| Konu: | Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ahmet Aydın'ın HDP grup önerisini gündeme almasının İç Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 32 |
| Tarih: | 26.01.2016 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, şu anda bulunduğunuz konumda, pozisyonda olmayı gerçekten istemezdik. Meclis Başkanımız kuyuya bir taş attı deyim yerindeyse, bunu 40 tane grup başkan vekili, 40 tane Meclis başkan vekili gelse bu noktadan sonra bunu düzeltmek mümkün değil. Açmış olduğunuz usul tartışması ve lehinizde iktidar partisi grubu adına konuşan Sayın Kubat'ın ifadelerinin tamamı da Sayın Meclis Başkanı tekzip ve hatasını teşhis ve teşhir noktasındadır. Çünkü, Sayın Meclis Başkanı daha önce defalarca Anayasa'ya ya da İç Tüzük'e aykırılıklar gerekçesiyle verilmiş olan pek çok önergemizi iade etmişken bugün Halkların Demokratik Partisinin önergesini iade etmiyorsa bu noktada, bundan sonra yapması gereken -oturuma ara verilmesi- sizin yerinize oturumu yönetmek üzere kendisinin gelmesi, kararının arkasında durmasıdır.
Şimdi, siz, Sayın Başkanın hata yaptığını düşünerek, bir doktor reçetesinde düzeltme yapıp doktorun altına paraf atması suretiyle hasta mağduriyetinin önüne geçilmesi gibi bir uygulamayı Halkların Demokratik Partisinin önergesi üzerinde yapıyorsunuz. Önerge, içerik olarak esasa yönelik olarak burada konuşulur, tartışılır.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak her zaman şunu söyledik -biraz önce sizden aynı ifadeleri duymak hem sevindirici hem şaşırtıcı- biz, kimsenin suçu ispatlanana kadar suçlu muamelesi görmemesini, bu kürsülerden de bu ifadeleri kullananların son derece dikkatli olmaları gerektiğini savunuruz. Ancak, geçen dönem grup başkan vekilliği görevini üstlendiğiniz grubunuzun gerek siz gerekse çok sayıda temsilcisi, Ergenekon davası sürerken o davada yargılanan kişilere buradan açıkça "terörist" dediniz, Balyoz davasında yargılanan kişilerin tamamını "darbeci" olarak itham ettiniz. Askerî casusluk davasında kişilerin mesleki onurlarına casus, kişisel onurlarına fuhuş lekesi sürüldü. Bunların her birisi, burada bizim tarafımızdan masumiyet karinesi bağlamında ifade edildi. Hem grubunuzdan tepkiler oldu hem de peşi sıra sataşmadan söz alarak bu konuda darbeciye "darbe" denileceğini, orada ortada kesin bir vaka olduğunu falan ifade ettiniz.
Şimdi geldiğimiz noktada, sizin o günkü durumlarla ilgili "Kandırıldık." diyor olmanız, o gün hukuka uygun davranmamanızı ve bugün de buradaki savunmanızın içindeki kavramsal çelişkiyi maalesef ortadan kaldırmaz. Ayrıca, aynı tutumu sürdürüyor, akademisyenlere, muhalefet partisi milletvekillerine -başta Cumhurbaşkanı, Başbakan ağzıyla- vatan hainliği yaftasını vurmaktan da çekinmiyorsunuz. Tutumunuzun tamamen aleyhindeyiz.
Saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)