GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: ÖNERİLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:12
Tarih:03.11.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA CELAL FIRAT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Kamuoyunu bir buçuk aydır meşgul eden ama çok bellidir ki kirlenmiş siyasetin üstünü örtmek için komisyon kurulmasın diye özel bir çaba gösteriliyor. Bu ülkede küçük yatırımcıların resmen paralarının çalındığı, iktidar yandaşları tarafından vurgun yapıldığı bu kadar ayan beyan ortadayken hâlen daha hiçbir şey olmamış gibi havaya bakıp ıslık çalan insanlar var maalesef. Tarihî bir skandalla karşı karşıyayız. Bugün, burada yalnızca borsada yaşanan bir krizi konuşmuyoruz; bugün, yurttaşın alın teriyle yıllarca dişinden tırnağından artırarak oluşturduğu birikimlerin nasıl birilerine peşkeş çekildiğini, bu süreçte devletin denetim mekanizmalarının neden işletilmediğini sorguluyoruz. Bir laf vardır "Hırsız içeriden olursa kapı kilit tutmaz." diye, tam da bu noktadayız.

Değerli milletvekilleri, yüksek enflasyon altında ezilen emekli, işçi, memur üç kuruş birikimini koruyabilmek için yatırım fonlarına, borsaya yöneliyor. Peki, karşısında ne oluyor? 131 fonun tasfiyesi, 100 binlerce mağdur ve cevapsız sorular kalıyor. Asıl sorumuz şudur: Küçük yatırımcı parasını kaybederken kimler krizde parasını çekebildi? Hangi şikayetler, hangi fonlar, hangi hesaplar üzerinden haksız kazançlar sağlanıldı? Vatandaş elindeki hisselere alıcı bulamazken önceden haberdar edilerek kimlerin çıkışına imkân tanındı? 14-15-16 Eylülde alış teminatları gerçekleşmesine rağmen satış talimatları neden gerçekleştirilmedi? Daha da önemlisi, SPK, BDDK, Borsa İstanbul, Takasbank gibi kurumlar bu gelişmelerden habersiz miydi? Riskler önceden görülmüşse neden müdahale edilmedi? Devletin denetim yetkisi neden zamanında yapılmadı? Kamuoyuna yansıyan iddialara göre bakanların, üst düzey bürokratların, milletvekillerinin yakınlarının bu ilişkilerdeki rolleri tartışılıyor, konuşuluyor; kamu kurumlarının yöneticileri ile şirket yöneticileri arasında görüşmeler, kredi vaatleri, para transferleri, iddiaların sonu gelmiyor. Bu iddialar doğruysa bunun adı yalnızca ekonomik suç değil kamu gücünün kötüye kullanılmasıdır. Soruşturma kapsamında 37 kişinin 18 milyar iade ettiği söyleniyor. Paraların iade edildiğinden emin değiliz ama bu paralar iade edilmişse ortada bir suç yok mu diyeceğiz? O zaman hırsızlıktan cezaevinde bulunanlar tövbe etsinler, hepsini salın gitsin; bunu mu diyeceğiz? Soruyoruz: Bu parayı kimler iade etti? Hangi kazanç karşılığında iade ettiler? Asıl mağdur olan yurttaşın kaybı ne olacak? Zararın faturası yine halka mı kesilecek?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

CELAL FIRAT (Devamla) - Değerli milletvekilleri, bir lokmanın bile hakkı gözetilirken yüz binlerce insanın birikiminin akıbetini karanlıkta bırakmayı nasıl içimize sindireceğiz? Buradan iktidara soruyoruz: Devletin kurumları yurttaşın hakkını mı korudu yoksa güçlü olanların çıkarlarına mı hizmet etti? Biz bu araştırma komisyonunun mutlaka kurulmasından yanayız. Kimler bu vurguna karışmışsa hesap versin, gerçekler bütün açıklığıyla ortaya çıksın istiyoruz. Unutulmasın ki devletin görevi güçlülerin parasını kurtarmak değildir, yurttaşın hakkını korumaktır.

Önergeyi desteklediğimizi bir kez daha ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)