GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:125
Tarih:10.08.2026

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Şimdi, ilk soru Sayın Uçar'dan gelmişti. Şunu söylemem lazım: Tabii, bu yasa aslında sürecin ilk yasasıdır, zaman içinde ihtiyaçlara göre farklı düzenlemelerin yapılması değerlendirilebilecektir. Bunu ileriki aşamalarda yüce Meclisimiz değerlendirecektir diye düşünüyorum.

2'nci soruyu Sayın Aslan sormuştu: "Erteleme kararlarını ilişkin neden özel bir sisteme kaydedilmesi öngörülmüş? Biliyorsunuz, teklifin 5'inci maddesiyle soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesine ilişkin kararların yalnızca bu kararlara mahsus özel bir sisteme kaydedilmesi öngörülmektedir. Bu kayıtların amacı, erteleme süresi içinde yeni bir terör suçu işlenip işlenmediğinin takip edilmesi ve buna göre erteleme kararının hukuki durumunun belirlenmesidir. Burada, tabii, kayıtlar herkesin erişimine açık olmayacak, bunları ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından talep edilmesi hâlinde erişilebilecektir. Ayrıca, kayıtlarda yer alan bilgiler yalnızca erteleme süresi içinde yeni bir terör suçu işlenip işlenmediğinin belirlenmesi amacıyla kullanılabilecektir.

Burada Sayın Gökalp tarihsel adım olduğunu söyledi. Buna ben de tabii ki katılıyorum.

Sayın Yavuz'un yine ertelemeyle ilgili bir sorusu var. Burada da "Erteleme süresi içinde yeni bir terör suçu işlenirse ne olacaktır?" sorusunun cevabı; burada biliyorsunuz, erteleme kararının kaldırılması herhangi bir suçun değil, yalnızca terör suçlarından birinin erteleme süresi içinde işlenmesi şartına bağlanmıştır. Ancak kişi hakkında ihbar veya şikâyette bulunulması, soruşturma başlatılması ya da kamu davası açılması, erteleme kararının kendiliğinden kaldırılması için yeterli değil. Burada tabii her ne kadar madde metninde ayrıca kesinleşmiş mahkûmiyet ibaresine yer verilmemiş olsa da bir terör suçunun işlendiğinin kabul edilebilmesi, masumiyet karinesi gereğince bu hususun kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmüyle belirlenmesine bağlıdır. Bu da aslında yine Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231'inci maddesinin (11) 'inci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından da denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi ölçütü kullanılıyor, biliyorsunuz. Ancak hükmün açıklanabilmesi için yeni suça ilişkin mahkûmiyet kararının kesinleşmesi aranmaktadır. Burada benzer bir düzenleme İnfaz Kanunu'nun 107'nci maddesinin (12) 'nci fıkrasında da bulunuyor. Şimdi, burada, tabii, belirleyici olan terör suçunun erteleme süresi içinde işlenmiş olması yani yeni suça ilişkin mahkûmiyet hükmünün erteleme süresi sona erdikten sonra kesinleşmesi mümkündür. Suç tarihi erteleme süresi içinde kaldığı takdirde hükmün daha sonra kesinleşmesi erteleme kararının kaldırılmasına engel olmayacaktır.

Yine, Sayın Akalın'ın kanun kapsamına PYD/YPG'nin girip girmediği noktasında bir sorusu var. Dikkat ederseniz, kanunun amaç ve kapsam kısmında özellikle PKK/KCK terör örgütüyle bağlantılı tüm oluşumlar denildiği için PYD/YPG terör örgütünün de bu kapsam içerisinde olduğu açıktır, bu konuyu da yine güvenlik birimlerimiz belirleyecektir.

Sayın Özer'in sorusu da yine erteleme süresinin yeni bir terör suçu işlenmeden tamamlanması hâlinde cezanın infazıyla ilgili, burada, biliyorsunuz, teklif uyarınca cezanın infazı ertelenen hükümlünün belirlenen beş yıllık veya on yıllık süre içinde yeni bir terör suçu işlememesi hâlinde cezası infaz edilmiş sayılacaktır. Bu sonuç, hükümlünün kanununda öngörülen koşullu erteleme süresini terör suçu işlemeden tamamlamasına bağlamıştır. Dolayısıyla, cezanın infaz edilmiş sayılması mahkûmiyet hükmünün ortadan kaldırılması veya kişinin hiç suç işlememiş kabul edilmesi anlamına gelmemektedir. Mahkeme tarafından verilen mahkûmiyet hükmü ve fiilin suç niteliği hukuken varlığını korumaya devam edecek burada, yalnızca hükmedilen cezanın infazı bakımından kanununda belirtilen sonucu doğuracaktır.

Sayın Bayar Özsoy'un sorusu teklifin hukuki niteliğiyle ilgili, yine genel veya özel afla ilgili; bunu, afla ilgili soruyu genel görüşme sorularında cevaplamıştım.

Sayın Mehmet Demir'in sorusu, soruşturmalar veya kovuşturmalar bakımından beş yıl, on yıl şeklinde iki farklı erteleme süresi öngörülmesinin gerekçesi... Burada, biliyorsunuz, teklifte erteleme süreleri belirlenirken suçların ağırlığı ve kanunda öngörülen cezanın üst sınırı esas alınmıştır. Henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmayan soruşturma ve kovuşturma dosyalarında suçun ağırlığını gösteren en nesnel ölçüt suç için kanunda belirlenen cezanın üst sınırıdır. Bu doğrultuda, üst sınır on beş yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlardan yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl, üst sınırı on beş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan yürütülenler ise on yıl süreyle ertelenecektir. Böylece, daha ağır suçlar bakımından daha uzun bir koşullu erteleme süresi uygulanacaktır.