GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:125
Tarih:10.08.2026

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

İlk soruyu Sayın Necmettin Çalışkan sordu, özellikle toplumsal bütünleşmeden bir kesimin yararlandığını iddia etti. Şimdi, tabii, teklifin kapsamının burada PKK ve KCK terör örgütüyle sınırlandırılmasının temel sebebi -biliyorsunuz- düzenlemenin belirli ve somut bir tasfiye sürecine yönelik olmasıdır. Bu düzenleme bütün terör örgütleri bakımından uygulanacak genel ve sürekli bir ceza veya infaz rejimi öngörmemektedir. Onun için zaten "müstakil ve geçici bir yasa" dedik. Burada teklifin uygulanabilmesi için PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı bütün oluşumların fiilî varlığına tamamen son vermesi, kontrolü altındaki her türlü silah ve mühimmatı teslim etmesi, bu durumun güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve söz konusu tespitin Millî Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, kapsam tercihi, örgütün tasfiyesine ilişkin somut ve doğrulanabilir şartlara dayanmaktadır. Şimdi, Anayasa'da düzenlenen eşitlik ilkesi, farklı hukuki ve fiilî durumda bulunan kişilere her durumda aynı hükümlerin uygulanmasını gerektirmemektedir Anayasa Mahkemesi de aslında buna ilişkin bir kararında hukuki durumlar arasında yapılan farklılaşmanın nesnel ve makul bir temele dayanması ve ölçülü olması gerektiğini belirtmiştir. Suçların niteliği, ağırlığı, tehlikeliliği ve toplumsal etkileri farklı hukuki düzenlemeler yapılmasını haklı kılabilir. PKK/KCK mensupları ile diğer terör örgütlerinin mensupları aynı hukuki ve fiilî durumda değildir çünkü diğer terör örgütleri bakımından aynı şartlara bağlı, somut ve doğrulanabilir bir tasfiye süreci bulunmamaktadır. Bu nedenle, kapsamın PKK/KCK'yla sınırlandırılması nesnel ve makul bir sebebe dayanmakta, diğer terör örgütlerinin düzenlemeye dâhil edilmemesi tek başına burada eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmamaktadır.

Yine, burada hem Uşak Milletvekilimiz Sayın Güneş'ten hem de Sayın Türkeş Taş'tan teklifin hazırlanmasındaki temel amaç ve buradaki hedeflere ilişkin sorular geldi. Tabii, burada, biliyorsunuz, kırk yılı aşkın süredir terörle kararlı bir mücadele var. Bugün terörün ülkemiz üzerindeki etkisinin kalıcı biçimde ortadan kaldırılmasını konuşabiliyorsak bunu devletimizin hukuk içinde yürüttüğü kararlı mücadeleye ve milletimizin sarsılmaz iradesine borçluyuz. Milletimizin birlik ve kardeşliği yalnızca bugünün şartlarında ortaya çıkmış bir anlayış da değildir. Bin yılı aşan ortak tarihimiz boyunca bu toprakların farklı kökenlerden gelen evlatları aynı kaderi paylaşmış, aynı vatanı savunmuş ve karşılaştıkları zorlukları birlikte aşmıştır. Çanakkale bunun en güçlü sembollerinden biridir. Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Laz'ıyla, Çerkez'iyle Anadolu'nun ve gönül coğrafyamızın farklı bölgelerinden gelen kardeş milletlerin evlatları aynı bayrak, aynı vatan ve aynı istiklal ülküsü etrafında omuz omuza mücadele etmişlerdir. Cumhuriyetimiz de bu ortak iradenin, dayanışmanın ve birlikte yaşama kararlılığının en büyük eseridir. Dolayısıyla, burada teklifin amacı geçmişte yaşanan acıları unutturmak veya terörle mücadelede ortaya konulan haklılığı tartışmaya açmak asla değildir; burada amaç elde edilen kazanımları kalıcı hâle getirmek, benzer acıların bir daha yaşanmamasını sağlamak ve terörün yeniden hayat bulamayacağı güçlü bir hukuk, güvenlik ve toplumsal güven zemini oluşturmaktır. Burada şunu da ifade etmek istiyorum: Aziz şehitlerimizin hatırasına ve kahraman gazilerimizin fedakârlığına sahip çıkmanın en anlamlı yollarından biri de gelecek nesillerin terörün gölgesinden tamamen arındırılmış bir Türkiye'de yaşamasını sağlamaktır.

