karşılaştığımız insanlar var. Bizim şimdi bütün şehit aileleriyle, bütün gazilerle oturup konuşmamız mümkün değil.

HÜSMEN KIRKPINAR (İzmir) - Değil, tamam.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI HULUSİ AKAR (Kayseri) - Konuşabildiklerimizden bahsediyorum. Onların hepsiyle samimi, iyi niyetli kucaklaşıyoruz ve onların derdini, sıkıntılarını gerçekten kendi derdimiz kabul ediyoruz, bunun için çalışıyoruz. Fakat burada, maalesef, bazıları şahsi ve siyasi amaçları doğrultusunda PR yapmak için, siyasi emel ve amaçlarına ulaşmak için istismar ediyorlar, o gençleri istismar ediyorlar. Burada...

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Şehit ve gaziyi böyle tanımlamak çok ayıp!

ZAFER SIRAKAYA (İstanbul) - "Bazıları" diye ifade ettiği hâlde şehit, gazileri... Böyle bir ifade de çok ayıp!

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI HULUSİ AKAR (Kayseri) - Ediyorlar, ediyorlar... Çok ayıp, çok ayıp!

GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - Çok ayıp, çok ayıp! Sizi dinliyorlar.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI HULUSİ AKAR (Kayseri) - Yani burada şimdi geldik başka bir konuya.

Arkadaşlar, biz Millî Savunma Komisyonu olarak içinde muhalefet milletvekillerinin de olduğu bir heyetle Amerika'ya gittik. Amerika'da Temsilciler Meclisinde oradaki Komite Başkanıyla da konuştuk. İstihbarat Başkanı, Silahlı Hizmetler Başkanı, Dış Hizmetler, Dış İlişkiler Başkanı; 5 komite başkanıyla konuştuk. Bunlardan biri de ayaklarını kaybetmiş bir kişi. Yahu, arkadaş, bunun gazi ziyaretiyle ne alakası var? Temsilciler Meclisine gidiyorsunuz ve en önemli konular, "Bizim konularımızdaki en etkili kişi." dediler başımızdaki büyükelçimiz ve ziyaret ettik ve o olayı çevirip de efendim, "Gazileri ziyaret etmiyorsunuz, gazileri ziyarete gidiyoruz." demek... Gerçekten o kelimeyi kullanmak istemiyorum, siz doldurun orayı; nokta nokta... Çok ayıp, çok ayıp! (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Arkadaşlar, bu şekliyle, efendim, yaptığımız çalışmalar çerçevesinde geldiğimiz noktada, biz gerçekten Komisyon olarak, muhalefet milletvekillerimiz dâhil ve onlarla beraber, çok samimi bir şekilde, bu şehit ailelerimizin ve gazilerimizin hayatlarını güçlendirmek, rahatlatmak için gerçekten samimi çalışmalar yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Buradaki dernek isimlerini falan saymak istemiyorum. Burada, bakın arkadaşlar, biraz önce şeye bile gösterdim, şuradaki derneklerle biz devamlı toplantı yaptık yani burada bizim bir ayrım yaptığımız falan yok. Buradaki şartların akışı içinde kimler müsaitse, kimler geldiyse görüştük, konuştuk ve saatlerce konuştuk. Saatlerce konuştuk ve dinledik ve bunların konuşmalarının hatta hepsinin de notunu aldık. Aynı zamanda, muhalefet milletvekillerimizin görüşleri, önerileri, onları da aldık. Bunun dışında, AK PARTİ teşkilatı olarak, bütün yurt sathında yüzlerce, binlerce şehit ailesi ve gazilerle arkadaşlarımız konuştular, bunları da Genel Merkez raporladı, onları da bu çalışmada gündeme aldık ve bizim buradaki yaptığımız çalışmalar sırasında, aynı zamanda şehit ailesi ve gazi dernekleriyle, dernek ve gazilerle, buradaki Hükûmetin, devletin, kurumların ve kuruluşların mensuplarıyla karşılaştırdık; onların bir arada olmasını ve bir şekilde birbirlerini daha iyi anlamalarını sağladık, buna gayret gösterdik. Bu süreçte gerçekten yapılabilecek ne varsa bütün notları aldık ve bu gayret içinde çalıştık, çalışmayı da sürdürüyoruz. Burada biz her zaman şunu söyledik, bizler söyledik: Çalışmaların şehit aile ve gazilerin sadece özlük hakları meselesi olmadığını, maaş meselesi olmadığını, bir bütün hâlinde ele alıp şehit ailelerimize ve gazilerimize olan saygı ve şükranlarımızın bir göstergesi olarak gerekli önerilerin yapılmasını hedefledik, bunun için çalışıyoruz ve bu, şimdi gelen, biraz önce sunduğumuz ve uyarınca bugünkü sunulan kanunun dışında tabii ki çalışmalar bitmeyecek, bitmeyecek; çalışmalar hâlâ devam etti, devam edecek, önümüzdeki dönemde de elimizden gelen ne varsa bunları yapmak için gayret gösterdik, göstereceğiz. Bu aşamada acil ihtiyaçları neyse, en önemli ihtiyaçları neyse olabildiğince bunların tedavisi, bunların giderilmesi için gayret gösterdik; yaptığımız çalışma bu, size gelen kanun bu.

Burada, işte, biraz önce bahsettiğim gibi, herhangi bir şekilde bilgisi olmadan, katkısı olmadan, herhangi bir şekilde buradaki konuya -efendim- bir destek sağlamadan bazılarının yaptıkları gerçekten acı, öyle diyeyim kibarca. Biz şunu istiyoruz: Bilgi almanızı istiyoruz; gelin konuşalım, görüşelim, bilgilerimizi verelim size.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI HULUSİ AKAR (Kayseri) - Bilgi olsun diyoruz, akıl diyoruz, bilgi diyoruz, tecrübe diyoruz, iyi niyet diyoruz, vicdan diyoruz, insaf diyoruz yani buradaki yapılan çalışmalara. Gerçekten çok çalıştık yani buradaki arkadaşlarımızla beraber gerçekten çok çalıştık; gerçekten iyi niyetli bir şekilde, sabırla, sonuna kadar hepsini dinledik ve olabildiğince çözüm getirmek için gayret gösterdik. Ben arkadaşlarımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifadesiyle arkadaşlar, daima şehit ailelerinin yanında olduk, gazilerimizin yanında olduk, olmaya devam edeceğiz. İmkânlar, şartlar her neyse, devlet imkanları neyse, durum ve şartlar neyse o manada en azami ölçüde şehit ailelerini ve gazileri desteklemek için de yapmamız gereken ne varsa bunları bugüne kadar yaptık, bundan sonra da hep beraber yapmaya devam edeceğiz. Bu konuda bizim hiçbir sınırımız yok, ne yapmamız gerekiyorsa gelin yapalım fakat olayları saptırmayalım.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - "İmkân verin." diyor, "Eşitleyin." diyor. Verin o zaman.

MİLLÎ SAVUNMA KOMİSYONU BAŞKANI HULUSİ AKAR (Kayseri) - Gidip de Amerika'daki bir komite başkanına yapılan bir ziyareti gazi ziyareti gibi takdim edip olayları saptırmak gerçekten yakışmıyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)