| Konu: | 26'ncı Yasama Döneminin hayırlı olmasını ve Meclis Başkanına görevinde başarılar dilediklerine ve 24 Kasım Öğretmenler Günü ile 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'ne ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 4 |
| Tarih: | 25.11.2015 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bir kez daha şahsınızı yeni seçildiğiniz görevinizden dolayı kutluyoruz Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına.
Birazdan, Danışma Kurulunda uzlaşıya varamadığımız için iktidar partisi grubunun grup önerisi üzerinde onar dakika konuşacağız. Çünkü yeni yasama dönemiyle ilgili, özellikle sizin yönetiminizle ilgili, çoğunluk partisinin Meclisi işletmesindeki yükümlülükleriyle ilgili fikirlerimizi paylaşacağız.
Ancak iki önemli günden bahsetmek durumundayız. Dün 24 Kasım Öğretmenler Günü'ydü. Bugün de 25 Kasım, kadına karşı şiddetin önlenmesi konusunda duyarlılığın en üst düzeyde olması gereken bir gün. 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde önce Başöğretmen Atatürk'ü Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak burada saygıyla ve minnetle anıyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)
24 Kasım Öğretmenler Günü'nde, Türkiye'nin en büyük sorunlarından bir tanesi olan, atanamayan, daha doğrusu ataması yapılmamış öğretmenler sorununa bir kez daha dikkat çekmek istiyoruz. Geçmiş yıllarda herkesin hayallerini süsleyen bir mesleğin mensuplarının şu anda KPSS engeliyle karşı karşıya olduğunu, atanamadıklarını, sadece yüzde 17'sinin ilgili sınavlarda başarılı sayıldığını, intihara kadar uzanan bir süreci yaşayan yoksul öğretmenlerin bir yandan da iktidar partisi eliyle tek tipleştirici bir eğitimin dayatılması noktasında da zorlandıklarını görüyoruz.
Kadına karşı şiddetin önlenmesinde ise, bugün programı okunacak olan Adalet ve Kalkınma Partisinin yeni Hükûmetinin programını bu gözle de dikkatle okuyacağız ve takip edeceğiz. Çünkü on üç yılda Türkiye'nin kadına karşı şiddette, kadın ölümlerinde, kadın cinayetlerinde geldiği noktanın istatistik bilimi açısından önümüze koyduğu nokta bazı politikaların, bazı yanlış giden işlerin kadın cinayetlerini arttırdığı, neredeyse azmettirdiği yönündedir. Bu konudaki hassasiyetin sadece ayrı ayrı grupların hassasiyetlerinden öte Meclisin siyasetüstü ele alması gereken bir hassasiyet olduğunu ancak kadın cinayetlerinin de eninde sonunda politik cinayetler olduğunu ve siyasi kökleri olduğunu da dikkatinize sunmak isterim.
Verdiğiniz fırsat için teşekkür ediyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)