Diğer bir soru, yine, hem Sayın Güneş tarafından hem de Sayın Kılıç tarafından soruldu: "Bu düzenleme hangi suçlara uygulanacaktır, hangi esaslara göre belirlenmiştir?" Burada, biliyorsunuz, teklifin kapsamı PKK/KCK terör örgütünün tamamen tasfiye edilmesi amacı doğrultusunda belirlenmiştir. Düzenleme yalnızca PKK/KCK terör örgütü ve bununla bağlantılı her türlü oluşum hakkında uygulanacaktır. Burada, yine, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olmak, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, örgütün propagandasını yapma suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve örgüt lehine işlenen terörizmin finansmanı suçlarını kapsayacaktır; kanun teklifinin 1'inci maddesinde amaç ve kapsam dışında bu açıkça belirtilmiştir. Buna karşılık, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçları kapsam dışında bırakılmıştır. Ayrıca, 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile bu tarihten önce işlenen suçlar nedeniyle verilmiş müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları da erteleme hükümlerinden yararlanamayacaktır. Örgüt mensuplarının örgütsel faaliyetle bağlantısı bulunmayan şahsi suçları diğer örgütleriyle bağlantılı suçlar ve örgütsel faaliyet kapsamında işlenmeyen suçlar da teklifin kapsamında değildir. Burada düzenlemede uygulanması yalnızca kanunun yürürlüğe girmesine de bağlı değildir biliyorsunuz, öncelikle PKK/KCK terör örgütünün ve onunla bağlantılı her türlü oluşumun fiilî varlığına son verilmesi, kontrol altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor ve bu tespitin de MGK tarafından teyit edilmesi ve Kurul kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasını zorunlu kılıyor. Şimdi bu şartlar gerçekleşmediği takdirde, soruşturma, kovuşturma ve mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi dâhil olmak üzere kanunda öngörülen işlemler uygulanamayacaktır ki teklif aslında belirli ve doğrulanabilir şartlara bağlanan yalnızca PKK/KCK terör örgütünün tamamen tasfiyesine özgü, geçici ve sınırlı bir hukuki çerçeve oluşturmaktadır.

Yine, Sayın Selcan Taşcı ve Sayın Selçuk Türkoğlu tarafından afla ilgili sorular soruldu. Biliyorsunuz, genel af, kamu davasını ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünü bütün cezai sonuçlarıyla ortadan kaldırır. Özel af ise kesinleşmiş cezanın infazından tamamen veya kısmen vazgeçilmesi ya da cezanın daha hafif bir cezaya çevrilmesi sonucunu doğurur. Bu teklifte ise suçun hukuki niteliği veya mahkûmiyet hükmünün varlığı kendiliğinden ortadan kaldırılmamaktadır. Hükmedilen cezada doğrudan ve kesin bir indirim yapılmamakta, cezanın türü değiştirilmemekte ve mahkûmiyete bağlı hak yoksunlukları kendiliğinden sona ermemektedir. Dolayısıyla düzenleme herkes hakkında resen uygulanmayacaktır. Kanundan yararlanmak isteyen kişinin altı ay içinde yazılı başvuruda bulunması gerekmektedir. Bu başvurunun ardından soruşturma, kovuşturma veya cezanın infazı, suçun ve cezanın ağırlığına göre beş ya da on yıl süreyle ertelenecektir. Erteleme süresince zaman aşımı işlemeyecek, dosya ve deliller korunacak ve müsadere hükümleri uygulanmaya devam edecektir.

Ayrıca şunu da belirtmem gerekiyor: Erteleme süresi içinde yeni bir terör suçu işlenmesi hâlinde erteleme kararı kaldırılacak, soruşturma, kovuşturma veya cezanın infazına kaldığı yerden devam edilecektir dolayısıyla sağlanan imkân kesin ve geri alınamaz nitelikte değildir. Erteleme süresinin şartlara uygun geçirilmesi üzerine doğacak sonuçlar ise başlangıçta sağlanan doğrudan bir ceza indirimi değil, kanunda öngörülen koşullu erteleme döneminin bir sonucudur.

Bu yönleriyle teklif, genel veya özel af niteliğinde olmayıp örgütün tasfiyesine bağlı geçici, sınırlı, koşullu ve kendine özgü bir erteleme rejimi oluşturmaktadır.